Tapu kaydının hatalı tutulması sonucu kadastro çalışmalarıyla azalan taşınmaz yüzölçümü nedeniyle uğranılan zararın, TMK 1007 uyarınca Hazineden tazmini davası.
Özet: Bir taşınmaz maliki, kadastro çalışmaları neticesinde parselinin yüzölçümünün hatalı şekilde küçültülmesi sebebiyle Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederken, hazinenin itirazı üzerine bölge adliye mahkemesi, yüzölçümü kaybının hesap hatası ve teknolojik ölçüm yetersizliğinden kaynaklandığını, sınırların değişmediğini ve zararın başka türlü giderilemeyeceğini tespit ederek istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, hazine ise bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2065 Esas, 2025/1186 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/136 Esas, 2024/68 KararTaraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 401 parsel sayılı 23.750-m² miktarlı tarla vasfındaki taşınmazı 30.03.2007 tarihinde satın aldığını, ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları neticesinde dava konusu parselin 4 29... parsel olarak ve 9.238,14 m² yüz ölçümü ile tescil edildiği yüzölçümünün kadastro işlemi dolayısıyla düştüğünden bahisle nedeniyle uğranılan zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya karşı husumet itirazlarının olduğunu, tapu sicilinin tutulmasında bir yanlışlık veya noksanlık bulunmadığını, davacının yapılan sayısallaştırma işlemine gerekli itirazları gerçekleştirmediğini, bu nedenle davacının iddia ettiği hususların tapu sicilinin tutulmasında kusursuz sorumluluk ölçütlerinde değerlendirilemeyeceğini, genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tespit ve tescile tabi tutulan çekişmeli taşınmazın, sonradan 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan uygulama ile yüzölçümü azalmış ise de komşu parsellere bir kayma olup olmadığı, varsa bu işlem yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek tapu iptali istenebileceği, davacı bu şekilde zararını karşılayabilecekse Hazinenin zararından sorumlu olmayacağı, bilirkişilerce rapor düzenlenerek taşınmazın çapında bir değişiklik olduğunun ve komşu parsellere kayma olduğunun belirlenmesi halinde davacının açacağı tapu iptal davası ile zararına karşılayabileceğini, zarardan Hazinenin sorumlu olması için gerekli şartlardan birinin illiyet bağı unsuru çerçevesinde somut olayın koşulları bağlamında bu hususun zarar gördüğünü iddia eden bakımından kusur teşkil ettiğini, sorumluluğun azalması veya ortadan kalkmasına da neden olacağını, davanın reddine karar verilmesi belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro çalışmaları sonrası taşınmazın yüzölçümünün küçülmesi sebebiyle davacının zararının oluştuğu, taşınmazın yüzölçümündeki küçülmenin tesis kadastro sırasındaki komşu parsele ait yüzölçüm miktarının sehven dava konusu parsele yazılması sonucu hesap hatasından ve teknolojik olarak ölçüm yetersizliğinden kaynaklandığı, çapta herhangi bir değişiklik olmadığı, eski kadastro paftasındaki sınırlar ile uygulama kadastro sonucu oluşan sınırların birebir örtüştüğü, sınırlar arasında herhangi bir değişiklik olmadığı, yapılan çalışmanın usul ve kanuna uygun olduğu, davacının zararının başka türlü giderilme imkanının bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının dava konusu 23.7 50... yüzölçümlü taşınmaza 30.03.2007 tarihinde satış yoluyla malik olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucu taşınmazın yüzölçümünün 9238,14 m² olarak tespit edilip 30.04.2021 tarihinde tapuya tescil edildiği, tapu alanında 14.511, 86... lik azalma olduğu, aradaki farkın yazım hatasından kaynaklandığı, kadastro tespit tarihinden bugüne kadar parselin zeminde ve paftasında, gösterilen sınırlarında herhangi bir eylemli değişiklik olmadığı, fiilen tasarruf edilen sınırlar ile paftasındaki sınırların aynı olduğu, komşu taşınmazlarla sınır ihtilafının bulunmadığı, düzeltmeden komşu parsel maliklerinin etkilenmediği, dava konusu arsa niteliğindeki taşınmazı satın alırken aradaki hemen hemen yarıdan fazla 14.511,86 m²lik alan farkını bilebilecek, ayırt edebilecek durumda olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "durumun gereğine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamaz" hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2023/5-16 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararı karşısında davacının iyi niyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığı dikkate alınıp davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.