Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, zorunlu mali sorumluluk sigortalı motosikletin tamirhanede kullanımı sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin teminat kapsamını inceliyor.
Özet: Trafik kazasında yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle sigorta şirketine açtığı davada, sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem heyetince kabul edilen 500.000 TL tazminat kararı, davalı sigorta şirketince aracın poliçe kapsamında teminat dışı kullanıldığı, maluliyet ve kusur değerlendirmelerinin hatalı olduğu, müterafik kusur indirimi yapılmadığı ve tazminat hesaplamasının yanlış olduğu gerekçeleriyle itiraz hakem heyeti kararına rağmen temyiz edilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/8966 E.  ,  2025/14929 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/663-2024/662
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2024/İHK-36206
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2024/155730
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.03.2022 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı motosiklet ile bir tankerin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini toplam 500.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;sigortalının aracını tamir amaçlı işyerine bıraktığını, işyerinin çalışanı tarafından sigortalı aracın kullanılması sırasında aracın kazaya karıştığının tespit edildiğini, bu nedenle söz konusu talebin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmadığını, talebin Trafik Sigortası Genel Şartları A.6.c maddesi gereği teminat dışı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili tarafından her ne kadar sigortalının aracını tamir için bıraktığı iş yerinde, iş yerinin çalışanı tarafından sigortalı aracın kullanılması nedeniyle davacının talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığı yönünde itirazı bulunmaktaysa da, Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/572 Esas sayılı dosyasında davacının aracı malikinden habersiz aldığı suçlamasının sabit bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalı vekilinin bu husustaki savunmasının reddi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalının aracını tamir amaçlı işyerine bıraktığını, işyerinin çalışanı tarafından sigortalı aracın kullanılması sırasında aracın kazaya karıştığının tespit edildiğini, bu nedenle söz konusu talebin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmadığını, talebin Trafik Sigortası Genel Şartları A.6.c maddesi gereği teminat dışı olduğunu, her ne kadar yargılama aşamasında bu hususu dile getirmiş olsalar da hakem heyetince yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, dosyanın çözüme kavuşturulması için sigortalıya müzekkere yazılarak aracı tamir amaçlı bırakıp bırakmadığı, konuyla ilgili olarak suç duyurusunda bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında kask ve koruyu ekipman takmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması, ceza dosyasında 5271 sayılı CMK’nın 253 maddesi kapsamında uzlaşmanın olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlanması halinde davacının davalıdan tazminat talep edemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Dosyanın incelenmesinden; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı 35... plaka sayılı motosikletin davadışı ...'a ait olduğu, anılan kişinin motorsikletini arızalı olmasından dolayı tamir ettirmek için 02.03.2022 tarihinde davadışı ...'in tamirhanesine götürdüğü, bu sırada tamirhanede davadışı ... ile davacı ...'in de bulunduğu, ...'in motosikleti bırakarak tamirhaneden ayrıldığı, ...'ın motosikleti tamir etmeye başladığı, daha sonra ...'ın işyeri içinde başka bir tamir işlemi yaptığı sırada, davadışı ... ve davacı ...'in, ...'e ait motosikletin anahtarını elde ederek motosikletle birlikte işyerinden ayrıldıkları, aynı gün davaya konu motosiklet davadışı ...'in sevk ve idaresinde iken bir tanker ile çift taraflı trafik kazasına karıştığı, sürücü ...'in kaza sonucu vefat ettiği, motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'in ise yaralandığı, davacının söz konusu yaralanmasından kaynaklanan maluliyeti sebebiyle eldeki davada davalı ... şirketinden tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu olay nedeniyle motosikletin sahibi ... ve tamirhane sahibi ...'in şikayeti üzerine davacı hakkında hırsızlık suçu nedeniyle kamu davası açıldığı, Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli ve 2023/572 Esas, 2024/276 Karar sayılı ilamı ile; her ne kadar davacı sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açılmış ise de yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, karara karşı ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.07.2024 tarihli ve 2024/1712 Esas, 2024/2979 Karar sayılı ilamı ile, motosikletin anahtarının haksız olarak ele geçirildiği, sonrasında motorsikletin davacı ve arkadaşı ... tarafından alındığının sübut bulduğu, tanıklar ve katılanların beyanları, fotoğraflar, değer zarar tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında davacı sanığın müşteki ...'ın bilgisi dahilinde motosikleti aldığı ve suçsuz olduğuna ilişkin savunmasının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bina içinde asıl olduğu yerden motosiklete ait anahtarı alıp ve haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden zilyedinin rızası olmadan alma şeklinde gerçekleşen fiilin failinin davacı sanık olduğunun tanıklar ve mağdurların beyanları, fotoğraflar, olaya ilişkin tutanak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, sabit görülen fiilinin TCK'nun 142/2-d maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gerekçesiyle Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli ve 2023/572 E., 2024/276 K. sayılı kararı ile davacı sanığın hırsızlık suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair hükmün kaldırılmasına, davacı sanığın sabit olan hırsızlık fiiline uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesi gereğince neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın davacı tarafça temyiz edilmiş olduğu, mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği görülmüştür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.6. maddesinin (h) bendinde, çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğu yönünde hüküm bulunduğu, yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluk" başlıklı 107 maddesinin son cümlesinde, aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen yolculara karşı sorumluluğun genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir.
Sonuç itibariyle, davacının davalıya sigortalı motosiklette yolcu konumunda iken aracın karıştığı kazada yaralandığı, motosikletin aracın tamir için bırakıldığı tamirhaneden davacı ve arkadaşı ... tarafından tamircinin ve araç malikinin bilgisi ve izni olmaksızın alınarak kullanıldığı yönünde bir iddianın bulunduğu, davacının hırsızlık suçlamasıyla yargılandığı ceza davasında bölge adliye mahkemesince mahkumiyetine karar verildiği, ancak henüz kararın kesinleşmediği, buna göre yukarıda açıklanan mevzuat uyarınca davacının zararının poliçe teminatı kapsamında olup olmadığının ancak genel yetkili mahkemelerce yapılacak tahkikat sonucunda, gerekirse tanık beyanları da dinlenerek açıklığa kavuşturulabileceği, ceza davası sonucunda verilecek nihai kararın da yine genel yetkili mahkemeler tarafından değerlendirilerek uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesinin uygun olacağı anlaşılmakla, dosyadaki delillerin davacının iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda, davaya konu kaza nedeniyle davacının zararının poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususu eldeki dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olmayıp, taraflara tüm delillerini sunma imkanı verilmesi ve bu delillerin değerlendirilmesi gerektiğinden, yeterli delil toplanmadan dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre verilecek kararın adil yargılanma hakkına aykırı olacağı da gözetilmek suretiyle, belirtilen tüm bu işlemlerin genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilebilmesi için, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi