Danıştay, yargı kararıyla iptal edilen görevden çekilme işlemi sonrası oluşan maddi ve manevi zararların tazmininde idarenin hizmet kusuru ve illiyet bağını araştırdı.
Özet: Hukuka aykırı şekilde görevden çekilmiş sayılması işleminin iptali sonrası mali hakları faiziyle birlikte ödenen bir tıbbi sekreterin, bu işlemden kaynaklandığını iddia ettiği kredi borçları, icra masrafları, faturalar, yaşam giderleri ve avukatlık ücretleri gibi diğer maddi zararlar ile manevi tazminat talebinde bulunduğu davada, ilk derece mahkemesi, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle doğrudan oluşan ve tazmin edilen zarar kalemleri dışında kalan diğer maddi zarar taleplerinin, idarenin işlemi ile aralarında uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle tazmin edilebilir nitelikte olmadığını belirterek ek maddi tazminat talebini reddetmiştir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/6978 E.  ,  2025/667 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6978
Karar No : 2025/667
TEMYİZ EDEN TARAFLAR
DAVACI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarına karşı, taraflarca temyiz isteminde bulunulmakta ve kararın bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tıbbi sekreter olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edildiğinden bahisle, anılan işlem nedeniyle uğradığı zarara karşılık, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 104.491,05-TL maddi, 750.000-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığı buna göre, idarelerin meydana gelen bir zarardan dolayı sorumlu tutulabilmeleri ve tazmin borcuyla yükümlü sayılabilmeleri için öncelikle ortada bir zararın bulunması, bu zararın meşru ve güncel olması, keza uğranıldığı öne sürülen zararın idarenin haksız ve hukuka aykırı bir işlem ve eyleminden kaynaklanması, ayrıca zararı doğuran olay ile idare arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerektiği, ortada bir zarar bulunmakla birlikte eğer bu zarar idareye isnat edilemiyorsa, idarenin tazmin borcundan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı; davacı tarafından, çeşitli bankalardan kullanmış olduğu bireysel kredileri, doğal gaz ve cep telefonu faturalarını görevinden çekilmiş sayıldığı 27/02/2016 tarihi ile yargı kararı ile görevine iade edildiği 07/11/2017 tarihi aralığındaki dönemde ödeyemediğinden hakkında icra takipleri başlatıldığı, bu takiplerde ödemek zorunda kaldığı icra harç ve masrafları, faiz, vekalet ücretleri nedeniyle zarara uğradığı, ayrıca aynı döneme ilişkin beslenme ve mutfak, elektrik, su, doğalgaz, internet, kira giderleri, çocuğunun bakım giderleri, okul servis ücreti ve spor faaliyetleri nedeniyle ödemiş olduğu spor salonu giderleri, yaşadığı olumsuzluklar nedeniyle zamanında tamamlanamadığı ileri sürülen yüksek lisans dönem uzatma harcı, davalı idareye karşı açmış olduğu iptal davası sürecinde ödemiş olduğu avukatlık ücreti ve avukatını azletmesinden kaynaklanan azilname masrafları nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla toplam 104.491,05-TL maddi tazminat isteminde bulunulmuş ve bu istemine dayanak olarak bilgi ve belgeler ibraz edilmiş ise de; ilgili mevzuat hükümleri ve görevinden çekilmiş sayılan davacının, bu işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davada ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı gereği davacının önceki hukuki durumunun geçerliliğini sağlamakla yükümlü olan davalı idarece, görevine iade edilerek 07/11/2017 tarihinde yeniden çalışmaya başlayan davacıya, görevinden çekilmiş sayıldığı döneme ilişkin mali haklarının (maaş, sosyal denge tazminatı) faiziyle birlikte ödendiği, bir başka anlatımla; davalı idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle davacı yönünden oluşan zararın, davacının görevinden çekilmiş sayıldığı dönemde mahrum kaldığı, alamadığı mali hakları toplamından oluştuğu, davacının kaybına sebep olunan söz konusu mali haklarının (maddi zararlarının) ise faiziyle birlikte telafi edildiği görülmüş olup; davacı tarafından maddi tazminat istemine konu edilerek zarara uğranıldığı ileri sürülen hususların yargı kararı ile iptal edilen işlemin doğrudan bir sonucu olmadığı ve idarenin işlemi ile davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen bu zarar kalemleri arasında uygun bir illiyet bağının bulunmadığı dolayısıyla meydana gelmiş 'tazmini gereken bir zarar' olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, davacının talebi yönünde maddi tazminat verilmesine hukuken olanak bulunmadığı; davacının manevi tazminat istemi yönünden uyuşmazlık ele alındığında ise; manevi tazminata hükmedilmesi için idarenin, mevzuata ve hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucunda ilgilinin şeref ve haysiyetinin zedelenmesi ya da ağır bir elem ve acı duymasına neden olunması halinde hükmedileceğinin, idare hukukunun temel prensiplerinden olduğu, manevi tazminat ile, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabın kısmen de olsa hafifletilmesinin amaçlandığı, belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği olarak da takdir edilen miktarın aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir oranda olmasının gerektiği, bir idari işlemin yargı kararı ile iptal edilmiş olmasının doğrudan doğruya tazminat hakkı doğurmayacağı, her iptal sebebinin hizmet kusuru oluşturmadığı ve tazminat hakkı doğurmayacağı ancak, iptal sebebinin ağır hizmet kusuru oluşturduğu durumlarda tazminat hakkından bahsedileceği; dava konusu uyuşmazlıkta, yargı kararı ile iptal edilerek hukuka aykırı olduğu kesinleşen, davacının görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemin davalı idarece tesis edildiği, işlemi iptal eden Mahkemenin karar gerekçesinin; "... davacının yaşadığı rahatsızlık nedeni ile 22/02/2016 - 26/02/2016 tarihleri arasını kapsayan dönem için ... Kadın ve Çocuk Hastanesinden alınan sağlık raporunun olduğu, bu nedenle davacının, kabul edilebilir bir mazeretinin bulunduğu 22/02/2016 tarihinden itibaren kesintisiz olarak 10 görevini terk etmediği anlaşılan davacı hakkında göreve gelmediği iddiasıyla müstafi sayılmasına ilişkin tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. " şeklinde olduğu, dolayısıyla idarenin tesis ettiği işlem nedeniyle oluşan kusurun, tazminat gerektirir nitelikte olduğu ve bu işlem nedeniyle davacının ağır bir elem ve üzüntü duyduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 04/03/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının geriye kalan 740.000,00-TL manevi tazminat ve maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı tarafından; istinaf merciince maddi tazminat istemi hakkında eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığı, davalı idarenin haksız işlemi ile talebe konu zararlar arasında illiyet bağının bulunduğu, bu nedenle maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği, öte yandan takdir edilen manevi tazminatın son derece düşük ve manevi zararların karşılanmasının çok ötesinde olduğu belirtilerek, kararın maddi tazminatın reddine ve manevi tazminatın kısmen reddine ilişkin olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; davacının memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemin iptali üzerine davacının görevine başlatılarak tüm parasal haklarının yasal faiziyle ödendiği, bu nedenle maddi tazminat talebinin kabulünün mümkün olmadığı, öte yandan Mahkemece işlemin iptali üzerine yeniden göreve başlatılmasının başlı başına ve fazlasıyla yeterli bir tatmin sebebi olduğu belirtilerek, kararın manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 10/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.