Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin, mevcut ihtiyati tedbir kararına rağmen bonoya dayalı ihtiyati haciz talebine yapılan itirazın istinaf incelemesi kararı.
Özet: İlk derece mahkemesi, vadesi gelmiş 150.000 Euro bedelli bonoya dayanarak borçlunun mallarını kaçırma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle alacaklının ihtiyati haciz talebini kabul etmiş; borçlunun, daha önce bononun icra takibine konulmasını yasaklayan ihtiyati tedbir kararı bulunduğu, bu kararın ihtiyati haczi de kapsadığı ve haczin icra takibinin bir parçası olduğu yönündeki itirazını ise, tedbirin infaza, haczin ise icra takibi işlemine ilişkin olmaması ve alacağın muaccel olması nedeniyle reddetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/252 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2026/795
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2026
ESAS-KARAR NO : 2026/2 E - 2026/2 K
TALEP KONUSU : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 22/05/2026
YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden vekili; talep konusu, 23/05/2025 düzenleme tarihli, 31/12/2025 vade tarihli, 150.000 EURO bedelli bir adet bonodan dolayı borçlunun 150.000 EURO bedelli bonoya istinaden borçlunun mallarını kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, belirterek alacağa yeter miktarda borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK 257 ve takip eden maddeler gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; ibraz edilen delillere ve belgelere göre, talebin kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle İİK’nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
İhtiyati hacze itiraz eden vekili; verilen ihtiyati tedbir kararının hukuk düzeni içerisinde bir hakkın kullanımının, yargı eliyle ve belirli şartlar dahilinde geçici olarak durdurulması anlamına geldiğini, mahkemece 30/12/2025 tarihli kararındaki "icra takibine konulmaması" ifadesinin, senede dayalı olarak yapılabilecek her türlü icra hukuku işlemini kapsayan geniş ve mutlak bir engel olduğunu, bu tedbir varken, alacaklı tarafın sadece iki gün sonra, 02/01/2026 tarihinde aynı mahkemeden ihtiyati haciz talep etmesi ve mahkemenin de bu talebi kabul etmesinin, hukuk mantığı ve yargısal istikrarla bağdaşmadığını, tedbir kararı ile senedin icraya konulması yasaklanmışken, icra takibinin bir aşaması ve teminatı olan ihtiyati haczin verilmesi, mevcut tedbir kararının etrafından dolanmak ve mahkeme hükmünü etkisiz kılmak anlamına geldiğini, mahkemece ihtiyati hacze ilişkin alacaklının alacağına kavuşmayacağı kanaati olması halinde teminat tutarının artırılması gerekmesi halinde %115 teminat karşılığında ihtiyati tedbirin devamına karar verilebileceğinin ortada olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, takibi durduran veya takibe girişilmesini yasaklayan bir ihtiyati tedbir kararının varlığı halinde, bu kararın kapsamına giren alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, verilmişse de bunun infaz edilemeyeceğini açıkça ortaya koyduğunu, zira ihtiyati haczin, nihai amacı alacağın tahsili olan bir icra prosedürünün parçası olduğunu, takibin kendisi hakkında tedbir verilmişse, takibin fer'isi veya öncüsü niteliğindeki işlemlerin de bu tedbirden etkilenmesinin hukukun genel ilkesi olduğunu, mahkememizin 2025/736 D. İş sayılı kararda "bononun icra takibine konulmaması" yönünde verilen hükmün, ihtiyati haciz talebini de evleviyetle kapsadığının kabul edilmesi gerektiğini, bononun "icra takibine konu edilmemesi" yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati haczin nihai olarak bir icra takibinin hazırlayıcısı veya tamamlayıcısı olduğunu, icra takibine konulmasının yasaklandığını, yani hukuken "hareketsiz" kılınmış bir senet için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini bildirerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece: Taraflar arasında ihtiyati tedbir kararında belirtildiği üzere 23/05/2025 tarihli protokol ve açılmış bir sözleşmenin feshi davası bulunsa dahi talebe dayanak bononun vadesinin 31/12/2025 tarihli olması itibariyle vadesi gelmiş yani muaccel bir alacağa ilişkin belgenin olması karşısında İİK'nın 257/1. Maddesinde belirtilen ihtiyati hacze ilişkin şartların oluştuğu, ihtiyati tedbir kararının infaza ilişkin bir husus olması, ihtiyati haciz müessesesinin icra takip işlemi olmamasına göre talep edenin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsiz bulunmadığı gerekçesiyle itiraz eden vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş karara karşı her iki taraf istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)İhtiyati hacze itiraz eden vekili; mal kaçırma iddialarının doğru olmadığını, senedin illetten mücerret olmadığını, alacaklının protokol hükümlerini ihlal ettiğini, alacağın zaten teminat altında olduğunu itiraz taleplerinin reddi ile aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
II-) İhtiyati haciz talep eden vekili; mahkemece tedbir kararı verildiği de gözetilerek İİK m. 257 koşulları oluşmadığından, Ancak Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/2 D.iş sayılı dosya üzerinden Eskişehir İcra Müdürlüğü'nün 2026/559 E. Sayılı icra dosyasına müzekkere yazarak, kendi ihtiyati haciz kararının infazının mümkün olmadığı yönünde, görüş yazısı yazdığını, bu görüş yazısı bir karar mahiyetinde bile olmayıp, heyet olarak verilen karar ile çelişkili şekilde tek hakim tarafından imzalandığını, mevcut durumda, 150.000,00 EURO'luk senet yönünden mahkemenin 2025/736 D.iş sayılı dosyasında verdiği bir ihtiyari tedbir kararı verildiğini, bu dosya üzerinden aynı senede yönelik verilen ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu kararda da, icra takibine koyulamamasının, ihtiyati hacze engel olmadığı gerekçesinin yazıldığını, Eskişehir İcra Müdürlüğünce ihtiyati haczin infazına karar verildiğini, ancak mahkemece ihtiyati haciz kararının uygulanmaması için yazı yazıldığını, hukuka aykırı yazılan müzekkerenin iptali gerektiğini bildirerek, müzekkerenin iptalini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; somut olayda ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; ihtiyati haciz, istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç taraflardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 22/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
¸e-imza
Üye...
¸e-imza
Üye...
¸e-imza
Katip...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."