Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, hizmet sözleşmesi ve cari hesap alacağı kaynaklı itirazın iptali davasında, ticari defter ibraz etmeme nedeniyle ilk derece kararını inceliyor.
Özet: Davacının çatı kaplama imalatı ve cari hesap alacağından kaynaklanan ödenmeyen faturalar nedeniyle başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı müvekkil şirketin sunduğu hizmet ve mal satışından doğan hak edişleri ile cari hesap alacağının davalı yanca ödenmemesi, ihtara rağmen borcun tasfiye edilmemesi ve davalının itirazıyla takibin durması üzerine arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlanmasıyla davalının haksız itirazının iptali ve icra inkar tazminatı talebi; davalının ise borç ilişkisini reddetmesi, takibe dayanılan belgenin hukuken yetersizliği ve faiz oranının fahiş olduğu yönündeki savunmaları dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesinin tacir tarafların ticari defter ibraz yükümlülüğüne rağmen davalının defterlerini sunmaması nedeniyle HMK 222/3 maddesi uyarınca hüküm tesis etmesini içeren bir istinaf incelemesidir.

T.C. BURSA BAM ...UKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ...UKUK DAİRESİDOSYA NO : 2...KARAR NO :...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN :...ÜYE : ...ÜYE :...KATİP :...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 07/10/2021NUMARASI : ...DAVACI : M......DAVALI :...VEKİLİ : Av. ...DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ : 28/03/2024KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2024Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurunun incelenmesi neticesinde;İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı borçlu ... ... Rüzgar Enerji Teknoloji Sistemleri ve Metal San.Tic.A.Ş. arasında akdedilen sözleşme gereği, davacı müvekkil şirket, davalı şirketin ... şantiyesinde yapılacak çatı kaplama imalatı işini yüklendiğini, yine taraflar arasındaki cari ilişki gereği müvekkil şirket tarafından davalı şirkete mal ve hizmet satışı yapıldığını, ne var ki, davacı müvekkilin davalı yana sunduğu hizmetler ve mal satışı neticesi kestiği faturalardan kaynaklanan hak edişleri ve yine cari hesap alacağı davalı yanca ödenmediğini, davacı müvekkili şirket tarafından, davalıya ... 23. Noterliği'nin 19/08/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bakiye borç rakamının 7 gün içinde ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, iş bu ihtarname davalı-borçlu şirkete 19/08/2020 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmesine rağmen, davalı tarafça borcun ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket tarafça her ne kadar arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, anılan bu sebeplerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; davanın kabulü ile davalının kötü niyetli ve haksız itirazının iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekaleti ücretin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 05/02/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın niteliği gereğince davacının takip yapılırken dayanmadığı bir belgeye dayanarak itirazın iptali davası açamayacağını, takibe dayanak olarak cari USD Amerikan doları hesabı alacağı yazılı olduğunu, dava bu alacağa dair itirazın iptali davası olduğunu, aksi halin kabul edilmesi halinde itirazın iptali davasının normal bir alacak davasından farkı kalmayacağını, dolayısı ile takipte dayanılmayan bir belgeye dayanılarak itirazın haklılığına veya haksızlığına karar verilmesi mümkün olmadığını, müvekkil Şirket ile davacı taraf arasında hukuki bir ilişki bulunmadığını, bu anlamda borca itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere, müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu İcra Takip dosyasında takibin/alacağın dayanağı olarak cari TL hesabı alacağı yazılı olduğunu, yine söz konusu icra takibinde %24 faiz talep edildiğini, dava konusu icra takibinde talep edilen faiz oranı (%24) fahiş derecede yüksek olduğunu, böyle bir oran üzerinden talepte bulunabilme imkanı bulunmadığını, yasal faiz oranı yüzde 9. Yine Ticari işlerde faiz oranı hususunda taraflar arasında bir anlaşma yoksa kanuni faiz oranı uygulanması gerektiğini, 3095 sayılı Kanunun 1'inci maddesi uyarınca kanuni faiz oranı yıllık % 9 olduğunu, davacı Şirketin alacaklı olduğunu iddia etmesi kendisini alacaklı hale getirmediğini, davacı taraf alacaklı olduğunu hukuka uygun, hukuken geçerli yazılı belgelerle ispat etmekle yükümlü bulunduğunu, anılan bu sebeplerle; haksız ve dayanaksız davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın taraflar arasında var olduğu iddia olunan çatı kaplama imalatından kaynaklı, cari hesap alacağı kapsamında ... 18.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın iptali davası niteliğinde olduğu, davacı ve davalının tacir olduğu, tarafların ticari defter tutma yükümlülüğünün bulunduğu, tarafların ticari defter deliline dayandığı, davalıya ticari defterlerini sunması için süre verildiği tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, HMK 222/3 maddesinde “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmü gereği verilen kesin süreye rağmen davalının defterlerini ibraz etmediği, bu sebeple davacının ticari defterlerindeki kayıtların esas alınmasının gerektiği, cari hesaba konu faturaların davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacı tarafından BS formu ile, davalı tarafından ise BA formu ile ilgili vergi dairelerine beyan edildiği, davacı ve davalı şirketin 2018-2019 yılları BA-BS formlarının birbirlerini teyit ettiği, davacı taraf ticari defterlerinde takibe konu alacakla ilgili tahsilata ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı, her ne kadar davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde davacı tarafça verilen mal ve hizmetlerin eksik ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olmadığı, hizmetin verildiği iddia edilen mahalde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmişse de davalı tarafın cevap dilekçesinde bu yönde bir itirazının olmadığı, davalı taraf bu savunmalarına karşılık süresi içerisinde ayıp ihbarı yaptığını ve ayıpların varlığını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığı, davalının ayıba ilişkin savunmalarını da tarafların tacir olması dikkate alındığında süresi içerisinde yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafça söz konusu ayıplara ilişkin herhangi bir ihtarname ve yazılı delil sunulmadığı, bu konuda tanık beyanları bu hususu ispata yeterli olmadığı, davalı tarafın davacı tarafından kesilen faturaların BA formu ile beyan edilmiş olup yasal süresi içinde bir itirazının olmadığı, akdi ilişkinin ve fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, bu nedenle davalı tarafın itirazının yerinde olmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı vekili tarafından teklif ve sözleşmelerde faiz oranı olmadığı, davacı vekilinin icra takibinde yıllık %24 faiz talep ettiği, ticari işlerde yıllık %10 avans faizi talep edilebileceği belirtilmişse de, davacı şirket tarafından davalı şirkete kesilen faturalarda vadesinde ödenmeyen fatura tutarına aylık %2 vade farkı tahakkuk ettirileceğinin yazılı olduğu, yıllık %24 'e tekabül ettiği, davacı tarafın takipteki faiz oranın ve işlemiş faiz hesabının yerinde olduğu, davalı tarafın ödemeye ilişkin belge de sunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile ...a 18.İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, icra takibinin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte devamına, alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla davalı-borçlunun asıl alacağın %20 si oranında hesap edilen 4.152,78-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davanın niteliği gereğince davacı/alacaklı takip yapılırken dayanmadığı bir belgeye dayanarak itirazın iptali davası açamayacağını, takibe dayanak olarak cari USD amerikan doları hesabı alacağının yazılı olduğunu, takipte dayanılmayan bir belgeye dayanılarak itirazın haklılığına veya haksızlığına karar verilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlar karşılanmadan yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğini, ısrarla ve sürekli olarak belirtildiği üzere, davacı tarafça verilen mal ve hizmetler ayıplı/eksik, sözleşmeye aykırı bulunduğunu, bu itirazlarının hakkında hükme esas alınan bilirkişi raporunda herhangi bir değerlendirme, inceleme bulunmadığını, davacı taraf soyut faturalar dışında dava konusu alacağın dayanağını oluşturan mal ve hizmetin gereği gibi verildiği hususunu kanıtlayamadığını, bu anlamda yapılan işlerin, verilen hizmetlerin neler olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığı ve bu iş ve hizmetlerin parasal karşılıklarının ne olduğu konusunda bir kanıt, bilirkişi incelemesi ve sair bilgi ve belge bulunmadığını, mahkemece faiz oranına ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli koşullar bulunmadığını, alacağın olup olmadığı, miktarı yargılamayı gerektirdiğini, bu anlamda alacağın likid ve miktarı belli olmadığını beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili için başlatılan vaki icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili talebine ilişkindir. Davacı şirket, davalı ile aralarında ... şantiyesinde yapılacak çatı kaplama işinin yapılması hususunda eser sözleşmesi olduğunu, ayrıca davalı şirkete mal ve hizmet sattığını ancak hak edişleri ve cari hesap alacağının davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle de icra takibi başlattıklarını iddia etmiş, davalı ise davacının icra takibinde dayandığı belgeler dışında başka belgeleri delil olarak dosyaya sunamayacağını savunmuş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. ... 18. İcra Müdürlüğü... esas sayılı dosyasında, davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22/09/2020 tarihinde 20.763,94-TL asıl alacak, 354,98-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.118,92-TL miktar üzerinden takip başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari TL hesabı yazıldığı, faiz olarak %24 faiz talep edildiği, 28/09/2020 tarihinde davalı vekilinin itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. ... 23. Noterliği’nin 19/08/2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafından 20.763,94 TL ve 4.595,50 USD alacağın tahsili için davacı tarafından davalıya ihtar çekildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK.12.ve devamı maddeleri gereğince tacir olup, aynı yasanın 18.maddesi gereğince gerekli ticari defterlerinin tutmakla yükümlü olup ve ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekli olup, bu hususlar yasada düzenlenmiştir. Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmamış olsa da dosya içerisindeki bir kısım faturalardan cephe kaplama, cephe panel imalatı trapez sac ile çatı kaplama imalatı hususunda faturalar kesildiği, bir kısım faturaların da mal alımına ilişkin olduğu, davalı tarafın borca itiraz dilekçesinde borcu olmadığını beyan ettiği, davaya cevap dilekçesinde de işlerin eksik veya kusurlu olduğunu iddia etmediği, aralarında hukuki bir ilişki bulunmadığını savunmuş olsa da bilirkişi raporu ile açıklandığı üzere davalı tarafın davacının kestiği tüm faturaları Ba formları ile alış olarak vergi dairesine bildirdiği, 2018-2019 tarihli Ba-Bs formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davalı şirket tarafından yapılan ödemeler olduğu gibi davalı şirket tarafından davacı şirkete fiyat farkı iade faturasının da kesilmesi nedeniyle taraflar arasında davacının iddia ettiği üzere akdi ilişki bulunduğu dairemizce de kabul edilmiş, davalı tarafın süresinde ayıp ve eksiklik iddiası bulunmadığından bu hususta da inceleme yapılmadan karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Kaldı ki dava dilekçesi ekindeki sevk irsaliyelerinde teslim alan imzalarının bulunduğu, davalı tarafın da malları teslim almadıklarına ilişkin itirazının bulunmadığı görülmüştür. Davalı bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını iddia etse de yukarıda açıklandığı üzere süresinde ayıp, kusur ve sözleşmeye aykırılık savunmasında bulunmayan davalının bu itirazının karşılanmadan karar verilmesi doğru olmuştur. Taraf ve İstinaf denetimine açık 13/06/2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda davacı şirketin icra takip tarihinde; davalı şirketten TL bazlı açık hesap bakiyesi olarak 20.763,94 TL asıl alacaklı olduğunun belirlendiği, davacı tarafın da takibe dayanak olarak cari TL hesabını gösterdiği, cari hesabı oluşturan faturaların da davalı tarafından Ba formları ile vergi dairesine bildirilmiş olması nedeniyle mahkemece bilirkişi tarafından tespit edilen TL cari hesap alacağı yönünde karar verilmesi doğru olmuştur. Dava konusu fatura alacağı likit olduğundan mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir. Ne var ki, mahkemece davacı tarafından düzenlenen faturalarda %2 vade farkı uygulanacağı şerhi bulunduğu ve faturaların davalı tarafa tebliğ edilip itiraz edilmemesi nedeniyle davacının % 24 faiz isteyebileceğini kabul etmiş ise de Yargıtay İçtihatı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’ nun 27/06/2003 tarih2001/1 E 2003/1 K sayılı kararı ile “Taraflar arasında yazılı şekilde yapılmamış olmakla birlikte geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmesi halinde vade farkı ödenir.) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK.’nun 23/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceğine” dair karar verilmesi nedeniyle mahkemece davacı tarafın sözleşme ile kararlaştırılmayan vade farkını faturaya yazarak talep etmesi mümkün değildir; bununla birlikte taraflar tacir olup davacı ancak bilirkişi raporu ile hesaplanan % 10 avans faizini talep edebilecektir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin faize yönelik istinaf talebinin kabulü ile, karar verilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkemece verilen karar kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;1-Davalı vekilinin faize yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2021 tarih,... sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; ... 18.İcra Müdürlüğü... Esas Sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 20.763,94 TL ana para, 147,91 TL işlemiş faiz olmak üzere devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla davalı-borçlunun asıl alacağın %20 si oranında hesap edilen 4.152,78-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 1.428,48-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 255,07-TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 1.173,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 500,00-TL bilirkişi ücreti ve 27,50-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 586,80-TL yargılama giderinden davanın red kabul oranına göre hesaplanan 581,04-TL ile 255,07-TL peşin harç olmak üzere toplam 843.04-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekilli temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinde nkarar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 207,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 8-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davanın red-kabul oranına göre hesaplanan 1.307,05-TL sinin davalıdan, 12,94-TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,9-Bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde ödeyenine iadesine, İSTİNAF YARGILAMASI YÖNÜNDEN:10- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,11-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Davacıdan ilk derece mahkemesince sehven alınan 22,00 TL istinaf yargılama giderinin, karar içeriğine göre takdiren davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Karar tebliği, harç iade ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,13-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...Başkan... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Katip...