6361 sayılı Kanun uyarınca finansal kiralama sözleşmesinin feshi, kira borcu ödenmeyen taşınmazların istirdadı ve ihtiyati tedbir talepli dava.
Özet: Davacı finansal kiralama şirketi, 6361 sayılı kanun çerçevesinde kiracıyla akdettiği sat-geri kiralama sözleşmesi kapsamında kiracının kira borçlarını ödememesi ve ihtarnameye rağmen sözleşmeye konu edilen çok sayıda gayrimenkulü iade etmemesi üzerine, sözleşmenin feshedildiğini belirterek, mülkiyeti kendisine ait olan bu taşınmazların aynen iadesini ve davalının malları devretme veya kaçırma ihtimaline karşı teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2026/478 EsasKARAR NO : 2026/427DAVA : İstirdatDAVA TARİHİ : 10/06/2026KARAR TARİHİ : 19/06/2026Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı kiracı ... arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde; Finansal Kurumlar Birliği nezdinde ... numarası ile tescil edilen, ... sözleşme ve tescil tarihli, ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sat Geri Kiralama (Sale&Leaseback) Sözleşmesi akdedildiğini, satıcısı ... olan, ... numaralı, 27.10.2025 tarihli faturada belirtilen ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan; ... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 112 ada 45 parselinde kayıtlı tek katlı betonarme ev ve tarla niteliğindeki taşınmaz, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 1929 ada 12 parselinde kayıtlı mesken (BB-1/10) niteliğindeki taşınmaz, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 2 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 3 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 5 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 6 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 7 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 8 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 9 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 10 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 11 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 12 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 13 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 14 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 15 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 16 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain, tapunun 352 ada 9 parselinde kayıtlı 17 nolu bağımsız bölüm, mezkur gayrimenkuller üzerinde mutabık kalarak anlaşmaya varıldığını, gayrimenkullerin davalıya eksiksiz olarak teslim edildiğini, davalı kiracı tarafından, Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca üzerine düşen edimler ifa edilmemiş ve sözleşmenin ihlal edildiğini, kiracının 23.03.2026 tarihli, 3.246.835,03 TL bedelli kira borcunu ve müteakip aylarda devam eden kira borçlarını ödemediğini, bu sebeple müvekkili şirket tarafından ... 56. Noterliğince düzenlenen, ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile muhatap kiracıya hitaben; Finansal Kiralama Sözleşmesi gereğince 23.03.2026 tarihi itibarıyla vadesi gelen ve ödenmeyen borçlarının 60 gün içerisinde ödenmesi, aksi halde taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin feshedileceği ve 60 günlük yasal sürenin bitiminden sonra 3 (üç) gün içerisinde, mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan, finansal kiralamaya konu malların müvekkil şirkete iadesinin talep ve ihtar edildiğini, davalıya verilen 60 günlük mehil dolmasına rağmen ihtarnamenin tebliğinden bugüne kadar davalının yapılan bütün uyarılara rağmen kira borcunu halen kapatmamış ve malların teslimini de bugüne kadar gerçekleştirmediğini, davalı ile akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi feshedildiğinden 6361 sayılı yasa ve sözleşme hükümleri gereği davalı tarafından kiralananın müvekkili şirkete iadesi yükümlülüğü doğduğunu, bu nedenlerle davalı tarafından iade edilmesi gereken, sözleşmeye konu gayrimenkullerin müvekkili şirkete aynen iadesine, davalıların yasa ve sözleşmeye aykırı şekilde mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan finansal kiralamaya konu malları devretme, kaçırma ve mallar üzerinde tasarrufta bulunma ihtimallerine karşı dava sonucu aynen iade konusunda verilecek kararın infaz edilebilmesi ve müvekkilinin daha fazla zarar görmemesi için finansal kiralama konusu malların müvekkile teslim edilmesi gerektiğini, finansal kiralama sözleşmesinin 39/b maddesi uyarınca teminatsız şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun hükümlerine dayalı olarak açılmış olup taraflar arasında düzenlenen Finansal Kurumlar Birliğinde düzenlenen ... tarihli ve ... tescil numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesinin feshinin tespiti ile finansal kiralama konusu taşınmazın tapu kaydındaki finansal kiralama şerhinin fekki ile finansal kiralama sözleşmesine konu gayrimenkullerin davacıya aynen iadesi istemine ilişkindir. HMK’nın 12. maddesinde taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoymaya ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunun düzenlendiği, davacının ileri sürdüğü gayrimenkulün tamamının aynen teslimine ve gayrimenkulün beyanlar hanesine düşülen sözleşme şerhinin tapudan terkinine ilişkin talebinin ayni hakkın kullanılması niteliğinde olduğu, bu taleplerin gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek mahkemenin taşınmazların bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu noktasında Yargıtay'ın ticari davalara bakan dairelerin uygulaması yerleşiktir. (Yargıtay 19. HD ...E. ...K.sayılı; ...E. ...K.sayılı; Yargıtay 17. HD...E. ...K.sayılı ilamları)" Halihazırda Yargıtayın benimsediği yerleşik uygulamaları, bölge adliye mahkemeleri tarafından benimsendiği gibi mahkememizce de bu uygulama çerçevesinde finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili bulunduğu yönünde uygulama benimsenmektedir. (İstanbul BAM 16.HD ...E. ...K. ...E....K. Sayılı ilamları)Esasen "finansal kiralama sözleşmesi tapu kütüğüne şerh verilmekle eşyaya bağlı borç haline gelmekle, finansal kiralama konusu mülkiyetin el değiştirse de kiracı sözleşmeden doğan hakkını şerhte öngörülen süre içinde yeni malike karşı ileri sürebilmektedir. (Doç.Dr.Murat Topuz, Finansal Kiralama (Leasing) Sözleşmesi, Ankara, 2017, Sayfa 276'da atıf yapılan ZOBL, D., Grundbuchrecht, 2.,eranzte und nachgeführte Auflage, Zürich-Basel-Genf 2004, S.130.) Nitekim FFFKm.22/f.5 hükmüne göre "Tescil veya şerhten sonra, 3.kişilerin finansal kiralama konusu mal üzerindeki ayni hak iktisapları kiralanana karşı ileri sürülemez" Doktrinde kabul olunduğu üzere " buradaki şerh, o taşınmazın finansal kiralama konusu olduğunu göstermektedir... Şerh... 3.kişilerin iyi niyet iddialarını bertaraf etme rolünü üstlenecektir... Finansal kiralama konusu bir taşınmaz üzerinde kiracıdan ayni bir hak elde edilmesi tapu sicilinin yapısı itibariyle oldukça zordur. Zira tapu sicilinde malik olarak kiralayan kişi yer almaktadır. Bu durum bile tek başına 3.kişilerin iyi niyet iddialarının dinlenmemesi için yeterli bir sebeptir... (Doç.Dr.Murat Topuz, Finansal Kiralama Leasing) Sözleşmesi, Ankara, 2017, Sayfa 278-279-280) Bu itibarla finansal kiralama sözleşmesinde söz konusu tapudaki şerh, 3.kişinin iyi niyet iddialarını bertaraf etme rolünü de üstlenmektedir.Yine FFFK.m.27 hükmü uyarınca kiralayan, malın mülkiyetini üçüncü kişiye devredemez. O halde kiralayanın malın kendisine iadesi talebi bir anlamda, malın mülkiyetini gerektiğinde 3.kişiye devretme hakkını elde etmeye yönelik bir hakkı kazanmaya da yöneliktir. Zaten FFFK.m.22 gereği taşınmazlara ilişkin sözleşmeler de tapu kütüğünün ilgili hanesine ayrıca şerh dahi edilmektedir. Böylelikle kiralayanın, taşınmazın iade talebine konu davası, davacının taşınmazın aynına ilişkin haklarını kullanma amacı ile doğrudan ilgilidir.Böylelikle finansal kiralama sözleşmesi uyarınca taşınmazların üzerine kiracı lehine konulan şerh, 3.kişilerin mal üzerindeki ayni hak iktisaplarına karşı dahi kiracıyı koruduğu gibi kiralayanın da ayni haklarını sınırlandırır. O halde finansal kiralama sözleşmesi uyarınca tapu kayıtlarına konulan şerhin taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin sonuçlar doğuracağı da açıktır. Taşınmaz üzerinde ayni hak sahibine karşı dahi ileri sürülmesi mümkün olan ve dayanağını yasadan alan tapu kaydındaki şerhin kaldırılması talebinin taşınmazın aynıyla doğrudan yakın ilişkili olduğu anlaşılmakla gerek Yargıtay ve gerek doktrin görüşleri ve gerekse yargısal uygulama çerçevesinde "finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazların iadesi ve tapudaki şerhin kaldırılması davalarında" taşınmazların bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar Sayılı içtihatları da aynı yöndedir.Yukarıda açıklandığı üzere somut davanın taşınmazın aynından doğması ve taşınmazın aynından doğan davalarda ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olması karşısında bu husus 6100 sayılı HMK m.114/f.1 bend (ç) hükmü uyarınca dava şartı niteliğindedir. Bu nedenle diğer usuli itirazlardan önce bu hususun dikkate alınması gerektir.Dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması, HMK m.115/f.1 hükmü uyarınca yasal olarak zorunlu olup mevcut dava şartı noksanlığı durumunda ise HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca ise davanın usulden reddi gerekir.Esasen somut olaydaki dava şartı noksanlığının giderilmesi ise bu dava şartının niteliği gereği mümkün bulunmamaktadır.Bu şartlarda davacının davalıya karşı açmış olduğu davanın kesin yetki nedeni ile ve dava şartı yokluğundan red olunması yasal zorunluluktur.Yapılan açıklamalar karşısında davacının davalı aleyhine açmış olduğu davanın kesin yetki nedeniyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK 12, 115/2. maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(ç) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE;2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ... Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile tensiben karar verildi. 19/06/2026Başkan ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdır Katip ...¸e-imzalıdır