Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, Danıştay kararıyla hukuka aykırı hale gelen nispi sayaç okuma bedellerinin iadesi talepli ticari alacak davasında zamanaşımı ve serbest tüketici konularını değerlendirdi.
Özet: Davacı, davalı elektrik dağıtım şirketinden, Danıştay kararıyla hukuki dayanağı iptal edilen EPDK kurul kararlarına istinaden fazladan tahsil edildiğini iddia ettiği perakende satış hizmet bedellerinin iadesini talep etmiş; davalı ise tahsilatın mevzuata uygun olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını ve husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş; ilk derece mahkemesi, alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirterek, zaman aşımına uğramayan kısım için belirli aboneliklerdeki fazla bedelin iadesine karar vermiştir.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/06/2021
NUMARASI : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 21/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2024
Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurunun incelenmesi neticesinde;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından davacı şirkete ... nolu sanayi aboneliği ve ... sanayi aboneliği ile elektrik satışı yapıldığını, davalı tarafından davacıdan tahsil edilen; PSHB bedellerinin nispi olarak alınmasına dair uygulamaya ilişkin EPDK Kurul Kararı Danıştay 13. Dairesinin 06/04/2011 2008/2695 Esas 2011/1368 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle PSHB adı altında davacı şirketten tahsil edilen bedelin herhangi bir hukuki dayanağı kalmadığını, PSHB bedellerinin şimdilik 12.000,00 TL'sinin geriye dönük olarak davalı UEDAŞ'tan istirdadı için ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece yapılan inceleme ve alınan rapor gereğince davacı yanın ... nolu abonelik için 2007 yılı ile 2011 yılları arasında fazladan tahsil olunan nispi sayaç okuma bedellerinin 45.594,02 TL, ... Nolu abonelik içinse 2007 yılı ile 2011 yılları arasında fazladan tahsil olunan nispi sayaç okuma bedellerinin 10.047,95 TL olduğunun tespit edildiğini, taleple bağlılık gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 12.000,00 TL üzerinden davada karar verildiğini, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı yargılamasına konu olan 12.000,00 TL dışında kalan 43.641,97 TL PSHB bedellinin davalı tahsili için iş bu davanın ikame edildiğini, bu nedenle ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...sayılı ilamı gereğince davanın kabulüne, 43.641,97-TL bakiye alacak PSHB bedelinin davacıdan tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun kurul kararı ile bağlı olduğunu, kurul kararları ile elektrik dağıtım faaliyetini yürüten şirketlerin de uyma zorunluluğunun olduğunu, davalı şirketin dava konusu bedelleri tahsil ettiği dönemde yürürlükte olan kurul kararlarına uygun hareket ettiğini, aksi şekilde hareket etmesi durumunda aleyhine idari para cezası ve lisans iptali yaptırımları uygulanmasının söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin abonelerine uygulayacağı tarifeleri belirleme yetkisinin olmadığını, belirlenen tarifelerin yalnızca uygulayıcısı olduğunu, bu nedenle kendilerine husumetin yöneltilemeyeceğini, davacının taleplerinin dava tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın davaya konu talepte bulunabilmesi için Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun kararları gereğince gerek Elektrik Piyasası Serbest Tüketici Yönetmeliği'ne serbest tüketici grubunda olması gerektiğinin belirtildiğini, ancak dayanak davanın gerekçeli kararında davacı şirketin 2011 yılından önce serbest tüketici olmadığı belirtilmesine rağmen bu dönemde de serbest tüketici kabul edilerek davaya konu bütün dönemlerde alınan bedellerin iadesine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, mahkeme ilamının taraflarınca temyiz edildiğini ve kararın kesinleşmediğini, Yargıtay incelemesinin devam ettiğini, perakende satış hizmet bedelinin tüketicilerden tahsilinin dayanağı kurul kararları olup davacı tarafın açtığı alacak davasında Tarife Metodolojisinin söz konusu hükmünün Danıştay tarafından iptali sonrasında alınan bedellerin tümünün hukuka aykırı hale gelmesinin söz konusu olmadığını, sadece iptal edilen 875 kurul kararının geçerli olduğu dönem olan 2017 yılı için bedellerin hukuka uygunluğu yada hukuka aykırılığının irdelenebileceğini, diğer dönemlerde tahsil edilen bedellerle ilgili olarak tüm kurul kararlarının yürürlükte olduğunu beyan etmekle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının haksız olması nedeniyle esastan da reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, davacının talebi BK 146. madde uyarınca 10 yıllık genel alacak zamanaşımına tabi olduğundan ek dava tarihinden 10 yıl öncesine ilişkin taleplerin zamanaşımına uğradığı, (22/01/2008 tarihi öncesine ilişkin) bu nedenle kesinleşen mahkeme ilamı ile belirlenen miktardan zamanaşımına uğrayan kısım mahsup edildiğinde 22/01/2008 ve 10/2010 dönemleri için 99984950 ve 99931280 nolu aboneler için tahakkuk edecek nispi sayaç okuma bedellerinin 33.473,57 +6.019,39 = 39.492,96 TL olduğunun 20/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda ifade edildiği, ve fazla ödenen bu miktar nispi sayaç okuma bedelinin iadesinin talep edilebileceği, ek dava tarihinden itibaren faize hükmedileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 39.492,96-TL PSHB bedelinin ek dava tarihi olan 22.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin zaman aşımı sebebiyle reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin, EPDK'nın kararları ile bağlı olduğunu, dava konusu bedelleri tahsil ettiği dönemde yürürlükte olan kurul kararlarına uygun hareket ettiğini, müvekkili şirketin abonelerine uygulayacağı tarifeleri belirleme yetkisi olmadığı gibi belirlenen tarifelerin yalnızca uygulayıcısı olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin yetkisi dışında tahsil edilen bedellerden dolayı sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış zaman aşımı süreleri eski kanun hükümlerine tabi olup eski kanunda belirlenen bir yıllık zaman aşımı süresi içerisinde davalar açılmadığını, dava konusu taleplerin dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığa sebep olan 875 sayılı Kurul Kararı'nın EK 2'sini teşkil eden 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplaması ve Tarife Metedolojisi'nin II. Bölümü'nün "B. Perakende Satış Hizmeti tarifesinin hesaplanması değişikliği" bendinin iptalinin yalnızca serbest tüketiciler yönünden olduğunu, davacı taraf ise 11/05/2010 tarihinde serbest tüketici tarifesine geçmiş olup iade istemine ilişkin tarihin ise 2007 yılından itibaren olduğunu, bu nedenle öncelikle davacı taleplerini kabul etmemekle beraber davacı tarafın 11/05/2010 tarihinden öncesinde serbest tüketici olmadığından bu tarihten öncesine ilişkin açılmış olan davanın kabulünün hukuken hatalı olduğunu, davacı tarafın, bedellerin iadesini talep ettiği dönemlerde serbest tüketici olup olmadığının açık bir şekilde ortaya koyması gerektiğini, Danıştay 13. Dairesi’nin 06.04.2011 tarih, 2008/2695 E. 2011/1368 K. sayılı kararıyla, 875 sayılı Kurul Kararı’nın EK 2’sini teşkil eden 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplaması ve Tarife Metodolojisi’nin II. Bölümü’nün “B. Perakende Satış Hizmeti tarifesinin hesaplanması değişikliği” bendi iptal edilerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 24.05.2012 tarih, 2011/1901 E., 2012/798 K. sayılı kararı ile “serbest tüketiciler yönünden” onandığını, 875 sayılı Kurul Kararının gelir gereksiniminin belirlenmesine esas kuralları gerekçelendiren EK 2 sayılı Metodoloji iptal edilmiş olsa da 875 sayılı Kurul Kararının 2, 3, 4, 5, 6 ve 9 numarada yer alan usul ve esaslar ile düzenleyici işlemlerin iptal edilmediğini, EPDK yazıları ve Yargıtay kararı uyarınca; "temel işlemin iptali üzerine sonuç işlem resen iptal edilmiş sayılmaz" prensibi uyarınca bu güncelleştirme ve onaylamalar "uygulanması zorunlu tarife niteliğinde olmakla" her biri için idari yargıda dava konusu edilerek iptalinin sağlanmadığı sürece yürürlükte kalan bu kararların uygulanacağını, bu sebeple müvekkili şirketin tahsil ettiği PSH Bedelinin hukuka uygun olarak tahsil edildiğini, İptal davasına konu 29.12.2010 tarihli ve 3002 sayılı kararının PSH ile ilgili maddesi, bir alt başlıkta yer alan 28.12.2011 tarihli ve 3607 sayılı Kurul Kararı’nın yayımlanmasına kadar sadece 1 yıl yürürlükte kaldığını, tabloda verilen 2011 yılı çeyrek dönem tarife kurul kararlarının yalnızca ilkine (28.12.2010 tarih ve 2999 sayılı) dava açılmış olup bu Kurul kararından sonra yayımlanan ve sonraki çeyrek dönemlerin tarife tablolarını içerir Kurul kararlarına karşı iptal istemi ile dava açılmadığını, olayda davacının serbest tüketici olmadığını, kabul etmemekle birlikte serbest tüketici olduğu düşünülse dahi PHS Bedellerinin iptal konusu olduğu dönemin 01.01.2011-01.04.2011 tarihleri aralığı olduğunu, sadece bu tarihlere ilişkin fazla alınan miktarın talep edilebileceğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, haksız yere tahsil edildiği iddia edilen PSH bedellerinin davalı elektrik şirketinden istirdatı talebine ilişkindir.
Danıştay 13.Dairesinin 06.04.2011 tarih ve 2008/2695 Esas ve 2011/1365 Karar sayılı kararıyla, (EPDK)'nın 875 sayılı Kurul kararının ekinde yer alan 20 dağıtım şirketi için Gelir Gereksinimi Hesaplanması ve Tarife Metodolojisinin Perakende Satış Tarifesinin geçiş döneminde uygulanmasına ilişkin II. Bölümünün B bendi ; "Sayaç okuma ve faturalandırma hizmetlerine ilişkin maliyetlerin abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı ve bu nedenle abone başına sabit bir ücret uygulanması gerektiğinin ortada olduğu, kaldı ki buna ilişkin maliyetlerin metodolojinin 1.Bölümünde abone başına sabit bir ücret olarak belirlendiğinin açık şekilde ifade edildiği" belirtilmek suretiyle iptal edilmiştir.
Danıştay 13.Dairesinin anılan kararı ise; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24.05.2012 tarih ve 2011/1901 Esas - 2012/798 Karar sayılı kararı ile "Davacı şirketin ürettiği elektriği serbest tüketicilere sattığı ve perakende satış hizmet tarifesinin Kwh üzerinden alınmasına ilişkin kuralın "Serbest tüketiciler" yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasında bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının dava konusu işlemlerin iptali isteminin "serbest tüketiciler"e yönelik olduğu dikkate alındığından, Daire kararının da "serbest tüketiciler"le sınırlı olarak uygulanacağı belirtilerek onanmıştır.
İptal kararları, iptali istenen tasarrufu ve ona bağlı işlemleri yapıldıkları tarihten itibaren ortadan kaldırır, geçmişe etkilidir, işlem hiç yapılmamış gibi hüküm ve sonuç doğurur, işlemden önceki hukuki duruma dönülür ve genel etkilidir.
Dosyada yer alan faturalar ve diğer belgelerin incelenmesinde; davalı şirketin, tüketim miktarı üzerinden nispi olarak belirlediği PSH bedeli ile diğer bedellerin toplamına KDV ilave ederek ödenecek tutarı içeren faturaları düzenlediği, davacı şirketin de düzenlenen faturalara esas bedelleri davalıya ödediği anlaşılmaktadır. Nitekim, bu husus, taraflar arasında uyuşmazlık konusu da değildir. Uyuşmazlık, fatura kapsamında ödenen PSH bedellerinin davalıdan istirdadı talebinde bulunan davacının 2007-2011 yılları arasında serbest tüketici olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin söz konusu ... Karar sayılı dosyasına ek dava niteliğinde bulunduğu, anılan dosya evrakları incelendiğinde davacının UEDAŞ’dan gelen 2008 tarihli müzekkere cevapları uyarınca serbest tüketici olduğu, bozma ilamı sonrası EPDK’ya yazılan müzekkere cevabından iptal edilen hükmün 01/09/2006 – 31/12/2010 tarihleri arasında uygulandığı, mahkemece de aynı tarihlere ilişkin talep yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak karar verildiği, kararın Yargıtay 3 HD 2020/3112 E, 2020/6621 K sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür.
Dava konusu alacak 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğrayan 2017 yılı faturaları hesaba katılmaksızın hesaplama yapılmış, 2018-2010 dönemleri arasında bu süre dolmadığından davalının zamanaşımı itirazı red edilmiştir.
Emsal Yargıtay kararları, Danıştay ilgili dairesinin iptal kararı, Yargıtay ilamı ile onanan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin söz konusu ...Karar sayılı dosyası dikkate alındığında, davalının yapmış olduğu işlem, EPDK kararına dayalı olup, bu karar iptal edildiğinden, nisbi oranda kesintinin yasal dayanağı kalmamıştır. EPDK da, bu iptal üzerine artık, sayaç okuma bedelinin sayaç başına maktu olarak belirlemeye başlamıştır. İptal hükmünün iptal öncesi tahsilatlara da uygulanması geriye yürümesi, iptal edilen kararın hiç alınmamış olduğu sonucunu doğurması kabul edilmelidir.
Somut davada da; davalı tarafından dava konusu edilen okuma bedelinin enerji tüketim miktarına göre değil, okuma başına sabit ücret uygulanması suretiyle tahsili gerektiği, EPDK yazı cevabı dikkate alındığında iptal edilen hükmün 01/09/2006 – 31/12/2010 tarihleri arasında uygulandığı ve bu tarihler arasında davacının talepte bulunabileceği, buna göre dava konusu dönemde davalının sayaç okuma bedeli olarak yapacağı tahsilatın ancak dava zamanaşımı göz önüne alındığında 2018-2010 dönemleri itibari ile 112,55 TL ile 103,09 TL olması gerekirken 33.576,12 TL ile 6.122,48 TL tahsilat yapıldığı, bu duruma göre davacıdan 39.492,96 TL fazla sayaç okuma bedeli altında tahsilat yapıldığı, mahkemece de usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda karar verdiğine göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.697,76 TL’den, peşin alınan 674,44 TL’nin mahsubu ile bakiye 2.023,32 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatırana iadesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 362/1-a maddesine göre KESİN olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır