Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, ölüm ve cismani zarar tazminatı davasında ihtiyati haciz ve geçici ödeme talebinin reddine ilişkin ara karar istinafını değerlendiriyor.
Özet: Trafik kazası sonucu babalarını kaybeden davacılar, müteveffanın tam kusurlu olduğu belirtilen bir araç çarpması neticesinde öldüğünü iddia ederek maddi ve manevi tazminat, geçici ödeme ile teminatsız ihtiyati haciz talep etmiş; yerel mahkeme ise kusur durumunun ancak yargılama ile ortaya çıkabileceği ve yaklaşık ispatın gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz ile geçici ödeme taleplerini reddetmiştir. Davacılar, mahkemenin bu ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C. BURSA BAM ...HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO ...
KARAR NO :...
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ...
KARAR NO : --
KARAR TARİHİ : 08/01/2024 Tarihli Ara Karar
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 24/01/2024
DAVACILAR : 1-T...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 1 -...
..........
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ : 07/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2024
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında mahalli mahkemesince ihtiyati haciz ve ön ödeme talebinin reddine dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin babasının, 22/06/2023 tarihinde ... ili ... ilçesinde davalının kullanmış olduğu ve diğer davalının sigortalısı olan aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini, ceza davasında alınan bilirkişi raporuna göre davalının asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin tüm ihtiyaçlarının müteveffa tarafından karşılandığını, yaşanan olaydan sonra maddi ve manevi zorluk yaşadıklarını beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkilleri lehine ayrı ayrı 500.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000,000,00TL manevi tazminata, müvekkilleri lehine ayrı ayrı 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma, cenaze defin masrafları) (sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla) davalı sürücüden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden avans faizi ile müşterek ve müteselsilen tahsiline, ekonomik açıdan zor durumda olan müvekkilleri lehine dava değeri kadar geçici ödeme yapılmasına, davalıların taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına aksi halde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...n ... vekili cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu elim olaya ilişkin ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. No'lu dosyasında davacısının diğer mirasçı müteveffanın ölüm tarihindeki resmi nikahlı eşi ... ... olan derdest dava dosyası bulunmakta olup, ... ... tarafından sigorta şirketinden alınan ödemeler eldeki davada davacı tarafların hakkını da kapsamakta olduğunu, bu nedenle mirasçılık payları oranında ... ... bulunabilecekleri talepler değerlendirilerek, eldeki davanın "maddi tazminat yönünden" konusuz kalıp kalmadığının araştırılmasını, müvekkilin kasıtlı eyleminin söz konusu olmadığını, müteveffanın da kusuru bulunduğunu, müvekkilinin asgari ücretle çalıştığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müteveffanın kesin olan düzenli gelirlerinin baz alınarak hesap yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı HDI sigorta vekili cevap dilekçesinde, müteveffanın eşi tarafından müvekkili şirket aleyhine destekten yoksun kalma tazminat talepli açılan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/698 Esas sayılı dosyasında tarafların sulh olduğunu, müvekkil şirket tarafından 833.720,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 992.495,00- TL ödeme yapıldığını, müteveffanın anne ve babası tarafından müvekkil şirket aleyhine ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında açılan tazminat talepli davada tarafaların sulh olduğunu, müvekkil şirket tarafından 350.213,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 414.110,50- TL ödeme yapıldığını, kaza tarihi itibari ile müvekkil şirket tarafından tanzim edilen poliçede teminat limiti 1.200,000 TL olup, 1.183,93,00 TL asıl alacak ödemesi yapıldığını, kalan bakiye teminat limitinin 16.067,00TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun araştırılmasını, yapılacak hesaplamanın genel şartlara göre aktüer siciline kayıtlı aktüer tarafından yapılmasını, SGK'dan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının araştırılmasını, bir ödeme alınmış olması halinde hesaplanacak tutardan düşülmesini, müvekkili yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, avans faiz talebinde bulunulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 08/01/2024 tarihli ara karar ile, kazanın meydana gelmesindeki tarafların kusur durumunun ancak yargılama ile ortaya çıkabileceği, bu hususta dosyaya sunulan belgeler uyarınca yaklaşık ispatın gerçekleşmediği ve dosyada kanaat getirici yeterli bilgi ve belge bulunmadığından ihtiyati haciz talebinin ve geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, dava konusu olayın haksız fiil olması nedeniyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan...Esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılması ile öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını aksi halde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava değeri kadar geçici ödeme yapılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, talep ihtiyati haciz ve geçici ödeme istemine ilişkindir.
Geçici ödeme, haksız fiil sebebiyle meydana gelen zararın karşılanması için açılan tazminat davalarında hükmedilen ve yargılama sonucunda hükmedilecek zarara mahsuben yapılan bir ön ödemedir. Ön ödeme geçici bir karardır. Bu geçici ödemenin miktarı, geçici ödemeler ne HMK.’da düzenlenmiş olan ihtiyati tedbir niteliğindedir, ne de İİK.’nda düzenlenmiş olan ihtiyati haciz niteliğindedir. Tam tersine, aynı ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi ayrı bir geçici hukuki koruma türüdür. Çünkü HMK’nın 389. maddesi gereğince ihtiyati tedbir, sadece dava konusu uyuşmazlıklar hakkında verilebilen bir geçici hukuki koruma türüdür. Dava konusunun para alacağı olması halinde ise kural olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.(Kuru/Arslan/Yılmaz (Usul), s. 580-581; Pekcanıtez/Özekes/Atalay (Usul), s. 711- 713.)
Geçici ödemelerin Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olan diğer geçici hukuki korumalardan biri olması sebebiyle, geçici ödeme kararları bir ara karar mahiyetindedir. Bu sebeple de mahkeme iş bu ara kararından yargılama sonuçlanmadan önce her zaman dönebilir. Çünkü mahkemenin vermiş olduğu ara kararlar ile kural olarak taraflardan birisi lehine herhangi bir usuli kazanılmış hak oluşmaz. Yine geçici ödeme ara kararı yargılamayı sona erdirmediği için bu karara karşı doğrudan kanun yoluna gidilmesi de mümkün değildir. Ancak asıl karar ile birlikte kanun yoluna gidilebilir. (Yargıtay 10. HD 19/01/2021 tarih ve 2020/8678 - 2021/412 sayılı ve 4. HD 05/03/2020 tarih ve 2020/289 2020/1134 sayılı ilam)
Geçici ödemelerin istinaf başvurusuna tabi olmaması nedeniyle davacılar vekilinin bu husustaki istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İhtiyati haciz müessesesi 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemenin ilk fıkrası şu şekildedir: "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." Kanun koyucu bahsi geçen düzenlemede ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan şartları düzenlemiştir. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.
Kanun koyucu düzenlemeyi yaparken taraflar arasındaki menfaat dengesinin korunması ve aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafın tedbir süresince doğabilecek zararlarının tazmini amacıyla teminat müessesesini getirmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 259.maddesinde ihtiyati haciz kararı neticesinde aleyhine tedbir uygulanan borçlunun haklı çıkması durumunda doğması muhtemel zararların tazmin edilmesi amacıyla mahkeme tarafından uygun görülecek bir teminatın yatırılması düzenlenmiştir. Anılan hüküm uyarınca taraflar arasında menfaat dengesi kurulmuş olacaktır. Ancak, davalının banka hesaplarına da sirayet eden haciz nedeniyle hesaplarıyla ilgili tasarrufu sınırlandığından, asgari düzeyde geçimini temin etmesi bakımından yalnızca araçlar ve taşınmaz mallar üzerine haciz konulması hacizde ölçülülük ilkesi bakımından hakkaniyete uygun olacaktır. Somut olayda davacıların uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla işbu dava açılmıştır.
Haksız fiil neticesinde, uğranılan zararın olay tarihi itibariyle muaccel olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Ceza dava dosyası içeriği ve kusur raporuna göre Kanun koyucu tarafından 2004 sayılı İİK'da ihtiyati haciz bakımından belirlenen şartların oluştuğunun kabulü gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, dava değerinin %15'i teminat mukabilinde ihtiyati hacizde ölçülülük ilkesi dikkate alınarak davalıların araç ve taşınmazları ile sınırlı olarak dava değerini aşmamak kaydıyla ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekilinin geçici ödemeye ilişkin istinaf başvurusunun usulden reddine, istinaf başvurusunun ihtiyati haciz talebi yönünden kabülü ile ilk derece mahkemesinin ara kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b.3 maddesi gereğince kaldırılarak, bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediği gibi, ihtiyati hacze ilişkin taleplerin ivedi işlerden olması nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun geçici ödeme yönünden usulden reddine, ihtiyati haciz talebi yönünden KABULÜ ile ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından verilen 08/01/2024 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK 353/1-b.3 maddesi uyarınca YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
a)Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin dava dilekçesinde belirtilen 1.001.000,00.-TL dava değerinin %15'i oranında (150.150,00-TL) teminat karşılığında KABÜLÜNE,
b)Belirlenen teminatın davacı tarafından depo edilmesi halinde davalıların üzerine kayıtlı araçlar ve taşınmaz malları ile sınırlı olmak kaydıyla ve dava değeri ile sınırlı olacak nitelikte ihtiyati haciz konulmasına,
2-İstinaf eden tarafından ödenen istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin nihai kararda dikkate alınmasına,
4-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, yetkili icra dairesinde ihtiyati haczin infazının yapılması hususunda talep eden davacının muhtariyetine,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 07/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza