Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin istinaf kararı, icra takibi başladıktan sonra bono sahteciliği ve bedelsizlik iddialarına dayalı ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulması talebinin HMK 209 kapsamında incelenmesini konu almaktadır.
Özet: Davacı vekili, müvekkili tarafından bir araç kiralama sözleşmesinin teminatı olarak verilen ancak aracın iadesiyle bedelsiz kalan bir bononun davalı tarafından hileli şekilde doldurulup üçüncü kişiye ciro edilerek 5.300.000 TLlik icra takibine konulması üzerine, senedin bedelsizliği ve sahtecilik iddialarına dayanarak aleyhindeki icra takibinin HMK 209 maddesi gereğince ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep etmiştir; ancak ilk derece mahkemesi icra takibi başladıktan sonra bu şekilde tedbir kararı verilemeyeceğini belirterek talebi reddetmiş, davacı vekili ise senedin usulsüzlüğünü ve dolandırıcılık soruşturmasını gerekçe göstererek kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/332 ( KABUL KALDIRMA)KARAR NO : 2026/781T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : DR.... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 12/01/2026 tarihli ara kararESAS-KARAR NO : 2026/5 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 21/05/2026YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, davalı ... ile müvekkili arasında kira sözleşmesinin olduğunu, mülkiyeti daha önce müvekkile ait olan ... adresindeki taşınmazı, müvekkilinin davalı ...'a kiraladığını, aralarındaki kiracı- kiralayan ilişkisi ve samimiyetten dolayı, ...'a 11/11/2022 tarihinde ... Otomotiv Ticaret Limited Şirketinden ... plakalı araç kiralandığını, anlaşmaya göre kira bedelini ...'ın ödeyeceğini ve kiralama karşılığında teminat olarak müvekkilinin de 11/11/2022 tarihli bonoyu ... Otomotiv Ticaret Ltd. Şti adına ...'e verdiğini, bononun ... plakalı aracın kiralanması nedeniyle kira bedelinin ödenmesinin teminatı olarak ... Otomotiv Ticaret Ltd. Şti'ne verilmiş olduğunu, aracın iade edilmesi nedeniyle senedin bedelsiz kaldığını, ... Otomotiv'e ve ... müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını, kira ilişkisi sona erip, araç ... Otomotiv Ticaret Ltd. Şti' ne iade edilmesine rağmen teminat olarak müvekkilinin verdiği bononun müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin senedi ...'dan istemesine rağmen, ...'ın senedi kaybettiğini, bulamadığını beyan ederek müvekkiline vermediğini, ... ile müvekkili arasında konut kira ilişkisinden dolayı uyuşmazlık çıktığını, elinde bulunan boş senedin ... tarafından doldurulup üvey kızı ...'e ciro edildiğini ve ciro edilen bonoyu Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2025/15924 esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine koyduğunu, senedin bedelsiz olduğunu ve bedelsiz senedin takibe konulduğunu, takip talebinde ...'ın borçlu olarak gösterilmemesi, aralarında alacak borç ilişkisinin bulunmadığını ortaya koyduğunu, ...'in kötü niyetli olarak senedi takibe koyduğunu, müvekkilinin şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2025/66862 soruşturma sayılı dosyasına yapılan soruşturma sonucunda dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından Ankara 35.Ağır Ceza Mehkemesi'nin 2025/176 Esasında kamu davası açıldığını, müvekkilinin borcu olmadığı halde 5.300.000,00 TL tutarlı senetten dolayı icra tehdidi altında olduğunu bu sebeplerle Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2025/15924 Esas sayılı dosyasında takibe konulan bono ve icra dosyasında müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve icra dosyasında başlatılan takibin HMK 209 maddesi gereğince ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; icra takibinden sonra ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği belirtilerek ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, takibe konu senedin usulsüz olarak ele geçirilerek doldurularak icra takibine konu edildiği, HMK md. 209 hükmü gereği yaklaşık ispat kuralının yerine getirilmiş olması nedeniyle HMK md. 309 maddesi ve ihtiyati tedbire ilişkin sair HMK hükümleri gereği icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık somut olayda HMK’nun 209. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talebe konu uyuşmazlık, icra takibinden sonra HMK’nın 209 ile 390 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde, ihtiyati tedbir talep eden tarafın sahtecilik ve bedelsizlik iddiasına dayalı olarak, takipten sonra HMK'nun 209. maddesi gereğince teminatsız olarak, icra takibinin tedbiren durdurulmasının talep edildiği, mahkemece somut olayda İİK'nın 72/3. maddesine göre karar verildiği anlaşılmıştır.Davacının talebi, açıkça teminatsız olarak icra takibinin HMK 209. maddesi kapsamında tedbir yolu ile durdurulmasına ilişkindir. Hukuk yargılama usulünde yargılamaya hakim olan ilkelerden HMK' nın 24.maddesindeki "Tasarruf İlkesi", 25.maddesindeki "Taraflarca Getirilme İlkesi" ve özellikle 26. maddesindeki "Taleple Bağlılık İlkesi" gereğince hakim tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu nedenle mahkemece davacı tarafın HMK' nın 209. maddesi gereğince yapmış olduğu talep bu kapsamda değerlendirilmeli ve toplanan delillere göre bir karar verilmelidir. Açıklanan bu nedenlerle mahkemece davacı tarafın talebinin HMK'nın 209. maddesi kapsamında olduğu gözetilerek, ihtiyati tedbir hususunda bir karar vermesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılmış, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/5 Esas, 12/01/2026 tarihli kararının KALDIRILMASINA,2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 21/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan...e-imzalıdır Üye... e-imzalıdırÜye... e-imzalıdırKatip... e-imzalıdırNOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."