İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, aynı ticari unvanın kullanımıyla haksız rekabet ve tecavüzün önlenmesini talep eden, bilirkişi raporuyla desteklenmiş ticari unvanın korunması davası.
Özet: Davacı şirket, uzun yıllardır kullandığı ve ana unsuru "---" olan ticari ünvanının davalı tarafından birebir aynı şekilde tescil edilerek tekel hakkının ihlal edildiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının ünvanının sicilden terkinini, tecavüzün tespitini ve yasaklanmasını talep etmiş, davalının cevap sunmadığı yargılamada bilirkişi raporu, tarafların ünvanları arasında ayniyet derecesinde benzerlik ve aynı faaliyet alanını tespit etmiş olup, mahkeme, Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ünvanın korunması şartlarını, haksız rekabeti ve davacının makul sürede dava açıp açmadığını değerlendirme aşamasındadır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/211 KARAR NO : 2026/570DAVA : Ticari Ünvanın KorunmasıDAVA TARİHİ : 06/03/2025KARAR TARİHİ : 11/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ----- Şirketi, ticaret ünvanıyla tescil edilmiş olup ---- ilinde bulunan ----- isimli devre tatili hizmeti sunan ve binlerce üyesi bulunan otelin, işletme işlerinii yapmakta olduğunu üye aidatlarını toplamakta, otelin temizlik, bakım ve onarımını yapmakta, üyelerin revezvasyonlarını gerçekleştirmekte çalışanların maaş ve sigorta primlerini ödemekte olduğunu, müvekkili şirket, uzun yıllardır turizm, acentecilik, devre tatil hizmeti gibi sektörlerde işbu ticaret ünvanı ile faaliyet göstermekte olduğunu, bilindiği üzere ticaret ünvanı, tacirin ticari işletmesinin tanınmasını ve ayırt ediciliğinin sağlanmasını amaçlayan ibareler olup diğer tacirlerden ayırt etmeye yaradığını, bu kapsamda müvekkili şirketin ünvanında yer alan "---" ibaresi, şirket isminde öne çıkan/ dikkat çekici/ vurgulayıcı söz öbeği olduğunu başka bir deyişle müvekkili şirket ünvanının çekirdek unsuru "------" ibaresi olduğunu beyanla neticeten davalı, müvekkilinin tekel hakkı bulunan "-----" ibaresi ile birebir aynı ticaret ünvanı kapsamında tescil edilmiş olup davalının eylemleri müvekkilin ticaret ünvanından kaynaklanan haklarını ihlal etmekte, bu kapsamda TTK md. 52 uyarınca müvekkil şirket ünvanına tecavüz etmekte, nitekim aynı zamanda yine aynı haksız tescil sebebiyle TTK md. 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, bu sebeple, davalı ticaret ünvanının ticaret sicilinden terkinini, tecavüzün tespiti, yasaklanması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepli işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğu doğduğunu beyanla davasının kabulünü, davalı şirket ticaret ünvanının ticaret sicilinden terkinini, tecavüzün tespitini, yasaklanmasını ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA :Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, TTK 50 vd. maddeleri gereğince ticari unvanın korunması talebine ilişkindir.Davacı, davalı şirketin ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırılık teşkil ettiğini, haksız kullanılan ve tescil ettirilen davalı ticaret unvanının önünde yer alan "-----" ibaresinin her iki şirkette de aynı olduğu, davalı şirket ticaret ünvanının ticaret sicilinden terkinini, tecavüzün tespitini, yasaklanmasını ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, mersisten tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 25.01.2026 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 25.01.2026 tarihli raporunda özetle, "...Davalının ticaret ünvanının davacı ticaret ünvanı ile ayniyet derecesinde benzer olduğu, tarafların aynı ticari faaliyeti yürüttüğü ve davacı ticaret ünvanının daha önce tescil edildiği dikkate alındığında, TTK m.52 uyarınca davalı ticaret ünvanının terkini şartlarının oluştuğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Ticaret unvanının korunması 6102 Sayılı TTK'nın 52 vd maddelerinde düzenlenmiş olup ticaret unvanı, bu hali ile kendine has özel koruma tedbirlerine tabi tutulmuştur. Bu türden açılan davalarda Yargıtay -----.Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulaması gereğince, terkini talep edilen şirkete ait ticaret unvanının ayrıca ek alıp almadığı, tacirlerin iştigal sahalarının benzer olup olmadığı, unvanların genel görünüm itibari ile benzer olup olmadıkları ve bu benzerliklerin üçüncü kişiler açısından karışıklığa neden olup olmayacağı hususları incelenip değerlendirilmektedir. Öte yandan bir başka tacire ait ticaret unvanının terkinini talep eden tarafın davasını belirli ve makul bir süre içinde açması gerekir. Ticaret unvanları tescil ve ilana tabi bulunduğundan makul sürenin hesabında bunun da nazara alınması icap eder. Makul sürenin geçirilmesi halinde sessiz kalma nedeni ile hak kaybı oluşur. Uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı, TTK’da düzenlenmiş değildir. Bu durum Yargıtay ----- Hukuk Dairesi'nin uygulaması ile hukukumuza yerleşmiş olup, yasal dayanağı da TMK’nin 2. maddesidir. Sessiz kalma yolu ile hak kaybının oluşması için öncelik hakkı sahibinin kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili kesin bir süre vermek mümkün değildir. Burada önemli olan öncelik hakkı sahibinin sonraki kullanıma bir süre katlanmış olmasıdır. Bu itibarla bu sürenin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.Terkin talep eden tarafın, sessiz kalma ve göz yumma kast ve iradesi olmasa dahi geçen süre zarfında ticaret unvanının terkini talep olunan tacirin, yapmış olduğu belirli yatırımlarla müşteri çevresi oluşturması, işletmesini geliştirerek belirli kesimlerce tanınır hale getirmesi de mümkündür. Bu açıdan bakıldığında, davanın ihmal yolu ile de geç açılıp hak kaybına uğranması mümkün hale gelebilecektir.(Yargıtay----TTK 45. Maddesi ve ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Ticaret Unvanları Hakkında Tebliğinin 5. Maddesine göre; "Bir ticaret unvanı, Türkiye'nin herhangi bir sicil müdürlüğüne daha önce tescil edilmiş bulunan bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olan ek yapılmadan tescil edilemez." denilmektedir.Dosya kapsamında celp edilen sicil kayıtlarından davacı şirketin 21/04/2022 tarihinde, davalı şirketin ise 13/02/2025 tarihinde kurulduğu, iş bu davanın ise 06/03/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davacı ve davalı şirketin ticaret unvanını incelendiğinde davalının ticaret ünvanının davacı ticaret ünvanı ile ayniyet derecesinde benzer nitelikte olduğu, davacı ---... ünvanı ile davalı --- ... ünvanı incelendiğinde ticari ünvanda bulunması gereken ayırt ediciliğinin son derece düşük ve zayıf olduğu, oluşan bu zayıf farklılığın TTK 45. maddesi bağlamında ayırt ediciliği sağlamadığı, karıştırılma tehlikesi arz ettiği, celp edilen ticari sicil kayıtları incelendiğinden tarafların aynı ticari alanda (turizm ve otelcilik)faaliyet yürüttüğü nazara alındığında davacı tarafından ticaret unvanın korunmasına yönelik talebinin yerinde olduğu, davalı şirketin kuruluş tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında davacı tarafından iş bu davanın makul süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, davanın kabulüne, ---- Ticaret Sicil Memurluğunun ---- sicil numarasına kayıtlı davalı ----- Şirketi ünvanının sicilden TERKİNİNE ve davalı ünvanının tesciline ilişkin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (---- BAM ---- HD. ----Karar sayılı ilamı)HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE,1----- Ticaret Sicil Memurluğunun ----- sicil numarasına kayıtlı davalı ----- Şirketi'nin ticari ünvanının sicilden TERKİNİNE ve davalı ünvanının tesciline ilişkin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,2-Alınması gerekli karar harcı 732,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 8.791,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.493,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.