İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde faili meçhul araç kazasıyla yaya yaralanması sebebiyle açılan cismani zarar tazminat davasının delillerle incelenmesi.
Özet: Bir yayanın, plakası tespit edilemeyen bir aracın çarptığı 24 Şubat 2022 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik ile tedavi giderleri talep ettiği tazminat davasında, bilirkişi raporları plakası belirsiz aracın %25, yayanın ise %75 kusurlu olduğunu; Adli Tıp Kurumu raporu ise davacının kaza sonrası tüm vücut engellilik oranının %1 olduğunu ve iyileşme süresinin üç ayı bulabileceğini tespit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/453 Esas
KARAR NO : 2026/533
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/07/2023
KARAR TARİHİ : 17/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 24/02/2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç seyir halinde iken yaya halinde olan davacı ...'le çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği; davacının ... Üniversitesi Hastanesi'nden 25/04/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %5 oranında malul kaldığı neticeten 500 TL Sürekli iş göremezlik; 250 TL Geçici iş görmezlik;250 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, başvuru konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin başvuran tarafça ispatı gerektiği; başvuru konusu iddia edilen kazaya ilişkin olarak zarar görenin beyanı dışında hiçbir delil bulunamadığı halde, olayın ve zararın tespit edilemeyen araçtan kaynaklandığı ispatlanmış gibi tazminat talep edilmekte olduğundan güvence hesabının sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırı olduğu; 24.02.2022 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak, kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediği ve hiçbir merciye müracaatta bulunulmadığı; kazadan yaklaşık 2 ay sonra 20.04.2022 tarihinde ...’in ...Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede, karşıdan karşıya geçerken plakasını alamadığı beyaz renkli bir aracın çarpması sonucu yaralandığı, yaralanmasına sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikayetçi olduğu; ifade dışında kaza ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, kurumun geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığı, başvuru şartını sağlamayan rapora dayalı başvuru şartını taşımadığı; davacı tarafından KTK m.97’de yer alan eksiklikler giderilmeden dava açıldığı; zararın, kusurun ve müterafik kusurun bilirkişi incelemesi ile gerçekleştirilmesi gerektiği davalı kurumun temerrüde düşmediği bu nedenle açılan davanın öncelikle usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının 24/02/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde sürücüsü ve plakası tespit edilmeyen araç nedeniyle yaralanmasından kaynaklı davalıdan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerini talep edip edemeyeceği, talep edebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 21/02/2024 tarihli duruşma ara kararı ile Savcılık soruşturma dosyası da dikkate alınarak dosyanın trafik bilirkişisi olan ...’a tevdi ile davacının kusur durumunun tespiti için rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda bilirkişi İsmet Akıl'dan alınan 07/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobil ün davacı mağdur yaya ...'in yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %25 (yüzde otuz beş) oranında tali derecede kusurlu olduğu, mağdur yaya ...'in kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 75 (yüzde yetmiş beş ) oranında asli derecede kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin 12/06/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın ATK'ya tevdii ile davacının davaya konu kaza nedeniyle yaralanmasından kaynaklı kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik kapsamında aralarında nöroloji, ortopedi, fizik tedavi uzmanının yer aldığı heyetten maluliyet raporu alınmasına karar verilmiştir. ATK'dan alınan ...tarihli raporda özetle; ... doğumlu, ...’in 24/02/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının ... tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği ve topuk hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre %0, Tablo 3.11’e göre %2+%2 Balthazard formülüne göre toplam alt ekstremite özürlülük oranı %4 olup alt ekstremite özürlülük oranı olup, Tablo 3.2’ye göre %2, Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Mahkememiz 01/04/2026 tarihli ara karar ile ATK raporunun taraflara usule uygun tebliğ edildiği ve tarafların rapora itiraz etmediği anlaşılmakla, dosyanın hekim bilirkişi ile aktüerya alanında uzman bilirkişiye tevdii ile davacının geçici- kalıcı iş göremezlik ve tedavi gideri yönünden davalıdan talep edebileceği tazminat miktarı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespitine ilişkin rapor tanim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda doktor bilirkişi ... ve aktüerya bilirkişi ...'dan alınan 06/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ...’in 24.02.2022 tarihinde plakası ve modeli tespit edilemeyen otomobilin karşıdan karşıya geçerken ...’e çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası nedeniyle; kaza olayının meydana geldiği 24.02.2022 tarihinde geçerli olan ... Hesabı (...) Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm teminat limitinin 500.000,00.-TL, Tedavi gideri limitinin 500,000,00.-TL olduğu, Davacı ...’in 24.02.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında %75 (yüzdeyetmişbeş) oranında asli derecede kusurunun bulunduğu, 24.02.2022 tarihinden, Adli Tıp Kurumunun 30.12.2025 tarih ve 152316 sayılı yazısı ekindeki, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu’nun 24.12.2025 Tarih 20554 sayılı kararında Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1(yüzdeiki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, kazada 50,00 TL SGK kapsamı dışında tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; davacı ... lehine maddi tazminat hesaplandığı, Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 3.190,05.-TL olduğu, Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 31.668,99.-TL olduğu, Davacının geçici bakıcı gideri maddi zararının 1.251,00.-TL olduğu, Davacının tedavi gideri maddi zararının 50,00.- TL olduğu, Davacı tarafından Güvence Hesabına başvurulduğu, ... Hesabı tarafından 02.01.2023 tarihli yazı ile kaza hakkında bir değerlendirme yapılamadığından talebin
karşılanamadığının bildirildiği, ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili 13/06/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile fazlaya ilişkin dava talep ve ıslah haklar saklı kalmak kaydıyla Değer artırım dilekçemizin kabulü ile 31.668,99 TL Sürekli İş göremezlik, 3.190,05 TL Geçici İş Göremezlik , 1.251,00 TL Geçici bakıcı gideri ve 250 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 36.360,04 TL net maddi tazminat alacağının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, alacak için temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, toplam alacak üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacının 24/02/2022 günü plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen otomobil sürücüsü ...seyri sırasında olay mahalli ... Mevkiine geldiğinde, seyir istikametine göre yolun sağından yola giren ve karşıya geçmek isteyen davacıya aracının ön tarafı ile çarptığı, çarpma sonucu meydana gelen yaralanmasından kaynaklı geçici iş göremezlik tazminatı; sürekli iş göremezlik tazminatı; geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri tazminatı talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının kaza tarihi olan 24/02/2022 tarihinde... Üniversitesi Hastanesi'ne başvurduğu, davacının araç dışı trafik kazası nedeniyle sol ayak bileği ve dizinde ağrı şikayetiyle başvuruda bulunduğu ve tedavisinin yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının şikayetçi olması üzerine ... CBS ... soruşturma sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığı; davacının müşteki olarak savcılıkta alınan beyanında özetle, 24/02/2022 günü öğlen saatlerinde karşıdan karşıya geçmek için yola çıktığı yolu yarıladığında beyaz renkli markasını ve modelini hatırlamadığı aracın çarpması sonucunda ayak bileğinin kırdığını hastaneye giderek öğrendiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davacının kaza anına ilişkin aynı gün hastaneye başvuru yaptığı, savcılık dosyasında şikayetçi olduğu, yaralanmanın trafik kazasından kaynaklı olduğu anlaşılmakla iş bu durumun aksinin davalı tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı tarafından davalıya 15.12.2022 tarihinde başvuru yapıldığı halde davalının... sayılı ... tarihli beyan dilekçesinde kaza anında tutanak tutulması ve 2 ay sonra savcılığa şikayette bulunulması nedeniyle kaza hakkında yeterli değerlendirme yapılmadığından bahisle talebin karşılanmadığını beyan etmekle davalının iş bu tarih itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir.
Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır."
Motorlu bir aracı, kendi menfaat ve hesabına işleten, tehlike ve masraflarını üstlenen, araç ile aracın işletilmesi için gerekli personel üzerinde fiilen ve doğrudan doğruya emir ve tasarruf yetkisine (gücüne) sahip olan kimseye işleten denir (Tekinay, Selahattin Sulhi/ Akman, Sermet/ Burcuoğlu, Haluk/ Altop, Atilla:Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 713).
Bir aracı kendi menfaatine, masraflarına katlanmak suretiyle işletmekten amaç, geçici, bir defaya mahsus özel bir kullanma menfaati değil, aracın tahsis amacına yönelik, sürekli, çok daha genel bir nitelikte bir kullanma menfaatidir. Keza, fiili hâkimiyetten de anlaşılması gereken, araçtan bir anlık, geçici bir yararlanma gücü olmayıp, aksine aracın hangi şartlarla ve özellikle hangi kişinin egemenliği altında hareket edebileceğine karar verme gücüdür. Özellikle aracın trafiğe sokulmasına, orada tutulmasına veya trafikten çekilmesine, donatılmasına, bakılmasına, muhafazasına, kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla kullanılması gerektiğine karar verme yetkisi, fiili hâkimiyeti oluşturur. Bir aracın masraf ve tehlikelerini üstlenme ise, onun donatım, bakım ve işletme giderlerini, vergi ve sigorta primlerini ödemeyi ifade eder.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur (Eren, s. 631 vd.; Kılıçoğlu, Ahmet: Borçlar Hukuku, 10. Baskı, s. 264 vd.).
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi sorumluluğu, aracın işletilmesine dayanan tehlike sorumluluğu olarak düzenlediğinden, işleten kusurlu olsa bile, kusur ilkesine göre değil, tehlike ilkesine göre sorumlu olur. Bunun nedeni, böyle bir hâlde işletenin şahsında birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi veya başka bir deyişle, çeşitli sorumluluk normlarının çatışmasıdır. Sorumluluk normlarının çatışması veya aynı kişide birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi hâlinde, tehlike sorumluluğu ilkesi uygulanır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir (Ünan, Samim: “Ergün Atilla Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180).
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır.
Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, işleten ile davalı sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalı işleten ve sigortacıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
Davacının yaralanmasına sebebiyet veren aracın tespit edilememesi nedeniyle davalı ... Hesabı'nın sigorta şirketi yerine geçtiği ve davacının yaralanmasından kaynaklı tazminat talep edebileceği anlaşılmıştır.Davacının iş bu kaza nedeniyle aracın yayaya çarptığı yer, olay mahallinde yaya geçidi bulunup bulunmadığı, var ise çarpma noktasının yaya geçide olan mesafesini gösterir kaza krokisi tanzim edilmediği; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobil sürücüsü seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile olay mahalline yaklaştığı, seyrini sokak içerisinde sürdürmüş olması nedeni ile seyrini mahal şartlara göre ayarlamadığı, yola giren ve karşıya geçmek isteyen yayayı gördüğünde yeterli mesafeden yoldaki mevcudiyetini belirtecek tarzda ikaz ve uyarıda bulunmadığı, olaya mani olmak bakımından zamanın da etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, KTK m. 52/1B ( sürücüler aracının yük ve teknik özelliklerine göre seyrini hava, yol ve trafik durumun gerektirdiği şartlara göre ayarlamak zorundadırlar) kuralını ihlal ettiğinden olayda %25 tali derecede kusurlu olduğu; davacının aracın hız durumunu dikkate almadan hatalı ve tehlikeli biçimde taşıt trafiğine ait kaplamaya giriş yaptığı, mevcut sürati ile seyrini sürdüren otomobil sürücüsüne kural gereği ilk geçiş hakkını vermediği, bu hareketi ile kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, KTK yaya kusurlarının belirtildiği yönetmeliğinin 138 Maddesinde yer alan (güvenli geçiş, önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden evvel güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek zorundadırlar) kuralını ihlal ettiği olayda %75 asli derecede kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının iş bu kaza nedeniyle yaralanmasından kaynaklı %1 kalıcı iş göremezlik ve 3 aya kadar geçici iş göremezlik oluşacağı anlaşılmıştır. ATK raporu içeriğinde davacının yaralanmasından kaynaklı geçici iş göremezlik süresi içerisinde %100 malul kaldığına dair hastane kayıtları da dikkate alınarak hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatı 3.190,05 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 31.668,99 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,;davacının geçici bakıcı gideri tazminatı 1.251,00 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, ...E. ve ...K. sayılı kararında; 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile KTK’nın 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. ... Yukarıda açıklandığı üzere geçici iş göremezlik tazminatı yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E. ve ... K., ... E. ve ... K. sayılı kararları). Dikkate alındığında davacının motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri davalının zorunlu olarak teminat altına aldığı anlaşılmakla belgesiz tedavi giderleri yönünden davacının 50,00 TL tedavi gideri tazminatı talep edebileceği anlaşılmıştır. Davacının tedavi gideri tazminatı 50,00 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Dava dilekçesinde davacınını 250,00 TL tedavi gideri talep ettiği anlaşılmakla fazlaya ilişkin kısmı talep edemeyeceği anlaşılmakla iş bu kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı 3.190,05 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 31.668,99 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının geçici bakıcı gideri tazminatı 1.251,00 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının tedavi gideri tazminatı 50,00 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.470,09 TL karar harcının, peşin yatırılan 179,90 TL harç ve 420,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 1.870,19 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 36.160,04TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 21.722,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 21.602,51 TL yargılama giderinin ve 179,90 TL peşin harç, 420,00 TL tamamlama harcı ve 179,90 TL başvurma harcı toplamı 22.382,31 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2023 yılı tarifesine göre toplam 3.600,00 TL arabuluculuk davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 3.580,19 TL'nin davalıdan, 19,81 TL'nin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)
9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 17/06/2026
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
HÜKÜM:
HMK m. 305/A uyarınca hüküm kısmının;
''Davacının davasının KABULÜNE,
1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı 3.190,05 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 31.668,99 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının geçici bakıcı gideri tazminatı 1.251,00 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının tedavi gideri tazminatı 50,00 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' ibaresinin
''Davacının KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı 3.190,05 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 31.668,99 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının geçici bakıcı gideri tazminatı 1.251,00 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının tedavi gideri tazminatı 50,00 TL'nin 02/01/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, şeklinde düzeltilmesine,
Mahkememizin 17/06/2026 tarihli hükmün bu şekilde TAMAMLANMASINA,
dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 17/06/2026