İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazasında yaralanan yolcuların sigorta şirketinden cismani zarar ve iş göremezlik tazminatı talebi.
Özet: Davacılar, 2015 yılında yolcu olarak bulundukları aracın karıştığı, davalı şirketin sigortalısı olduğu kamyon sürücüsünün tek asli kusurlu olduğu trafik kazasında ağır yaralanarak geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradıklarını belirterek, sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde maddi tazminat ile ticari faiz talep ederken; davalı sigorta şirketi ise, dava öncesi kendilerine yazılı başvuru yapılmadığı gerekçesiyle usulden itiraz etmiş, sorumluluklarının bulunmadığını ve talep edilen tazminata yasal faiz uygulanması gerektiğini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/550 EsasKARAR NO : 2026/300DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 17/08/2023KARAR TARİHİ : 30/04/2026Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/DAVA/TALEP;Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların yolcu konumunda olduğu 17.08.2015 tarihinde saat:11.45 sıralarında -------- ili, -------- İlçesi, --------- Mahallesinde, --------- nolu --------- devlet yolunu takiben --------- istikametinden ----------- istikametine seyir halinde olan ----------- yönetimindeki, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı -------- plakalı kamyon ile karşı yönden gelmekte olan dava dışı sürücü ---------- yönetimindeki ----------- plakalı otomobilin çarpışmaları sonucu, yaralanma ve maddi hasarla neticelenen dava konusu trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı kaza neticesinde davalı ----------Ş tarafından poliçe altına alınan ---------- plakalı aracı sevk ve idare eden ---------- adlı şahsın, davacıların içinde yolcu olarak bulunduğu ----------- plakalı araca çarpması sonucu yaralanmışlarıdır. ---------- plakalı araç sürücüsü --------- 2918 sayılı Yasa m.46/a, 52/a,b ve 84 maddede sayılan asli kusurlu hallerden şerit tecavüzünde bulunduğundan dolayı 1. Derece tek asli kusurlu olarak yaralamalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde davacıların ağır şekilde yaralandığını, davacıların uğramış olduğu bedensel zararlar neticesinde, geçici ve sürekli iş göremezliğine ilişkin maddi zararların davalı sigorta şirketince müşterek müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde karşılanması yasa gereği olduğunu, davacıların kaza nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların davalı sigorta şirketince kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dâhilinde karşılanması gerektiğini, davacıların kaza nedeniyle sürekli iş göremezliği ve geçici iş göremezliğine ilişkin maddi zararların sigorta şirketince belirlenen limitler dahilinde tazmin edilmesi gerektiğini, --------- plakalı araç sürücüsü --------- 2918 sayılı Yasa m.84 kuralını ihlal ederek kazanın gerçekleşmesinde 1. derece asli ve tek kusurlu olduğu ve kazanın gerçekleşmesine sebebiyet vermiş olduğu aynı konu ile alakalı dava dışı araç sürücüsünün açmış olduğu---------- Esas sayılı dosyasında alınan 09.01.2023 tarihli teknik bilirkişi heyet raporu ile kesin olarak belirlendiğini, davacılar kazanın etkilerini yaşamı üzerinde kısa ve uzun vadeli etkileri görülen kaza geçimlerini ve iş yaşamlarını da sekteye uğrattığını, 17.08.2015 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası nedeniyle davacıların uğradığı maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik ----------- sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL(yüz) ve geçici iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL(yüz) ve ----------- sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL(yüz) ve geçici iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL(yüz) olmak üzere toplamda 400,00-TL(dörtyüz) maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tahsilde tekerrüre yer olmamak kaydıyla davalı tarafından tazmin edilmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket bakımından husumetin dayanağı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında ihdas edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olup, kanunun ikinci bölümü sigorta başlığı altında 91 ile 101 madde arasında hükümler içerdiğini, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir hükmüne havi olup, anlaşılacağı üzere, söz konusu madde sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmadan dava ve/veya tahkime başvuru yolunu ortadan kaldırdığını, tazminat ve giderlerin ödenmesi sürecinde davalı şirkete yapılacak başvurunun usulü ve şartları ile gerekli belgelerin nasıl belirleneceği aynı 6704 sayılı yasanın 3.maddesi ile 26/04/2016 tarihinde değişikliğe uğrayan Karayolları Trafik Kanunu' nun, "Tazminat ve giderlerin ödenmesi" başlıklı 99. Maddesinde düzenlendiğini, davalı şirketin söz konusu kaza nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı yan tarafından talep edilen tazminat taleplerinin avans faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş ise de davacı yanın talebi ticari bir ilişkiye değil, haksız fiile dayanmakta olduğundan davacının ancak yasal faizi talep edebilmesi mümkün olduğunu, söz konusu zarar bakımından davalı şirket sigortalısı yasal faiz ile sorumlu tutulabilecek iken müvekkil şirketin avans faizle sorumlu tutulması hakkaniyete aykırı olacağını, açıklanan sebeplerle; sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. DELİLLER:Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, ---------- Esas sayılı dosyası, ----------- esas sayılı dosyası, Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ------------Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Hasar dosyası ve poliçe, Hastane Kayıtları, Adli Tıp Kurumu Maluliyet Raporu, ESD Araştırması, Sulh ve İbraname sözleşmesi, Dosyadaki sair bilgi ve belgeler. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararlar nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince (1.Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar) doğan maddi zararların 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken özel dava şartı niteliğindeki ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve ihtiyari nitelikteki arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacılar vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine zamanaşımı defi de değerlendirilip aşılarak tahkikata geçilmiş ve tahkikat işlemlerine devam edilmiştir. Ne var ki tahkikat aşamasında davacılar vekili tarafından UYAP sistemi Avukat Portalı üzerinden gönderilen 27/04/2026 tarihli dilekçeyle davadan feragat edildiğinin beyan edildiği görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nin 74. maddesi kapsamında dosyaya mübrez vekaletname üzerinde yapılan incelemede davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Davalı sigorta şirketi vekili tarafından beyan dilekçesi sunulduğu ve tarafların sulh olduğunun bildirildiği anlaşıldı. Buna göre davadan feragat edilmesi halinde yargılama giderleri taleplerinin bulunmadığının beyan edildiği anlaşıldı. 6100 sayılı HMK'nin 309/1.maddesi gereğince; feragat dilekçe ile veya sözlü olarak yapılır. HMK'nin 310/1 maddesi gereğince; Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nin 309/2.maddesine göre ise; feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. HMK'nin 309/4 maddesine göre de; Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. 6100 Sayılı HMK'nin 311.maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü bulunmaktadır.6100 Sayılı HMK'nin 312/1.maddesine göre ise "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat veya kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerini mahkumiyet, ona göre belirlenir." hükmü bulunmaktadır.Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmede; usulüne uygun olarak yapılan ve davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğindeki vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri 312/1 maddesi gereğince esasında davacılar üzerinde bırakılmıştır. Yapılan feragatin aslında hakkın özünden vazgeçmeye ilişkin olmaması ve dahi davalı vekilinin beyanı da gözetilerek davalı tarafın yapmış olduğu giderler ise kendi uhdesine terk edilmiştir. Ayrıca yargılama gideri kapsamında kalan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A- (13) maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gereğince--------bütçesinden AÜT uyarınca ödenen arabuluculuk ücretinin ise vaki feragat beyanı ve özellikle işbu dava KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olup, ayrıca 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. Fıkrası uyarınca gerek sigorta gerekse işleten ve/veya sürücü yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı, buna göre ZMMS 2918 sayılı yasada düzenlenmiş olup trafik sigortacısına ve diğer sorumlulara karşı açılacak davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğundan davalının arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla olaya göre işbu ihtiyari nitelikteki arabuluculuk giderinin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın, FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2-)Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacılar üzerinde bırakılmasına,3-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davalı üzerinde bırakılmasına,4-)492 Sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin (III) kısmınin 2-a fıkrası gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, Harçlar Kanununun 22.maddesi gereğince davanın ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat ile sonuçlanmış olması nedeniyle 2/3'ü alınacağından, alınması gereken 488,00 karar ve ilam harcının başlangıçta alınan (269,85 TL) peşin harçtan mahsubu ile bakiye 218,15 TL peşin harcın davacılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesine göre AÜT uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansınin yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına ) Dair, taraf vekillerinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/04/2026