İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari şirket ortaklığının tespiti ile genel kurul kararının iptali istemli istinaf davasında, pay devri sözleşmesinin geçerliliği ve genel kurul onayı hakkındaki "hakkın kötüye kullanılması" değerlendirmesini ele alıyor.
Özet: Bir limited şirket ortağı, noterde yapılan hisse devri sözleşmesiyle paylarını devretmiş olmasına karşın, ödeme almadığını, ilgili kararı imzalamadığını ve hisse devri için zorunlu genel kurul onayının bulunmadığını ileri sürerek ortaklığının tespitini ve genel kurul kararının iptalini talep etmiştir. Davalı ise davacının sözleşmeyi imzaladığını, bedelini aldığını ve tüm ortakların katılımıyla gerçekleşen devirde ayrıca genel kurul onayına gerek olmadığını savunarak davanın reddini istemiş; ilk derece mahkemesi ise davacının bizzat taraf olduğu devir işleminde ayrıca genel kurul onayı talep etmesini hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirerek davayı reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1469
KARAR NO: 2026/768
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/01/2022
NUMARASI: 2021/1047 Esas - 2022/72 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Ortak Olduğunun Tespiti ile Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: .../04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/04/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ..., iki kurucu olarak 31.08.2021 tarihinde, ... Mah. .... BLOK SK. ...Sitesi .... Blok No:.... ... adresinde, ... Mersis Numaralı ...'ni kurduklarını, kurulan Şirketin sermayesi, beheri 250 Türk Lirası değerinde 400 paya ayrılmış toplam 100.000,00 TL olarak belirlendiğini, dava dışı şirket ortağı ... tarafından beheri 250,00 TL değerinde 280 adet paya karşılık gelen 70.000,00 TL, müvekkili ... tarafından ise beheri 250,00 TL değerinde 120 adet paya karşılık gelen 30.000,00 TL nakdi taahhüt verilmesi suretiyle Limited Şirketin kurulumu gerçekleştirildiğini, şirketin kurulması sonrasında, kurucular arasında şirketin yürütülmesi konusunda çıkan anlaşmazlıklar sebebiyle taraflar kendi aralarında anlaşarak .... Noterliği'nde 01.10.2021 tarihinde (... Yevmiye Numaralı) bir Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi akdettiklerini, akdedilen sözleşme uyarınca dava dışı şirket ortağı ...'in , müvekkilin beheri 250,00 Türk Lirası değerinde olan 120 adet payına karşılık 30.000,00 TL hissenin tamamını devraldığını, ve ayrıca 30.000.00 TL tutarındaki devir bedelinin tamamını müvekkile nakden ödediğini beyan ettiğini, ancak bu sözleşme sırasında veya sonrasında herhangi bir zaman davalı tarafından müvekkiline bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin 2021/001 Karar no.lu 01.10.2021 tarihli Hisse Devri Karar Örneği başlıklı metne hiçbir şekilde imza atmadığını, devir için temel şart olan ortaklar genel kurulunun onayının olması şartının gerçekleşmediğini, noterden yapılan hisse devrinin geçerli olabilmesi için buna bağlı olan geçerli bir ortaklar kurulu kararının da var olması gerektiğini, müvekkili yanıltarak hisselerini devralan ve şirkette tek ortak olarak kalan dava dışı şirket ortağı ...'in, devraldığı payları üçüncü kişilere devretme riski de bulunduğunu belirterek müvekkilinin hala ...'nin ortağı olduğunun tespiti ile 01.10.2021 tarih, 2021/001 Karar Numaralı Ortaklar Genel Kurul Kararının iptaline, devir alınan hisselerin üçüncü kişilere devredilmesinin önüne geçilebilmesi için dosyada öncelikli inceleme yapılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Noterliğinin 01.10.2021 tarihli Limited Şirket pay devri sözleşmesi ile 250 TL değerinde olan 120 adet hisse payını 30.000 TL karşılığında dava dışı ...'e devretmiş olup bedelini aldığını noter huzurunda ikrar etmek suretiyle imzaladığını, Limited Şirketin tek ortaklı veya iki ortaklı olduğu durumlarda esas sermaye payının devrinin gerçekleştirilmesi bu iki ortağın veya ortakların temsilcilerinin katılımıyla da gerçekleştirilebileceğini, somut olayda payın devri sözleşmesine davacı da katılmış olup mezkur şirketin başkaca ortağı bulunmadığından ayrıca bir Ortaklar Genel Kurulunun onayının alınması gerektiği yönündeki iddiası ve talebi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, 01.10.2021 tarih, 2021/001 tarihli Genel Kurul Kararında bulunan imza davacıya ait olup söz konusu imzayı ... ve ... yanında bulunur iken atmış olup bu karar altındaki imzayı inkar etmesi de kötü niyetli bir davranış olduğunu, bahsi geçen karar defteri üzerinde yapılacak olan imza incelemesi neticesinde bu husus tespit edileceğini, davacının bahsi geçen karardaki imzanın kendisine ait olmadığı (kabul anlamına gelmemek üzere) kabul edilse dahi işbu Genel Kurul Kararı geçersiz hale gelmeyeceğini, limited şirket toplantı ve karar nisaplarına bakıldığı zaman hisse devrinin onayına dair özel bir onay öngörülmediğini, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile bu karar alınabileceğini, somut olayda davacının imzası (kabul anlamına gelmemek üzere) iddia edildiği gibi sahte olsa dahi bu Genel Kurul kararı salt çoğunluğu sağladığı için geçerli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Somut olayda payın devri sözleşmesine davacı da katılmış olup mezkur şirketin başkaca ortağı bulunmadığından ayrıca bir Ortaklar Genel Kurulunun onayının alınması gerektiği yönündeki iddiası ve talebi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değerlendirilmiştir. Davacının payını devri sonrası bu türden bir davayı açmasında hukuki menfaati olmadığı gibi sonuca da etkili değildir. Bir an için davacının bahsi geçen karardaki imzanın kendisine ait olmadığı kabul edilse dahi işbu Genel Kurul Kararı geçersiz hale gelmeyecektir. Limited şirket toplantı ve karar nisaplarına bakıldığı zaman hisse devrinin onayına dair özel bir onay öngörülmemiştir. Toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile bu karar alınabilir. Somut olayda davacının imzası iddia edildiği gibi sahte olsa dahi bu Genel Kurul kararı salt çoğunluğu sağladığı için geçerlidir. Davacının pay devir bedelini alındığı iddiası başka bir davanın konusu olup söz konusu Genle kurul kararının hükümsüzlüğünde hukuki menfaati olmadığı gibi iki ortaklı Limited şirketlerde Genel kurul kararı olmadan dahi tescil edilebilir noter belgesi genel kurul yerine geçer. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No: 2014/14676 Karar No: 2015/409 emsal içtihadında da belirtildiği gibi 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noter tarafından onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlandığı, taraflar arasındaki pay devrinin noterde yapıldığı, şirket iki ortaklı olup ortaklar hisse devri konusunda anlaştığından noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulü gerekeceği ...denilerek noter belgesinin dahi kurul kararı yerine geçeceği kabul edilen bu durumda bu olaydaki gibi alınmış bir genel kurul kararının iptalinin istenmesinde hukuki yararı bulunmadığından TMK 2.madddesine aykırılık oluşturacağından yerinde görülmeyen davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK'nın 595. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca "şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir, bu onayla geçerli olur. " hükmünü amir olduğunu, somut olayda ortaklar genel kurul onayı alınmadığından pay devrinin hukuken geçerlilik taşımadığını, ancak mahkemenin bu maddeyi gözardı ederek Genel Kurul kararının hükümsüzlüğünde hukuki menfaat olmadığı gibi iki ortaklı Limited Şirketlerde Genel Kurul kararı olmadan dahi tescil edilebilir noter belgesinin genel kurul kararı yerine geçebileceği kararını verdiğini, davacının 2021/001 Karar numaralı 01.10.2021 tarihli Hisse Devir Karar Örneği başlıklı metne hiçbir şekilde imza atmadığını, devir için şart olan ortaklar genel kurul onayının olması şartının gerçekleşmediğini, dava dışı şirket ortağı ...'in .... Noterliği'nde akdedilmiş olan ... Yevmiye Numaralı Sözleşmede attığı imzasının üzerinden geçmek suretiyle davacının imzasını taklit ettiğini, bu şekilde pay devrinin temel şartı olan ortaklar genel kurulu onayının gerçekleşmesini sağladığını, bu hususun, teknik bilirkişilerin yapacağı bir imza incelemesiyle açıkça ayırt edilebilecek nitelikte olduğunu, ancak Yerel Mahkeme tarafından herhangi bir teknik bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın reddine kararı verildiğini, noterden yapılan hisse devrinin geçerli olabilmesi için buna bağlı olan geçerli bir ortaklar kurulu kararı olmasının şart olduğunu, dava dışı konumda olan şirket ortağı ...,'in davacının böyle bir karara imza atmadığını bilmesine rağmen onun yerine imza atmak suretiyle tescil işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu nedenle davacının çok ağır zarara uğradığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, limited şirket ortağı olduğunun tespiti ile 01/10/2021 tarihli 2021/001 karar numaralı ortaklar genel kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının diğer ortağa yaptığı pay devrinin geçerli olup olmadığı ve genel kurul kararının iptalini gerektirip gerektirmediği noktasındadır.
Davalı şirketin dava dışı ... ve davacı tarafından kurulduğu, kuruluşta şirket sermayesinin beheri 250 Türk Lirası değerinde 400 paya ayrılmış toplam 100.000,00 TL olduğu, ...'in 280 adet paya karşılık gelen 70.000,00 TL, davacının ise 120 adet paya karşılık gelen 30.000,00 TL sermaye payının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilahare .... Noterliği'nin 01.10.2021 tarih ve ... Yevmiye Numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davacının şirkette bulanan 120 hissesinin tamamını nominal bedeli olan 30.000 TL karşılığında dava dışı diğer ortağa devrettiği "bedelini kendisinden nakden ve tamamen aldım" kaydının bulunduğu, yine 01/10/2021 tarihli davacı ve dava dışı diğer ortağın katıldığı genel kurul toplantısı ile hisse devrinin kabulü ile şirket pay defterine işlenmesine karar verildiği, ticaret siciline tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Limited Şirket genel kurul kararların butlanı ve iptalinde, 6100 sayılı TTK'nın 622. maddesi yollamasıyla Anonim Şirket genel kurul kararlarının butlanı ve iptaline ilişkin hükümler uygulanır.
TTK'nın 445. Maddesinde, 446 ncı maddede belirtilen kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilecekleri; 447. Maddede ise, genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlarının batıl olduğu düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/11-1048 esas 2014/430 sayılı kararında vurgulandığı üzere; "Hükümsüzlük halleri, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ele alınabilir. Kavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getiri.Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir. Hâkim tarafından de re'sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir. Şirket hukukundaki emredici hükümlere göre, genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir. Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasındır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur." Genel kurul kararlarının yokluğu halinde, iptal davası değil, Genel Kurul kararının yok olduğunun tespiti anlamında bir "tespit davası" açılır. Bu dava herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tâbi olmadığı gibi, herkes tarafından ileri sürülebilir ve yargıç tarafından da re'sen dikkate alınır.
Limited Şirketlerde pay devri TTK 595 – 598 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre; pay devri dört aşamada gerçekleşmektedir. Öncelikle pay devir alan ile devreden arasında yazılı şekilde bir sözleşme yapılmalı ve sözleşmedeki imzaların noterde onanmalıdır. İkinci aşamada ana sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı müddetçe TTK 595/2 maddesi gereği genel kurulun hisse devrine onayı vermesi gerekir. Devir bu onay ile geçerlilik kazanmaktadır. Genel kurulun onamasına kadar devir sözleşmesi askıdadır. (TTK 595 gerekçesi) TTK 595/3 maddesi gereği başvurudan itibaren 3 ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onay verilmiş sayılır. Miras, mal rejimi ve icra yoluyla hisselerin geçmesi halinde tüm haklar ve borçlar genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap edene geçer. Buna rağmen şirket onayı reddedebilir (TTK 596/2 vd.) Üçüncü aşamada genel kurulca devre onay verilmesi halinde devralanın pay defterine ortak olarak kaydı yapılır. Pay defterine kayıt kurucu olmayıp açıklayıcı nitelikte bir işlemdir. Pay devri ortaklar genel kurulunun onay kararıyla gerçekleşmekte olup pay defterine kayıt pay sahipliğinin şirkete karşı ileri sürülmesi bakımından durumun tespitini sağlayan işlemdir. Dördüncü aşama ticaret siciline tescil işlemidir. (TTK 598) Tescil için şirket müdürü tarafından ticaret sicile başvurulması gerekmektedir. Başvurunun 30 gün içinde yapılmaması halinde ayrılan ortak adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Bunun üzerine ticaret sicili müdürü şirkete iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir. Sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişinin güveni korunur. Ticaret siciline tescil işlemi pay devri yönünden kurucu bir etkiye sahip olmayıp açıklayıcı bir etkiye sahiptir.
Somut olayda: Davacının şirket ortağı olduğunun tespitine ve buradan hareketle genel kurul kararının iptaline ilişkin davasının gerekçesi noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi bedelinin kendisine ödenmediği iddiasıdır. Noterde yapılan devir sözleşmesinde bahsedilen bedelin ödenmediği iddiası dışında bu sözleşmenin geçersizliğine dair herhangi bir iddia ve delil ibraz edilmemiştir. Bahsi geçen ve resmi şekilde düzenlenen hisse devir sözleşmesinde davacı "bedelini kendisinden nakten ve tamamen aldım" ikrar ve bayanında bulunmuş, resmi şeklide düzenlenen bu belge dışında hisse devrine ilişkin tutarın bu miktar olmadığı, başkaca bedelin bulunup ödenmediğine dair herhangi bir iddiada bulunmamıştır. Bu durumda taraflar arasında yapılan hisse devir sözleşmesinin TTK 595/1 maddesinde ifadesini bulan yazılı olma ve noterde imzaların tasdik edilmesi şekil şartlarını sağladığından geçerli sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf sözleşmenin herhangi bir irade fesadı sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürmemektedir. Ayrıca resmi belge ile hisse bedelinin tahsil edildiğine dair ikrarın aksini ispatlar bir delilde sunmamış olmakla davacının bu iddiasınında ispat edilmediği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noter tarafından onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlandığı, taraflar arasındaki pay devrinin noterde yapıldığı, şirket iki ortaklı olup ortaklar hisse devri konusunda anlaştığından noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulü gerekeceği, bu maddede 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesinden farklı olarak pay defterine kayıt şartının aranmadığı anlaşılmakla pay devri gerçekleşmiştir. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14676 E. 2015/409 K. Sayılı ilamı) bu aşamadan sonra davacının genel kurul kararının alınmadığı, yada alınan genel kurulda imzasının bulunmadığına yönelik iddialarının sonuca bir etkisi bulunmadığından ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair verilen kararında bir isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmamakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. .../04/2026