Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, kazı çalışmasıyla içme suyu şebekesine verilen zararın icra takibine itirazın iptali konulu gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, davalıların 15/02/2024 tarihinde gerçekleştirdikleri kazı çalışmaları sırasında içme suyu şebeke hattına zarar vererek 8.404,14 TL maddi kaybına neden olduklarını belirterek, bu zararın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir; yargılama neticesinde, mahkemece toplanan deliller ve inşaat mühendisi bilirkişi raporuyla, davalıların eylemleri sonucunda davacının boru hattında hasar meydana geldiği ve 8.404,14 TLlik asıl alacak miktarının mevcut teknik belgelerle doğrulandığı tespit edilerek, davalıların itirazının iptali gerektiği kanaatine varılmıştır.

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/692 Esas - 2026/345

T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/692
KARAR NO : 2026/345
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
HAKİM :....
KATİP : ....
DAVACI : ....
DAVACI VEKİLLERİ : AV .....
DAVALILAR : 1-....
2-....
DAVALILAR VEKİLLERİ : AV. ....
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 15/08/2025
KARAR TARİHİ : 12/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026
Davacı tarafından davalılar hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle 15/02/2024 tarihinde davalıların .... içi adresinde yaptıkları çalışma sırasında davacının boru şebeke hattına zarar verdiklerini, davacının 8.404,14 TL zararının oluştuğunu, davalıların zararı karşılamadıklarını, alacağın tahsili için .... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerinin ileri sürerek itirazların iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle davalıların dava konusu kazı çalışması sırasında gerekli dikkat ve özeni gösterdiklerini, davacının iddiasını destekleyecek delil sunmadığını, davacının tuttuğu tutanakta davalıların yetkililerinin imzalarının bulunmadığını savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde davacının hazırladığı keşif özetini, hasar tespit tutanağını ve içme suyu şebekesi arıza takip formunu sunmuştur.
.... getirilen .... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalılar hakkında 04/12/2024 tarihinde, .... yolu içi adresinde yapılan kazı çalışması sırasında şebeke hattına verilen hasardan kaynaklı malzeme, işçilik, su zayiatı vs. 8.404,14 TL asıl alacak ile 221,73 TL ve 1.027,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.653,71 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalılara 11/12/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalılar vekili aracılığı ile 10/12/2024 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmişlerdir.
İnşaat mühendisi bilirkişi ... 09/04/2026 tarihli raporunda dosya kapsamındaki arıza kaydı, hasar tespit tutanağı, malzeme çıkış fişi, keşif özeti ve icra takip evrakı birlikte değerlendirildiğinde davacıya ait 2400 mm ductil içmesuyu şebeke hattında davalıların kazı çalışması sırasında hasar meydana geldiği yönünde teknik kanaat oluştuğunu, dosya kapsamındaki teknik ve idari belgelere göre dava konusu hasarın onarım imalatı, işçilik, araç giderleri, su zayiatı ve tarifesel ek hesap kalemlerinden oluştuğunu, davacının takip ve dava konusu yapılan asıl zarar bedelinin 8.404,14 TL olduğunu, davalıların icra takibine konu itirazlarının dosya kapsamındaki mevcut teknik belgeler karşısında 8.404,14 TL asıl alacak yönünden değerlendirilebileceğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, davalıların kazı çalışması sırasında davacının içme suyu şebekesine verdiği hasardan kaynaklanan alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalıların 15/02/2024 tarihinde .... yolu içi adresinde yaptıkları çalışma sırasında davacının boru şebeke hattına zarar verdikleri, 8.404,14 TL zararının oluştuğu, davalıların zararı karşılamadıkları vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalıların itirazlarının iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ise, gerekli özeni gösterdiklerini, davacının dayandığı vakıayı ispatlayamadığını savunmuşlar ve davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacı ile davalılar arasındaki uyuşmazlık, davalıların kazı çalışması sırasında davacının içme suyu şebekesine hasar verip vermedikleri, vermişler ise zararın miktarı ve bunun sonucuna göre itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin 1. fıkrası gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalılar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kural ve Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin 1. fıkrası gereğince zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden 15/02/2024 tarihinde davalıların .... yolu içi adresinde yaptıkları çalışma sırasında davacının boru şebeke hattına zarar verdikleri, davacının malzeme, işçilik, su zayiatı bedeli 8.404,14 TL zararının oluştuğu, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalılardan 8.404,14 TL asıl alacak ile davalılar Türk Borçlar Kanununun 117. maddesinin 2. fıkrasına göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüte düştükleri göz önünde bulundurularak mahkememiz tarafından yapılan hesaplamada dava konusu icra takibinin takip talebinde talep edilen miktarda işlemiş faiz alacağının olduğu, davacının alacağının tahsili talebi ile .... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalıların süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmeleri üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu belgeler, davalılar vekilinin cevap dilekçesinin ilk sayfasının son paragrafındaki beyanı ve bilirkişi raporu ile icra takibine konu alacağının varlığını ve miktarını ispatladığı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasına göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Davacının davalıların fiillerinden dolayı içme suyu şebekesinde zarar oluştuğunu ve bu zararın davalıların kusurlarından kaynaklandığını dava dilekçesi ekinde sunduğu belgeler ve bilirkişi raporu ile ispatlayarak Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin 1. fıkrasındaki zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükünü yerine getirmesi, davalıların Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrası gereğince zararlardan sorumlu olması, Türk Borçlar Kanununun 117. maddesinin 2. fıkrasına göre temerrüdün haksız fiilin işlendiği tarihte oluşması, mahkememiz tarafından yapılan hesaplamada dava konusu icra takibinin takip talebinde talep edilen miktar ile uyumlu olması ve davacının Türk Borçlar Kanununun 121. maddesi gereğince icra takibinden itibaren faiz ve davalılar tacir oldukları için avans faizi talep etmesinin olanaklı olması nedenleri ile davanın kabulüne, haksız fiilden kaynaklanan dava konusu alacağın miktarının likit olmaması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi nedeni ile davalıların kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalıların .... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazlarının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin DEVAMINA,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,
Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2026 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 116,60 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 615,40 TL, 1 adet vekalet harcı 87,50 TL, 1 adet vekalet pulu 138,00 TL, dosya-posta gideri 145,00 TL ve bilirkişi ücreti 5.000,00 TL olmak üzere toplam 6.601,30 TL yargılama giderinin tüm davalılar için ortak yapılması nedeni ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 3. fıkrası gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan avansların kullanılmayan kısımlarının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrasına ve 2. kısmına göre kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 9.653,71 TL vekalet ücretinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 3. fıkrası gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-.... tarafından yapılıp .... tarafından karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 3. fıkrası ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, ... nolu Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesi ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1. fıkrasının 2. fıkrasına göre davanın açıldığı tarihteki miktara göre Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrası gereğince kesin olmak üzere karar verildi.12/05/2026
Katip ....
e-imza
Hakim ....
e-imza