Balıkesirde kadimden beri mera olarak kaydedilen taşınmazların orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle orman idaresince orman vasfıyla hazine adına tescili için açılan ve alt derecelerce kabul edilen temyiz aşamasındaki dava.
Özet: Orman İdaresi tarafından, Balıkesirdeki belirli parsellerin orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve fiilen orman vasfında olduğu iddiasıyla, bu taşınmazların mera tahsislerinin ve özel sicil kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle açılan davada; ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporları ve orman kadastrosu bulguları ışığında taşınmazların orman niteliğini teyit etmiş, ormanların kamu malı niteliği taşıması nedeniyle hak düşürücü süre iddialarını reddederek, mera tahsislerinin iptali ve taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescili yönündeki kararı hukuka uygun bulmuştur.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1345 E., 2024/2118 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manyas Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/93 E., 2022/159 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Balıkesir ili .. ilçesi .. Mahallesinde 1969 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 6 52... parsel sayılı taşınmazlar mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmişlerdir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; .. Tarım İl Müdürlüğünün 14.06.2022 tarihli yazısı ile mera, yaylak, kışlak, otlak ve çayırların tahsisi çalışmalarının askı cetvelleri ve eklerinin idarelerine gönderildiğini ve 30 gün içinde Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazda bulunmalarının gerektiğinin bildirildiğini, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 1111 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesi ekindeki Ek 4'te belirtilen kısmının ve 652 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, fiilen ve hukuken orman vasfında olduğunu, bu taşınmazların mera vasfında olmadığını, ancak bu taşınmazların mera olarak tahsis edildiğini, bu tahsisin hukuka aykırı olduğunu belirterek, 1111 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının ve 652 parsel sayılı taşınmazın tamamına yönelik mera tahsis işleminin ve özel sicilindeki mera kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP 1. Davalı .. vekili cevap dilekçesinde; .. ilçesi .. Mahallesinde bulunan 6 52... parsel sayılı taşınmazların kadimden beri mera olduğunu, taşınmazların ...'na tahsis edildiğini, dava konusu taşınmazların sınırlarında bulunan arazilerin de mera vasfında olduğunu ve dava konusu alanlarla bütünlük arz ettiğini, taşınmazların bulunduğu bölgede hayvan popülasyonu dikkate alındığında meraya ihtiyaç bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içinde açılmadığını, 4342 sayılı Mera Kanunu ile İl Özel İdaresindeki Toprak Komisyonu kararlarının .. Tarım İl Müdürlüğü Mera Komisyonu Başkanlığına devredildiğini, dava konusu taşınmazlarla ilgili sorumluluklarının bulunmadığını belirterek, davanın husumet ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu .. ilçesi .. Mahallesi 652 parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 1111 parsel sayılı taşınmazın 30.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 14.395,79 m²lik kısmının orman tahdit sınırları içerisinde yer aldığı, evveliyatının orman olduğu, mera vasfında olmadığı, 6831 sayılı Kanun'un 1/1. maddesi gereği taşınmazların Devlet ormanı olduğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu 652 parsel sayılı taşınmazın tamamının ve 1111 parsel sayılı taşınmazın 30.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 14.395,70 m²lik kısmının mera olarak yapılan sınırlandırmasının ve özel sicilindeki mera kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili, ... vekili ve .. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "bilirkişi raporlarında taşınmazların geçmişten günümüze yoğun bir şekilde meşe ağaçlarıyla kaplı olduğu, tarımsal faaliyetin bulunmadığı ve çevredeki Devlet ormanlarıyla bütünlük oluşturduğunun tespit edildiği, dava konusu taşınmazların Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2004 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile orman sınırları içinde bırakıldığının yöntemince belirlendiği, davalı taraflarca hak düşürücü süre iddiasında bulunulmuşsa da ormanların kamu malı niteliğinde olduğu, bu nedenle hak düşürücü sürenin orman vasfındaki taşınmazlar bakımından uygulanamayacağı, dava konusu taşınmazların sicil kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline yönelik hükmün hukuka ve usule uygun olduğu" gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri 1. Davalı .. vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kadim mera olduğunu, sınırlarındaki arazilerinde mera vasfında olup, taşınmazlarla bütünlük arz ettiğini, bilirkişi raporlarında taşınmazların mera vasfında olup olmadığının yeterince araştırılmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların önceden beri mera olarak kullanıldığını, sınırlarındaki arazilerin de mera vasfında olup, taşınmazlarla bütünlük arz ettiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava, mera tahsis kararının ve mera sınırlandırılmasının iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.