Bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyetin, zincirleme suç ve hak yoksunlukları nazara alınarak Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından onanması.
Özet: Bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, sanığın aynı suç işleme kararı kapsamında katılandan farklı tarihlerde menfaat temin etmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği tespit edilmiş ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, etkin pişmanlık maddesindeki maddi hata ile hak yoksunluklarına ilişkin 5237 sayılı Kanunun 53. maddesindeki değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği belirtilmiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğu, delillerin doğru değerlendirildiği sonucuna varılarak sanığın tüm temyiz itirazları reddedilip mahkumiyet hükmünün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/201 E. 2016/25 K.SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü; Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket ederek katılandan farklı tarihlerde menfaat temin eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmüne ilişkin uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 168/2 maddesi yerine 168/25 maddesi şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve yine hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,12.03.2026 tarihinde karar verildi.