Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, vade farkı alacağı itirazının iptali davasını, yetkisiz icra takibi başlatılması sebebiyle usulden reddederek tarafların tazminat taleplerini de reddetti.
Özet: Satış sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen vade farkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkeme, taraflar arasında vade farkı uygulamasına dair yazılı bir sözleşme veya teamül bulunmaması nedeniyle borçlunun yerleşim yerinin yetkili icra dairesi olması gerektiğini ve yetkili yerde geçerli bir icra takibi bulunmadığını tespit etmiştir. Bu sebeple, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, davacının icra inkar ve davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin de aynı gerekçeyle reddine hükmedilmiştir.

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1091 Esas - 2026/348
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1091KARAR NO : 2026/348GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AHAKİM :....KATİP :....DAVACI : ....DAVACI VEKİLLERİ : AV. ....DAVALI : ....DAVALI VEKİLİ : AV. ....DAVA : İtirazın iptaliDAVA TARİHİ : 26/12/2025KARAR TARİHİ : 12/05/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026 Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasındaki satış sözleşmesi kurulduğunu, davacının satış sözleşmesine göre edimini ifa ettiğini, davacının alacağı için faturalar düzenlediğini, davacının faturaların tutarlarını ödemediğini, alacağın tahsili için .... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında vade farkı uygulanacağına dair yazılı bir sözleşme ve teamül bulunmadığını, dava konusu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER ;.... getirilen .... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 06/10/2025 tarihinde, 05/08/2024 tarihli 898.662,00 TL, 02/10/2025 tarihli 622.980,72 TL ve 02/10/2025 tarihli 261.052,64 TL faturaların vadesinde ödenmemesinden doğan vade farkı alacağı 1.550.832,30 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 12/10/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili aracılığı ile 10/10/2025 tarihinde davalının merkezi ....'da olduğundan yetkili icra müdürlüğünün .... olduğu gerekçesi ile .... yetkisi ile borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.Davalı vekili 28/04/2026 tarihli dilekçesi ekinde .... 05/03/2026 tarih ve .... nolu kararını sunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava, vade farkı alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalının dava konusu icra takibinde ödeme emrinin tebliğ edilmesinden sonra süresi içinde yetkili icra müdürlüğünü belirterek icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz etmesi, davanın konusunun vade farkı alacağı olması, davacının davalı ile arasında vade farkına ilişkin sözleşme bulunduğuna ilişkin delil sunmaması, davalının davacı ile arasında vade farkına ilişkin sözleşme bulunmadığını savunması, İcra ve İflas Kanununun 50. maddesine göre uygulanması gereken Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6., 10. ve 17. maddeleri gereğince yetkili ... davalının yerleşim yeri icra dairesi müdürlüğü olması, davacı ile davalı arasında dava konusu vade farkına ilişkin sözleşme bulunmadığından para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen Türk Borçlar Kanununun 89. maddesinin uygulanmasının olanaklı olmaması ve davacı ile davalı arasında yetki sözleşmesi bulunmaması dolayısı ile .... başlatılan icra takibi yetkili icra dairesi müdürlüğünde başlatılan geçerli bir icra takibi niteliğinde bulunmadığından davanın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 2. fıkrası ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince yetki icra müdürlüğünde başlatılan geçerli bir icra takibi bulunması dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine, davanın usulden reddine karar verilmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine, davanın usulden reddine karar verilmesi nedeni ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, dava şartının noksan olması nedeni ile ön inceleme yapılmamış, aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 2. fıkrası ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince yetki .... başlatılan geçerli bir icra takibi bulunması dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE,Davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,Davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,2-Harçlar Kanunu 2026 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2-a maddesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 26.484,34 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 25.752,34 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde Harçlar Kanununun 31. maddesi gereğince davacıya GERİ VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yapılan 1 adet vekalet harcı 104,00 TL ve 1 adet vekalet pulu 164,00 TL olmak üzere toplam 268,00 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 2. fıkrasına göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-.... tarafından yapılıp .... tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINADavacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/05/2026Katip .... e-imza Hakim .... e-imza