Ticari elektrik enerjisi sözleşmesinin haksız feshi sonrası fesih ceza bedeli tahsili için açılan itirazın iptali davasında genel işlem koşulları ve yetkisizlik savunmaları.
Özet: Davacı, elektrik enerjisi satış sözleşmesini erken ve tek taraflı feshederek başka tedarikçiye geçen davalıdan kaynaklanan fesih ceza bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile alacağın devamını talep ederken; davalı, cezai şart hükmünün müzakere edilmemiş genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, ayrıca sonraki bir sözleşmenin eski sözleşmeyi hükümsüz kıldığını ve mahkemenin yetkisiz olduğunu savunarak davanın reddini ve tazminat istemiş, mahkeme ise uyuşmazlığın tespiti için dosyayı bilirkişiye tevdi etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/721 Esas
KARAR NO :2026/425
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/02/2025
KARAR TARİHİ:08/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi yaptığını, taraflar arasında imzalanan bu sözleşmede sözleşme ihlalinin sonuçlarının da kararlaştırıldığını, davalının imzaladığı sözleşmenin süresinde önce herhangi bir bildirimde bulunmadan tek taraflı fesih yaparak başka bir tedarikçinin portföyüne geçtiğini, davalının bu haksız feshi nedeniyle müvekkilinin fesih ceza bedeline hak kazandığını, sözleşmenin ihlaline bağlanmış cezai şartların da haksız fesihle doğduğunu, müvekkilinin haksız fesih nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla fesih ceza bedelini tahakkuk ettirerek fesih ceza faturasını oluşturduğunu, davalının sözleşmeyi feshettikten sonra kalan fatura dönemleri arasında en yüksek fatura bedeli ceza bedeli olarak kendisine yansıtıldığını, kalan fatura dönemleri arasındaki en yüksek fatura bedeli ile ceza bedelinin örtüşmediğini, davalının fesih ceza faturasını ödemediğini, bedelin tahsili amacıyla davalı hakkında MTS 2024/... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, ihtiyati haciz taleplerinin olduğunu, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunması gerektiğini iddia ederek; davalı tarafın taşınır, taşınmaz malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz konulmasını, MTS 2024/... sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik itirazın iptalini, asıl alacağa uygulanacak %108 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek %18 Katma Değer Vergisi ile birlikte takibin aynen devamını, %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesi yapıldığını, davacının sözleşmenin haksız ve bildirimsiz şekilde feshedildiğini ileri sürdüğünü, fesih nedeniyle fesih ceza bedeli faturası düzenleyerek davalıdan tahsil etmek istediğini, itirazları üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını açtığını, tarafların tacir olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 23. maddesinde "anlaşmazlığın çözülmesi için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" dendiğini, fakat dava İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, yetkisiz mahkemede açılması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili firmanın adresi de ... sınırları içinde olduğunu, ... İlçesi, Asliye Ticaretler bakımından İstanbul Adliyesi sınırları içinde olduğunu, bu yönüyle de yetkili yer İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından talep edilen fesih ceza bedeline dayanak gösterilen sözleşmenin, içeriği itibarıyla bir genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, TTK m. 55 ve TBK m. 20 vd. hükümleri uyarınca, genel işlem koşullarının taraflar arasında geçerli olabilmesi için sözleşmenin müzakerelere açık olması, karşı tarafın bu hükmü serbestçe değerlendirme imkanına sahip olması gerektiğini, oysa davacının, sözleşmeyi tek taraflı olarak hazırlamış, karşı tarafın müzakere etmesine olanak tanımadığını, sözleşmede, taraf cezai şart maddesini bilerek ve kabul ederek imzaladığına dair herhangi bir "okudum, anladım" beyanı bulunmadığını, müvekkili arasında daha sonra yeni bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede eski sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin saklı tutulduğuna dair herhangi bir düzenleme yer almadığını, bu hususun, davacının eski sözleşmeden doğan cezai şart alacağı iddiasını ortadan kaldırdığını, yeni sözleşmenin, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi yenileyerek, eski sözleşmeyi sona erdirdiğini, davacının, cezai şart alacağını eski sözleşmeye dayandırmak istediğini, arz ve izah edilen nedenlerle, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, haksız icra takibi nedeniyle Davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, bilirkişi raporları ve MTS 2024/... sayılı takip dosyasıdır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... karar numaralı ve 29/04/2025 tarihli ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği, yetkisizlik ile mahkememize gönderilen dosyanın ön inceleme duruşması 10/04/2025 tarihinde yapılmış olduğu görüldü, dosya ele alındı, incelendi.
Mahkememizin 01/12/2025 tarihli duruşmasında; Dosya ve eklerinin Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdii ile, takip tarihi ve konusu itibariyle davacının, davalıdan abonelik sözleşmelerinden kaynaklı fesih, ceza bedeli ve başkaca borcunun bulunup bulunmadığı varsa tutarı konusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 30/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;" Davacı ve davalı taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan ek protokolde, sözleşmenin feshi ve fesih tazminatı bölümünde madde 1.2., 4.2., 1l. BİLDİRİMLER 11.1., 11.2., 11.3., 11.4.
Yukarıda sözleşme ve ek protokolde yer alan ilgili maddeler belirtilmiş olup, dosya kapsamında davalı firmanın sözleşmenin feshi için gönderdiği bir belge tespit edilememiştir. Sözleşme ek protokolde yer alan madde 4.2'ye göre “Protokolün sona ermesinden önce, herhangi bir zamanda haklı bir gerekçe olmaksızın feshederse ya da Tedarikçi'nin işbu Protokolü ya da Sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesine sebebiyet verirse, Sözleşme çerçevesinde tahakkuk ettirilecek en yüksek elektrik faturası tutarında fesih tazminatını Tedarikçi'ye ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. Bu bedel cezai şart niteliğinde olup Tedarikçi'nin Sözleşmenin veya Tedarik Protokolünün feshi sebebiyle uğradığıfuğrayacağı tüm zararlarını talep hakkı saklıdır.” denildiğinden, 08.09.2023 son ödeme tarihli 138.604 TL'nin fesih ceza bedeli olduğu değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelenmiş olup,
Dosya kapsamında davalı firmanın sözleşmenin feshi için gönderdiği bir belge tespit edilemedi,
Sözleşme ek protokolde yer alan madde 4.2'ye göre 08.09.2023 son ödeme tarihli 138.604 TL'nin fesih ceza bedeli olduğu " görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 16/02/2026 tarihli duruşmasında; Taraf vekillerinin kök rapora yönelik beyan / itirazları irdelenerek, ayrıca taraflar arasındaki abonelik sözleşmesini davalının fiilen sonlandırıp sonlandırmadığı, sözleşme devam ederken yeni bir tedarikçi ile abonelik sözleşmesi yapıp yapmadığı konusunda (dosyaya sunulu deliller kapsamında) değerlendirme içerecek şekilde ek rapor alınması için dosyanın aynı bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 17/04/2026 tarihli ek bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Ek raporda özetle;" Kök raporda da açıklandığı üzere davacı ile davalı arasındaki sözleşme ilk olarak 03.03.2023 tarihinde imzalanmış olup süresi 01.04.2023-31.03.2024 tarihleri arasındadır. Daha sonra 14.06.2024 tarihinde davacı ve davalı arasında yeni bir perakende satış sözleşmesi imzalanmış olsa da arada başka bir firma ile de sözleşme yapıldığı davacı tarafından beyan edilmiştir. Davalı gibi yüksek elektrik enerjisi tüketimi olan firmalar bu maliyeti düşürmek için uygun birim fiyatlı enerji satış firmaları ile sözleşmesini yenileyebilir. Ancak bunu yapmadan önce ya sözleşme süresinin bitmesini beklemesi gerekir, ya da fesih kararını karşı tarafa bildirmesi gerekir. Ancak dosya kapsamında davalı firmanın sözleşmenin feshi için gönderdiği bir belge tespit edilememiştir. Davalı da bu durumu 11.02.2026 tarihli beyanında kabul etmiştir.
Dosya kapsamında dava dışı firma ile ilgili sözleşme tespit edilememiş olsa da, davacı ile imzalanan ilk sözleşmenin süresi 31.03.2024 tarihinde dolduğu ve davacı ile imzalanan yeni sözleşmenin 14.06.2024 tarihinde yapıldığı bilindiğinden, en kötü ihtimalle arada geçen yaklaşık 2,5 aylık sürede farklı bir firmadan elektrik enerjisi kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumun ispatı istenirse davalı elektrik sayacı OSOS kayıtlarından da tespit edilebilir.
Sonuç olarak davalının sözleşmeyi feshetmek için davacıya fesih yazısı göndermediği, dolayısıyla sözleşmeyi fiilen sonlandırmadığı, ancak en kötü ihtimalle aradaki yaklaşık 2,5 aylık sürede başka bir firmadan enerji satın aldığı, daha sonra ise yine davacı firma ile sözleşme imzaladığı anlaşılmıştır. Bu durumda kök rapordaki sonuçlar değişmemiştir.
Davacının 03.02.2026 tarihli dilekçesinde talep ettiği KDV ve faiz hesabı, hesap için değişken faiz oranları bulunduğu bilindiğinden ve uzmanlık alanıma girmediğinden hesaplanmamıştır.
Davalının 11.02.2026 tarihli dilekçesinde talep ettiği değerlendirmeler hukuki değerlendirmeler olup Sayın Mahkemenin takdiridir. Ayrıca cezai şartın fahiş olup olmadığı değerlendirildiğinde, bu şartın sözleşme ek protokolde yer alan madde 4.2'ye göre düzenlendiği ve 08.09.2023 son ödeme tarihli 138.604 TL'nin fesih ceza bedeli olduğu bilinmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelenmiş olup, yukarıdaki değerlendirmeler bölümünde açıklandığı üzere, davalının sözleşmeyi feshetmek için davacıya fesih yazısı göndermediği, dolayısıyla sözleşmeyi fiilen sonlandırmadığı, ancak en kötü ihtimalle aradaki yaklaşık 2,5 aylık sürede başka bir firmadan enerji satın aldığı, daha sonra ise yine davacı firma ile sözleşme imzaladığı, bu durumda kök rapordaki sonuçların değişmediği " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; "Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :29/08/2023, Son Ödeme Tarihi :08/09/2023, Tutar :234.628,85 TL, Ayrıntısı MTS de kayıtlı 1 adet fatura borcu" açıklamalı olarak, 234.628,85 TL toplam bedel üzerinden 30.05.2024 tarihinde MTS 2024/... Esas sayılı dosyasından davacının başlattığı takibe, davalının itirazı üzerine ikame olunan itirazın iptali davası olduğu, davalının usul ve esasa ilişkin itirazlarını içeren cevap dilekçesi ile davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Takip konusu fatura ise davalının davacı ile olan abonelik sözleşmesini feshettiği iddiasıyla cezai şart talebine ilişkindir.
Dava dosyasındaki bilgi belgeler, dosyaya ibraz edilen raporlar ve icra dosyası birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 03.03.2023 tarihinde abonelik sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme süresinin 01.04.2023-31.03.2024 tarihleri olarak belirlendiği, sözleşme ek protokolde yer alan madde 4.2'ye göre “Protokolün sona ermesinden önce, herhangi bir zamanda haklı bir gerekçe olmaksızın feshederse ya da Tedarikçi'nin işbu Protokolü ya da Sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesine sebebiyet verirse, sözleşme çerçevesinde tahakkuk ettirilecek en yüksek elektrik faturası tutarında fesih tazminatını tedarikçi'ye ödemeyi kabul ettiği, ancak davalının sözleşmeyi feshetmek için davacıya fesih yazısı göndermediği, dolayısıyla sözleşmeyi fiilen sonlandırmadığı, 3.şahıs firma ile sözleşme yaptığına dair somut bir delilin ibraz edilmediği, sadece 2,5 ay boyunca davacıdan elektrik enerjisi satın satın almadığı, bu 2,5 aylık süreyi müteakip 14.06.2024 tarihinde davacı ve davalı arasında yeni bir perakende satış sözleşmesi imzalanmış olduğu, aradan geçen kısa süre nedeniyle ve 2, sözleşmede aksine bir kayıt yer almadığından yeni sözleşmenin ilk sözleşmenin devamı niteliğinde olduğu, cezai şart tahakkuk şartlarının sabit görülmediği bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ilam harcından başlangıçta alınan 4.006,88 TL peşin harcın mahsubu ile artan 3.274,88 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/06/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır