Bölge Adliye Mahkemesinin, konkordato süreci devam eden borçlunun icra takibine itirazının iptali davası kararını incelemesi.
Özet: Davacı tarafın ilamsız icra takibi başlatması üzerine borçlu davalının takibe itiraz etmesi, sonrasında kısmi ödeme ve taksitlendirme protokolü imzalanmasına rağmen taahhütlere uyulmayıp itirazın geri çekilmemesi nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamını talep ettiği bir davada, davalı taraf, söz konusu borcun konkordato başvurusunda bulunarak geçici mühlet kararı aldığı dönem öncesine ait olduğunu ve bu nedenle ödemenin konkordato süreci kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1555
KARAR NO: 2026/751
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/02/2022
NUMARASI: 2019/120 Esas - 2022/190 Karar
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 16/04/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine .... icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, icra takibi açıldıktan sonra borçlu şirket tarafından davacı şirket hesabına 10.000,00 TL gönderildiğini, fakat daha sonrasında süresi içerisinde davalının kötü niyetli olarak ilamsız icra takibine itiraz ettiğini, 2018 Nisan ayında davalının, müvekkili şirketle irtibata geçerek şirketin zor durumda olduğunu, icra takibine itirazın zaman kazanmak için yapıldığını ve eğer taksitlendirme yapılırsa borçlarını ödeyeceklerini beyan ettiklerini, müvekkili şirketin avukatlarının davalı firma yetkilisi ile görüşerek, Nisan ayı itibari ile icra takibi açıldıktan sonra yapılan 10.000,00 TL hariç asıl alacak, vekalet ücreti, harçlar ve masraflar olmak üzere bütün alacak kalemlerinin toplamı olarak 185.000,00 TL'de anlaşıldığını, fakat protokolde belirtilen ödemelere riayet edilmediğini, davalının 31.05.2018 tarihinde 15.000,00 TL, 15.07.2018 tarihinde 20.000,00 TL, 31.08.2018 tarihinde 18.000,00 TL olmak üzere toplam 53.000,00 TL'nin müvekkili şirket hesabına, ayrıca 31.08.2018 tarihinde 2.000,00-TL alacaklı vekil olarak kendi hesaplarına toplamda 55.000,00 TL ödeme yapıldığını, icra takibi açıldıktan sonra toplamda 65.000,00 TL ödeme yapıldığını, daha sonrasında davalı şirket yetkilileri ile defalarca konuşulmasına rağmen sürekli "bugün yarın" gibi sözlerle müvekkilinin oyalanarak bugüne kadar ödeme yapılmadığını, yapılan protokolün 4. maddesinde "Alacaklı ve/ veya vekilinin belirtilen icra dosyasında itirazlarından feragat etmez iseler bu protokol itirazdan feragat için kesin bir delil olacağı taraflar kabul beyan ve taahhüt ederler." şeklindeki protokolün bu maddesine de davalı tarafından riayet edilmediğini ve icra dosyasından feragat yapılmadığını, bu sebeplerden ötürü işbu itirazın iptali davasını açma zaruretinin hasıl olduğunu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtların da davalı şirketten alacağının olduğunun mahkememizce tevdi edilecek bilirkişi tarafından yapılacak inceleme sonunda da tespit edileceğini beyanla davalı borçlunun .... icra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne konkordato başvurusunda bulunulduğunu, Mahkemenin 2018/1313 Esas sayılı dosyasında 31.12.2018 tarihinde müvekkili lehine 3 ay süreyle geçici mühlet verilmesine karar verildiğini, geçici mühlet kararının 05.01.2019 tarihinde Basın İlan Kurumu'nun resmi ilan portalında ilan edildiğini, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 28.03.2019 tarihinde geçici mühletin süresinin dolduğu 31.03.2019 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiğini, geçici mühletin uzatılmasına ilişkin kararın da Basın İlan Kurumu'nun resmi ilan portalında 01.04.2019 tarihinde ilan edildiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde öne sürülen iddiaların taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, bununla birlikte kabul anlamına gelmemekle birlikte mühlet tarihinden önceki döneme ait olup konkordato kapsamına giren borçların, konkordato tasdik edilmeden mühlet süresi içinde kesinlikle ödenememekte olduğunu, şöyle ki İcra ve İflas Kanunu'nun İİK 286. maddesinde de, konkordato talebine eklenmesi gereken belgelerden olan ön projenin "borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi" şeklinde tanımlandığını, müvekkili şirkete 3 ay süreyle geçici mühletin verildiği tarih olan 31.12.2018 ve öncesine ait borçların konkordato kapsamına girmekte olup bu borçların ancak mahkeme dosyasındaki “konkordato ön projesi" kapsamında ödenebileceğini, söz konusu ön projede borçların ödenmesi için belli vadeler öngörüldüğünü, konkordato tasdik edilip bu proje kesinleştiğinde ödemelerin yapılmasının söz konusu olacağını beyanla davacı tarafından haksız ve kötü niyetle açılan huzurdaki davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarında toplandığı, davacı tarafın incelemeye sunulan ve usulüne uygun tutulduğu için lehine delil olan ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 175.000,00 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 175.000,00 TL asıl alacak ve 7.526,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 182.52620 TL üzerinden takibe başlanıp davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildikten sonra dosya kapsamında bulunan tarafların bir itirazının bulunmadığı bila tarihli sulh protokolünün düzenlendiğinin anlaşıldığı, protokolün 3. Maddesine göre tahsil harcı hariç cari hesap bakiye, faizler, avukatlık ücreti, harç vs. konusunda toplamda 185.000,00 TL üzerinden tarafların mutabakat sağladığı, sulh protokolünün düzenlenmesinden önce takip sonrası 24.01.2018 tarihinde davalı tarafından 10.000,00 TL ödeme yapıldığı, protokolün düzenlenmesinden sonra ise bu protokole göre davalının 15.000,00 TL olan Mayıs 2018 taksitini, 20.000,00 TL olan Haziran 2018 taksitini ve 20.000,00 TL olan Temmuz 2018 taksitini 18.000,00 TL olarak ödemiş olduğu, toplam 63.000,00 TL ödeme yapılmasından sonra sulh protokolüne göre ödenmesi gereken 132.000,00 TL'nin ödenmemiş olduğu, davalı şirketin 27/12/2018 tarihinde konkordato talebine ilişkin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1313 Esas sırasında kayıtlı davayı açtığı, 31/12/2018 tarihi itibariyle davalı şirket hakkında geçici mühlet kararı verildiği, davacının incelenen ticari defterlerine göre davalı şirket hakkında geçici mühlet kararı verilen tarih itibariyle davalıdan 112.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın incelemeye sunulan ve usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 175.000,00 TL borçlu olduğu, icra takibinden sonra davacıya 63.000,00 TL ödeme yapmış olduğu, davalının kendisi hakkında geçici mühlet kararı verilen tarih itibariyle davacıya 112.000,00 TL borçlu olduğu, davalı şirket hakkında geçici mühlet kararı verilen tarih itibariyle her iki şirketin ticari defterleri arasında bir fark bulunmadığı, buna göre davacının, davalıdan 112.000,00 TL alacaklı olduğu, davacı vekili tarafından sunulan davanın alacak davasına çevrildiğine ilişkin 09/07/2020 tarihli ıslah dilekçesinde de 112.000,00 TL bakımından talepte bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın KISMEN KABULÜ ile asıl alacak 112.000,00 TL ile davalının .... İcra Müdürlüğünde başlatılan takip ile temerrüde düşürüldüğü nazara alınarak icra takibi tarihi olan 17/01/2018 ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin davalı hakkında geçici mühlet kararı verdiği 31/12/2018 tarihi arasında işleyen faiz 16.006,03 TL'nin toplamından oluşan 128.006,03 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslahla müddeabihin azaltılamayacağı gözetilerek fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket hakkında Konkordato Kararı verildiğini, dava konusu olan alacak için, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/120 esas sayılı dosyasına 17.06.2021 tarihinde konkordato komiser heyeti görüşü sunulduğunu, davacı borçlu şirketin konkordato kararı nedeniyle ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/12/2021 tarihli 2018/1313 E. sayılı geçici mühlet tensip kararı ile geçici mühlet aldığını, konkordato Projesinin ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/06/2021 tarihli 2018/1313 E. ve 2021/582 K. sayılı ilamı ile bağlayıcı hale geldiğini, dava konusu alacağın adi alacak niteliğinde olduğunu ve alacaklının da konkordato alacaklısı olduğunu, mahkeme komiserleri tarafından davacı alacağının 110.000,00-TL olarak belirlendiğini, konkordato projesi doğrultusunda davacı şirkete 20.000-TL. ödeme yapıldığını, ödemelerin bu kapsamda yapılmaya devam ettiğini, faiz hesaplaması ve diğer konkordato projesine aykırı hesaplamaların ve hükmün hukuka aykırı olduğunu, davacı alacağının konkordato projesi kapsamında ödendiğinden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dosyada yer alan karara dayanak bilirkişi raporundaki hesaplamanın onaylanan konkordato projesine aykırı olduğunu, hukuka aykırı rapor doğrultusunda karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, davalı firmanın konkordato süreci gözardı edilerek değerlendirmede ve hesaplamalarda bulunulduğunu, davalı şirket için Konkordatoda aksine hüküm bulunmaması sebebi ile faiz işlemesinin durduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan/faturadan kaynaklanan alacak davasıdır.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının konkordato projesinin tasdik edilmiş olmasının eldeki davanın reddini gerektirip gerektirmediği noktasındadır.
Davacı tarafça, davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile "09/08/2017 vade tarihli alacak" borcun sebebi gösterilerek 175.000 TL asıl alacak ve 7.526,20 TL işlemiş faiz olmak üzere 182.526,20 alacağın tahsili istemiyle 17/01/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlusunun itirazı üzerine takibin durduğu, bu aşamadan sonra dosya kapsamına sunulan ve tarafların bir itirazının bulunmadığı bila tarihli sulh protokolünün düzenlendiği, protokolün 3. Maddesine göre tahsil harcı hariç cari hesap bakiye, faizler, avukatlık ücreti, harç vs. konusunda toplamda 185.000,00 TL üzerinden tarafların mutabakat sağladığı, sulh protokolünün düzenlenmesinden önce takip sonrası 24.01.2018 tarihinde davalı tarafından 10.000,00 TL ödeme yapıldığı, protokolün düzenlenmesinden sonra davalının mayıs 2018 ile temmuz 2018 taksitlerinden toplam 63.000,00 TL ödeme yaptığı, sulh protokolüne göre ödenmesi gereken bakiye 132.000,00 TL'nin ise ödenmediği, davacı tarafça takip sonrası yapılan ödemeler ve protokolden de bahsedilerek 117.526,20 TL alacak yönünden itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin 27/12/2018 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1313 Esas sırasında kayıtlı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğu, 31/12/2018 tarihi itibariyle davalı şirket hakkında geçici mühlet kararı verildiği, konkordatonun kabulüne dair İlk derece mahkemesince 29/06/2021 tarih ve 2021/582 K. Sayılı "konkordato taleplerinin KABULÜ ile; konkordatonun ADİ ve Rehinli alacaklar yönünden İİK'nın 306 nci maddesi uyarınca TASDİKİNE,borçlular tarafından konkordatoya tabi ADİ borçların,¨20.000,00'ye kadar olan borçların 31/12/2021 tarihinde,kalan borçlardan 30/12/2022 tarihinde 1/3 'ü,29/12/2023 tarihinde 1/3'ü,30/12/2024 tarihinde 1/3'ü olmak üzere borçlular tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ödenmesine, Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan komiser heyeti gerekçeli raporu ile 29/06/2021 tarihli ek gerekçeli raporun ekinde sunulan ödeme takvimin kararın eki olduğunun bildirilmesine," dair kararın Yargıtay 6. Hukuk dairesinin 2022/1972 e. 2022/3532 K sayılı ilamı ile 22/06/2022 tarihinde onanmasına karar verildiği, davacının incelenen ticari defterlerine göre davalı şirket hakkında geçici mühlet kararı verildiği tarih itibariyle davalıdan 112.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın incelemeye sunulan ve usulüne uygun tutulmayan ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 175.000,00 TL borçlu olduğu, icra takibinden sonra davacıya 63.000,00 TL ödeme yapmış olduğu, geçici mühlet karar tarihi itibariyle davacıya 112.000,00 TL borçlu olduğu, geçici mühlet kararı verilen tarih itibariyle her iki şirketin ticari defterleri arasında bir fark bulunmadığı, davacı tarafça 09/07/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın alacak davasına dönüştürüldüğü ve 112.000,00 TL takip açılış tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle tahsilini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davalının .... İcra Müdürlüğünde başlatılan takip ile temerrüde düşürüldüğü nazara alınarak icra takibi tarihi olan 17/01/2018 ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin davalı hakkında geçici mühlet kararı verdiği 31/12/2018 tarihi arasında işleyen faiz 16.006,03 TL'nin toplamından oluşan 128.006,03 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslahla müddeabihin azaltılamayacağı gözetilerek fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verildiği görülmektedir.
Davalı istinafında konkordato kararının kesinleştiğini, davacı tarafça konkordato komiserliğine 130.000 TL alacak talebinin bildirildiği, borçlu firma kayıtları ve yetkilisinin beyanı ile borç miktarının 110.000 TL gözüktüğü, alacaklının borçlu tarafından beyan edilen tutarı kabul edip etmediği hususu ile ilgili olarak alacaklı şirketin borçlu şirket adına komiserliğimiz tarafından 01.03.2021 tarihinde yapılan toplantıya katılmadığı ve İİK madde 302/7 gereği 7 günlük iltihak süresinde ve oy kullanmadığından borçlunun beyan ettiği tutarı kabul edip etmediği hususu taraflarınca bilinmediği sonuçta davalı şirketin konkordato projesiyle bağlı olduğunu, alacağın adi alacak alacaklının da konkordato alacaklısı olduğunu, komiser tarafından alacağın 110.000 TL olarak belirlendiğini proje doğrultusunda davacıya 20.000 TL ödeme yapıldığını, ödemelerin bu kapsamda yapılmaya devam ettiğini, davacının dayanak protokolün konkordato kapsamında ödeme yapılması nedeniyle yürürlükte olan bir protokol olmadığını, konkordato kapsamında ödeme yapılmaması halinde yürürlüğe girecek bir protokol olduğunu, dolayısıyla faiz hesaplaması ile diğer konkordato projesine aykırı hesaplamalar ve hükmün hukuka ayrı olduğunu, taleplerinin HMK 114 maddesi gereği dava şartı olan hukuki yarar şartının bulunmadığını iddia ederek İDM kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemektedir.
İcra İflas Kanunun Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi başlıklı 288. Maddesinin 1. Fıkrası "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur", Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı 294. Maddesinin 3. Fıkrası: "Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur." düzenlemelerini içermektedir.
Yine aynı yasanın 308/e maddesinde konkordatonun kısmen feshi, 308/f maddesinde konkordatonun tamamen feshi düzenlenmiştir.
Eldeki davanın konkordato başvuru tarihinden önce itirazın iptali niteliğinde açıldığı, bilahare davanın alacak davasına dönüştürüldüğü, konkordatonun tasdikine ilişkin davanın eldeki davanın görülmesine bir etkisinin bulunmayıp konkordatonun tasdikinin sonuçlarının kararın infazı aşamasında dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda her iki tarafın herhangi bir itirazı olmayan sulh belgesi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken mahkemece tarafların ticari defterlerindeki kayıtlar esas alınarak sulh protokolüne göre daha düşük alacağa hükmedilmiş ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu husus kaldırma gerekçesi yapılmamıştır.
Davacı tarafça ıslah dilekçesi ile 112.000,00 TL takip açılış tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle tahsilini talep edilmesine rağmen dava tarihine kadar müddeabih olarak ileri sürmediği işemiş faiz yönünden hesaplama yapılarak talebi aşar mahiyette hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Eldeki davada ilk derece mahkemesince davacı yararına 14.590,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, kararın sadece davalı tarafça istinaf edildiği, istinaf edenin sıfatına göre aleyhe kaldırma yasağı da dikkate alınarak davacı yararına bu miktar vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece kurulan hüküm isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1- Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 112.000,00 TL alacağın icra takibi tarihi olan 17/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-İŞBU KARARIN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/...... ESAS SAYILI KONKORDATO PROJESİ KAPSAMINDA İNFAZINA
3-Davacı tarafından yatırılan 1.094,43 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.094,43 TL harcın alınması gerekli olan 7.650,72 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.556,29 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 44,40 TL, posta ve tebligat gideri 201,50 TL, bilirkişi ücreti 1.198,50 TL, olmak üzere toplam 1.444,40 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.376,48 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 14.590,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 5.526,20 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;
a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı, 120,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 341,20 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026