Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin, elektrik abonesinin kaçak kullanım iddiasıyla düzenlenen faturaya karşı kast, hatalı bağlantı ve hesaplama itirazlarıyla açtığı menfi tespit davasının istinaf incelemesi.
Özet: Bir elektrik abonesi olan davacı şirket, kendisine sayaçtan geçirmeksizin ayrı bir hat çekerek elektrik tükettiği iddiasıyla kesilen 245.883,18 TLlik kaçak kullanım faturasına itiraz ederek menfi tespit ve ödenen bedelin iadesini talep etmektedir; davacı, sorunun elektrik panosu değişimindeki hatalı bağlantıdan kaynaklandığını, kastının bulunmadığını ve faturadaki 24 saat çalışma varsayımı ile 6 aylık hesaplamanın fahiş ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerken, davalı elektrik kurumu ise kaçak tespit tutanağının davacı yetkilisince ihtirazi kayıtsız imzalandığını, ekiplerince yapılan tespitin fotoğraflar ve videolarla sabit olduğunu ve tutanağın aksi ispat edilene kadar geçerli olduğunu savunmaktadır.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/09/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile davalı kurum arasındaki ... tesisat numaralı abonelik sözleşmesi mevcut olduğunu, 21/06/2023 tarihli ... seri nolu kaçak kullanım tespit tutanağı ile davacı şirketin “yapılan kontrolde ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi” sebebiyle kaçak kullanım tespitinde bulunulmuş ve buna göre düzenlenen fatura ile davacıya 245.883,18 TL fahiş bir bedel tahakkuk ettirilmiş olduğunu, bahse konu kaçak tespit tutanağındaki iddia ve tespite göre müvekkilin ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiğinin iddia edildiğini, davacı şirketin elektrik panosunda çıkan arıza nedeniyle elektrik panosu değiştirilmiş ancak elektrikçiler tarafından hatalı bağlantı yapıldığını, müvekkilin haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumlu olmadığını, sorumluluğun kendisine yüklenmesi de mümkün olmadığını, bu fiili işlerken kast unsurunun bulunması gerekirken mevcut olayda herhangi bir kastınında olmadığını, bu sebeple davacının borçlu olmadığının tespiti ile ödediği bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğini, kaçak elektrik tespit tutanağında gerçeğe aykırı bir biçimde çift vardiyaya göre hesaplama yapıldığını, kaçak tespit tutanağında iş yerinden 24 saat vardiya usulü ile çalışıldığı şeklinde gerçeğe aykırı ve mesnetsiz bir tespitte bulunulduğunu, davacı şirketin 24 saat vardiya usulü ile çalıştığı şeklinde iddia kesinlikle gerçeğe aykırı olup yalnızca fahiş hesaplama yapılması için kullanılan bir yöntem olduğunu, tespite konu yerin elektrik işleri 29.03.2023 tarihinde yapılmış olup bu hususta yapılan iş sonrası 03.04.2023 tarihinde faturalandırma yapıldığını, davacı şirket hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı 21.06.2023 tarihinde düzenlenmiş olduğunu, davacı hakkında bahse konu kaçak elektrik tespiti tutanağının düzenlenmesine yol açan elektrik işlerinin 3 ay öncesinde yapılmış olduğu dikkate alındığında en fazla üç aylık faturalandırma yapılması gerekirken haksız bir şekilde 6 aylık faturalandırma yapılmış olduğunu, işbu kapsamda Yönetmeliğin ilgili hükmü açık olmasına müvekkilin kullanım süresini aşan bir hesaplama yapılarak hukuka ve mevzuata aykırı faturalandırma yapıldığını, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk gereği ... Arabuluculuk Bürosunun...Numaralı dosyası ile arabuluculuk süreci anlaşamama şeklinde sonlandırılmış olduğunu, bu nedenlerle davacının haksız yere ödediği bedelin iadesine ilişkin davanın kabulüne, elektrik kurumunun davacıdan haksız bir şekilde tahsil ettiği toplam 245.883,18 TL tutarındaki meblağın şimdilik 10.000,00TL meblağının ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Kaçak elektrik tespit tutanağının aksi ancak yazılı delil ile ispatlanabileceğini, Şirket ekiplerince tutulan 21.06.2023 tarih ve ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı, davacı tarafın yetkilisince hiçbir ihtirazi kayıt konulmadan imzalanmış olduğunu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı aksi ispat olununcaya kadar geçerli bir belge olduğunu, dava konusu işlemlerin 6446 sayılı elektrik piyasası kanunu ve ikincil mevzuatları doğrultusunda bir silsile halinde mevzuata uygun olarak yapıldığını, davalı Şirketin ekipleri tarafından yapılan mutad incelemeler esnasında, 21.06.2023 tarihinde ... tesisat nolu tüketim noktasında yapılan kontrol sonucunda "sayaç giriş sigortasından sayaca girmeden (harici hat) çekilerek tutanakta bulunan cihazları harici olarak beslemek" suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildiğini, bu hususun ekte sunulan sayaç fotoğrafları ve video kaydı ile sabit olduğunu, akabinde davacı aleyhinde ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş olduğunu, ancak abonenin zorluk çıkarması nedeniyle elektrik kesilemediğini, davacı yanın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı kaçak elektrik kullanımına yönelik kastının bulunmadığı, bu nedenle sorumluluğunun olmadığını ileri sürmekte ise de haksız fiilin unsurları arasında hukuka aykırı fiil, zarar, illiyet bağı ve kusur sayılmakla kasta ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğini, davacı tarafın somut olayda, kusurlu davranışı nedeniyle haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğunu, davacı tarafın elektrikçinin hatası sonucu yapılan yanlış bağlantı nedeniyle sorumlu olamayacağı yönündeki iddiaları yersiz olduğunu, zira davacı taraf kendi sorumluluğunda bulunan sayaç işlemlerine ilişkin görevlendirdiği kişinin yapmış olduğu usulsüz işlemler nedeniyle de basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olduğundan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesinde; 10.000,00 TL olan dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 193.575,19 TL artırarak 203.575,19 TL olarak talep ettiklerini, bu doğrultuda 203.575,19 TL'nin müvekkilin fahiş kaçak elektrik bedelini ödemek zorunda kaldığı 27.06.2023 tarihten itibaren işleyen avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiş,ancak talebini harçlandırmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle; "1-Davanın KABULÜ ile, 203.575,19 TL’nin (10.000,00 TL’sinin dava, bakiyesinin ıslah tarihi olan 16/07/2025 tarihinden) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ve davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuş, yerel mahkeme 05/11/2025 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile istinaf harç ve masraflarının yatırılmaması nedeniyle "1-İstinaf başvurusunda bulunan Davacı ...Mobilya İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin İSTİNAF BAŞVURUSUNDAN VAZGEÇMİŞ SAYILMASINA," karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Her ne kadar yerel mahkeme tarafından huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılmasının hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak yargılamaya devam edilmiş ise de bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf aleyhine tahakkuk edilen kaçak elektrik kullanım faturası 245.883,18 TL bedelli olup davacı taraf işbu fatura nedeniyle borçlu olmadığını iddia ettiğini, yerel mahkemece itirazları reddedilerek davacının huzurdaki davayı kısmi dava olarak ikame etmesinin hukuka uygun olduğu kanaati hatalı olup yapılacak istinaf incelemesi neticesinde davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından davacının kaçak elektrik tükettiği tespit edilmiş ve müvekkil şirket yetkilileri tarafından yasal mevzuata uygun olarak Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları tanzim edildiğini, davacı yanın kaçak elektrik kullandığı yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde de bir kez daha sübut bulduğunu, davacı tarafın elektrikçinin hatası sonucu yapılan yanlış bağlantı nedeniyle sorumlu olamayacağı yönündeki iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkil şirket yetkililerince düzenlenmiş olan faturanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporuna ilişkin beyan ve itirazları değerlendirilmeden bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davacının kaçak elektrik kullandığı ortaya çıkmış olup müvekkil şirket ekipleri tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının yönetmeliklere uygun olarak düzenlendiği sübut bulduğunu ancak hesaplamanın hatalı olduğunu, bu nedenlerle öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulüne, istinaf başvurularının kabulü ile...Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ... K. sayılı dosyanın 17.09.2025 tarihli usul ve yasaya aykırı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın müvekkil şirket yönünden tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; kaçak elektrik kullanımından kaynaklı tahakkuk ettirilen faturaya ilişkin menfi tespit ve istirdat davası olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş; davacı vekilince yapılan istinaf başvurusuna ilişkin harç ve giderler, Mahkemece çıkarılan muhtıranın tebliğine rağmen davacı tarafça yatırılmamıştır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davacının istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına ilişkin verilen ek karara karşı da davacı tarafça yapılan bir istinaf başvurusu olmamakla, istinaf incelemesi yalnızca davalı taraf yönünden yapılacaktır.
Dosyanın incelenmesinde, davacı şirket ile davalı arasında abonelik ilişkisinin bulunduğu, davalı Şirket ekipleri tarafından yapılan mutad incelemeler esnasında, 21.06.2023 tarihinde ... tesisat nolu tüketim noktasında yapılan kontrol sonucunda "sayaç giriş sigortasından sayaca girmeden (harici hat) çekilerek tutanakta bulunan cihazları harici olarak beslemek" suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği iddiası ile davacı aleyhinde 21.06.2023 tarih ve ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tutanağının düzenlendiği, tutanak altının davacı şirket temsilcisi ... tarafından imzalandığı, akabinde davalı tarafından kaçak elektrik kullanımına ilişkin 21/06/2023 tarihli ve ... nolu ve 245.833,18 TL bedelli faturanın tanzim edildiği, davacının itirazının reddi üzerine, davacının fatura tutarını davalıya ödediği ve ödediği bedelin istirdadı için istinaf incelemesine konu iş bu davayı ikame ettiği anlaşılmaktadır.
1-İstinaf incelemesine konu dava menfi tespit ve istirdat davası olup, davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş; daha sonra müddeabihi artırmıştır. Davalı vekili, menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağı bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta alacağın tamamı ihtilaflı olup, davacının faturaya konu bedelin fazla hesaplandığını iddia ederek 245.883,18 TL lik bedel yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL üzerinden davasını ikame ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla talep konusunun miktarı belirli olmayıp taraflar arasında tartışmalıdır. Bu nedenle iş bu davanın kısmi dava olarak açılmasında ve Mahkemenin de bu yöndeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde değildir. (Emsal ilam için bknz: Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 30/06/2020 tarihli, 2020/2651Esas - 2020/3672 Karar sayılı ilamı)
2-Özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılamayacak olmasına, eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığına (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/4894 Esas ve 2021/10580 Karar; 2022/8164 Esas ve 2023/954 Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.), kaçak elektrik tespitine konu işyerindeki yerin gerek dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflar, gerek davalı tarafından sunulan fotoğraf ve videolar, gerekse de yerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporuna eklenen fotoğraflar ve kaçak elektrik tespit tutanağında belirtilen elektronik aletlerin nevileri de dikkate alındığında personel yatakhanesi olarak kullanılan bir yer olup, 8 saatlik günlük çalışma süresinin bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bilirkişi raporunda yapılan gerekçeli tespit sonucu hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesine göre yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf dilekçesinde her ne kadar davalı rapora itirazlarının dikkate alınmadığını ifade etmiş ise de Mahkemece 17/09/2025 tarihli celsede raporun hükme esas alınabilir ve denetlenebilir nitelikte olduğu gerekçesiyle bilirkişi ek raporu alınması talebinin reddine karar verilmiş olmasına göre, İlk derece mahkemesince yargılama sırasında uzman bilirkişiden alınan gerekçeli, detaylı, taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle Dairemizce de benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 13.906,22 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 3.480,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.425,82 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.04/06/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.