Finansal kiralama ile edinilen ekskavatörün garanti sonrası tekrarlayan arızaları, yetkili servis müdahalelerinin yetersizliği ve oluşan zararın tazmini talepli ticari dava.
Özet: Davacı, finansal kiralama yoluyla satın aldığı iş makinesinin teslimden kısa süre sonra tekrarlayan ve aylarca süren yağ kaçağı arızaları nedeniyle defalarca servise götürülmek zorunda kalmasından dolayı oluşan nakliye, tamir ve kazanç kaybı zararlarının giderilmesini talep etmiş; davalı ise makinenin ilk arıza anında 4000 saatlik garanti süresini aştığını, garanti dışı arızalardan sorumlu olmadığını, müşteri memnuniyeti kapsamında yapılan servislerin sorumluluk kabulü anlamına gelmediğini ve davacı tarafça iddia edilen zararların somut belgelerle ispatlanamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1185
KARAR NO : 2026/457
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2025
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, 28.11.2023 tarihli sözleşme ile davalı şirketten 1 Adet ---- model ----- model Ekskavatör iş makinesini KDV hariç 163.000 Amerikan Doları bedelle finansal kiralama (leasing) yöntemi ile satın aldığı, satış sözleşmesine finansal anlamda aracılık eden ----- ile müvekkili arasında akdedilen sözleşmenin tarihi 09.02.2024 olduğu, teslimden 4 ay sonra iş makinesi yağ arızası vermeye başladığı ve müvekkili de garanti kapsamında makineyi davalı firmanın yetkili servisi ----- 28.10.2024 tarihinde tır ve lobet kiralayarak servise götürdüğü, bu iş makinesinin ilk servisi olduğu, makine ilk arızada serviste 10 gün kaldığı, bu serviste makinenin "göbek dişlisi" denilen parçasının "iç lastik kısmının kısa kaldığı ve gergin olarak montajının yapıldığı ve bu nedenle yağ kaçırdığı" arızası olduğu tespiti ile buna ilişkin müdahalede bulunulduğu, ilk servisten hemen bir gün sonra makinede aynı arıza devam edince müvekkilim tır ve lobet kiralayarak makineyi tekrardan servise götürdüğü, 2. servis işleminde de birincisine benzer arıza tespiti ve buna ilişkin uygulamalar yapıldığı, 2. seferde makine serviste 17 gün kaldığı, müvekkilinin makinesini aldıktan sonra makine arızasında olumlu yönde hiçbir değişiklik olmadığını görmüş zorunlu olarak tır ve lobet kiralayarak makineyi 05.12.2024 tarihinde tekrardan servise götürdüğünü, serviste arızayı gidermeye yönelik bazı işlemler yapılmaya çalışıldığı ancak yine çözüm bulunamamış ilgisiz işlemler yapıldığı, bu gidişinde makine 14 gün serviste kaldığı, müvekkili iş makinesini aldıktan sonra kullanım esnasında problemin çözülemediğini arızanın devam ettiği, tır ve lobet kiralayarak makineyi 18.03.2025 tarihinde tekrardan servise götürdüğü, bu kez diğer tespitlerden farklı olarak makinenin gövde kısmında hareket mekanizmasını sağlayan "göbek dişlisi parçasının" arızalı olduğu ve değiştirilmesi gerektiğine" ilişkin servis notu düşüldüğü, bBu gidişte makine serviste 12 gün kaldığı, müvekkilinin davalı şirketin yetkili servisi----- bu son gidişi olduğu, yetkili servisin davaya konu iş makinesini toplamda aylarca atölyelerinde tutmalarına rağmen sonuca ulaşamaması davalı şirket yetkilileri makinanın göbek dişlisini değiştirmek üzere makineyi ----" isimli servise yönlendirildiği, bu serviste makinenin "göbek dişlisi olarak tabir edilen kule dönüş dişlisinin" olması gerekli nitelikleri taşımadığı tespit edilmiş ve yenisi ile değiştirilerek problem giderildiği, bu işlemde makine 8 gün serviste kaldığı, açıklanan nedenlerden dolayı müvekkilinin zararlarının hepsinin karşılanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin garanti kapsamı dışında kalan arızalardan sorumluluğu bulunmadığını, garanti, 2 yıl veya 4000 saat koşullarından hangisi önce dolarsa o tarihte sona ereceğini, servis tarihlerine bakılırsa bu sürenin dolduğunu, Bu durumda, sözleşmenin açık hükmü gereğince müvekkilİ şirketin garanti kapsamında herhangi bir onarım yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili şirket sözleşmesel yükümlülüğü olmamasına rağmen müşteri memnuniyeti için servis hizmeti verdiği ve sözleşmede belirlenen servis süresi olan 20 günü aşmadığını, davacının zararlarının ispata muhtaç olduğunu, davacı, makineyi 5 kez servise götürmek için çekici kiraladığını ve bu kapsamda 40.000-50.000 TL masraf yaptığını iddia ettiğini, ancak bu iddiayı destekleyecek herhangi bir fatura, irsaliye, ödeme dekontu veya banka hareketi dosyaya sunulmadığını, davacının ilk servise başvurduğu 28.10.2024 tarihinde makinenin çalışma saati 4.239 olup sözleşmede belirlenen 4.000 saatlik garanti limiti aşıldığından müvekkil şirketin herhangi bir onarım yükümlülüğü bulunmadığına, garanti süresi dolmuş bir makine için satıcıya sorumluluk yüklenemeyeceğinden ve müvekkil şirketin garanti kapsamı dışında kalan makineye sırf müşteri memnuniyeti için verdiği ücretsiz servis hizmetinin ve sözleşmesel sürelere riayet etmesinin sorumluluk kabulü, garanti uzatımı veya yeni bir taahhüt olarak yorumlanamayacağından, garanti süresi dolduktan sonra ortaya çıkan ve ücretsiz olarak giderilen bir arıza için ayıplı ifa iddiasının dinlenemeyeceğine ve müspet zarar talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığına, davanın reddine, Kazanç kaybı iddiasının sözleşme, teklif veya yazışma gibi somut delillerle desteklenmemesi, ---- ile ilgili iddianın belgelendirilememesi ve illiyet bağının kurulamaması, günlük kira bedelinin emsal veya piyasa araştırması ile ispatlanamaması, çekici giderlerine ilişkin herhangi bir fatura veya ödeme belgesi sunulamamış olması, kredi faizi ve araç satışı iddialarının munzam zarar niteliğinde olup TBK m.122 koşullarının gerçekleşmemesi, illiyet bağının kurulamaması ve bir ticari işletmenin tek bir makinenin 61 günlük serviste kalması nedeniyle tüm mali yapısının çökmesinin olağan hayat tecrübelerine aykırı olması karşısında davacının tüm zarar taleplerinin TBK m.50 gereğince ispat yükünü yerine getirememesi nedeniyle reddine, davacının TBK m.52 kapsamındaki zarar azaltma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin ve piyasadan başka bir ekskavatör kiralayarak işlerini sürdürme imkânı varken bu yola başvurduğunu ispatlayamadığının tespiti ile, müvekkil şirketin sözleşmesel yükümlülüğü bulunmamasına rağmen gösterdiği olağanüstü iyi niyete karşın tazminat talep edilmesinin TMK m.2 gereğince hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunun tespitine, davanın öncelikle usulden, bu talebimiz kabul görmediği takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).---- nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.Somut olayda; Davalının tacir olduğuna dair ticaret sicil kaydının olmadığı, vergi dairesine yazılan yazı cevabından anlaşıldığı üzere davacının basit usulle işletme defteri tuttuğu, tacir sayılacak mahiyette mal alış satışının ve kazancının olmadığı, davalının esnaf olduğu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.