Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini onarken, etkin pişmanlık maddesi uygulamasındaki yazım hatasını düzeltti.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygunluğu, delillerin hukuka uygun elde edilmesi ve vicdani kanının tutarlı verilere dayanması nedeniyle esastan uygun bulunurken, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ceza indiriminde uygulanan kanun maddesinin (Türk Ceza Kanunu 221/4 yerine Türk Ceza Kanunu 221/4-2. cümlesi olarak) sehven yanlış gösterilmesi hatası, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bir husus olarak kabul edilerek Yargıtay tarafından düzeltilmek suretiyle onanmıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/1102 E.  ,  2026/3382 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/507 E., 2021/1447 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/145 E., 2020/124 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 221/4, 62/1,53/1-2-3, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 221/4. maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK'nın 303/1-c. maddesi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün üçüncü fıkrasından fıkrasından “TCK’nun 221/4 maddesi” ibaresi çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesi” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.