3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü mükerrirlik infaz rejimi uygulama hatasını düzelterek onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanıkların silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararlarını ve bu kararlara yapılan istinaf başvurularının esastan reddini genel olarak hukuka uygun bularak, yargılama sürecindeki delil toplama ve değerlendirme ile eylemlerin nitelendirilmesinin doğru yapıldığını tespit etmiştir; ancak mahkûmiyet kararlarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanırken 5237 sayılı Kanunun 58/6. maddesinin hatalı gösterilmesi nedeniyle, bu maddi hatayı yeniden yargılama gerektirmeksizin düzelterek hükümleri düzeltilerek onamıştır.
3. Ceza Dairesi         2022/24087 E.  ,  2026/3057 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1675 E., 2020/152 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/33 E., 2018/193 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Sanıklar hakkında, TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1,TCK’nın 62, 53, 58/6-9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derecemahkemesince verilen ayrı ayrı mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinafbaşvurularının ayrı ayrı esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Sanıklar müdafii tarafından yasal temyiz süresi içerisinde, usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulduğu ve sanıklar tarafından verilen 02.02.20 26... .02.2026 tarihli temyiz dilekçelerinin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Temyiz edenin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddine, ancak;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen cezaların, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların CMK’nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanıklar hakkındaki 5 ve 6 nolu hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin 6. fıkrasının uygulanmasına ilişkin 6. parağraflarının tamamının hükümlerden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.