Yargıtay, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyetini onarken, 2313 sayılı Kanuna aykırılık suçundan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Özet: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet hükmü, yargılama sürecinin hukuka uygunluğu, delillerin değerlendirilmesi ve suç vasfının doğru tespiti nedeniyle oybirliğiyle onanırken; 2313 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hüküm ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66/1-e maddesi uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin temyiz incelemesi tarihine kadar dolduğu anlaşıldığından bozulmuş ve bu suçtan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2021/10618 E.  ,  2026/2446 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2010/230 E., 2016/175 K.
SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma
2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesinin son cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2026 tarihinde karar verildi.