Konaklama Hizmeti Sözleşmesinden Kaynaklanan, Çevrimiçi Rezervasyon Platformu Aracılığıyla Elde Edilen Konaklama Bedellerine İlişkin Ödenmeyen Faturalar Hakkındaki İtirazın İptali Davası
Özet: Bir otel işletmesi olan davacı şirket ile çevrimiçi rezervasyon platformu işleten davalı şirket arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan, davacının misafirlerden tahsil edilen ve komisyon düşüldükten sonra kendisine ödenmesi gereken konaklama bedellerinin bir kısmının ödenmediği gerekçesiyle başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı ödenmeyen faturalara dayanarak itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep ederken, davalı ise hizmetin tam ve eksiksiz sunulduğunun kanıtlanmadığını ve kendisinin de davacıdan alacakları olduğunu belirterek davanın reddini ve haksız icra tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

T.C.
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/412 EsasKARAR NO : 2026/323DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 18/06/2025KARAR TARİHİ : 20/05/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi üzerinden, ....com markasıyla faaliyet gösteren ... Ticaret ve Turizm A.Ş. aracılığıyla misafirlere konaklama hizmeti sunduğunu, davalı şirketin, kendi çevrimiçi rezervasyon sistemi üzerinden misafirlerden konaklama bedellerini tahsil ettiğini, bu bedellerden kararlaştırılan komisyon tutarını düşmek suretiyle bakiye tutarının müvekkilinin ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, müvekkili şirketin, sunulan hizmetler karşılığında davalı adına düzenli olarak fatura tanzim ettiğini ancak davalı tarafın bu faturaların bir kısmına ilişkin ödemeleri ifa etmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız takip yoluna başvurulduğunu, davalının, ödeme emrine süresi içinde borcun tamamına ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, uyuşmazlığa konu alacağın ticari nitelikte olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk süreci başlatıldığını ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin alacağının tahsilini güvence altına almak ve muhtemel mal kaçırma ya da ödeme aczine düşme riski taşıyan bu tür eylemlerin önüne geçebilmek amacıyla, davalı şirketin mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile birlikte üçüncü şahıslar nezdindeki her türlü alacak ve hakkı ve ayrıca banka hesapları ile diğer finansal varlıkları üzerine, öncelikle teminatsız olarak ya da mahkemece takdir edilecek uygun bir teminat karşılığında ihtiyaten haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla takibin 61.433,74-TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, www...com alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirket, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan ... Otel isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması, hizmetin tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamadığını, karine dahi teşkil etmediğini, hizmetin tam ve eksiksiz olarak verildiği davacı yan tarafından kanıtlanmış olmadan afaki bir alacağın miktarının tespiti hukuki olmadığını, hizmetin verildiği hususundaki ispat yükü davacı tarafta olduğunu. davacının bugüne kadar bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talepleri bulunduğunu, bu sebeplerle; davanın esastan reddine, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacı şirkete ait 2022, 2023, 2024 ve 2025 yıllarını içerir BA/BS formları, Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait 2022, 2023, 2024 ve 2025 yıllarını içerir BA/BS formları, faturalar, muavin defter kayıtları, ... rezervasyon kayıtları, sözleşme, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin işletmekte olduğu konaklama tesisi üzerinden ....com markasıyla faaliyet gösteren davalı aracılığıyla konaklama hizmeti sağladığını, davalı tarafın kullanmış olduğu rezervasyon sistemi üzerinden davacının tesisinde konaklayan misafirlerden konaklama bedellerini aldığını ve kararlaştırılan komisyon bedelinin düşülmesinden sonra bakiye bedelin müvekkile verdiğini ancak bu süreçte sunulan hizmet karşılığında davacı tarafından düzenlenen fatura bedelleri davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fatura düzenlenmesinin tek başına alacağın varlığını kanıtlamadığını, ayrıca müvekkilin davacıdan fatura ve komisyon alacağının bulunduğunu, bu alacaklar yönünden takas-mahsup taleplerinin bulunduğunu , ispat yükünün davacıda olduğunu, borç bulunmamasına rağmen yapılan icra takibi sebebiyle davacının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 25/02/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 61.433,74-TL asıl alacak olmak üzere toplam borcun ödenmesi amacıyla 27/01/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 02/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 03/02/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Bilişim Konusunda Uzman Bilirkişi ... tarafından 18/03/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava konusu; davacı tarafından işletilen konaklama tesisinde sunulan hizmetler kapsamında, davalının çevrimiçi rezervasyon sistemi aracılığıyla misafirlerden tahsil ettiği ve komisyon düşümü sonrası davacıya ödemekle yükümlü olduğu bakiye tutarlara ilişkin olarak düzenlenen faturalardan doğan 61.433,74 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve 2024 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin süresinde yaptırılmış olduğu 2025 yılı ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2025 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2025 yılı Envanter defterinin açılış tasdikini yasal süresi içerisinde yaptırmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2024, 2025 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfi Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 27.10.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: 305 FRB SNG” açıklamalı, 3.187,50 TL tutarlı; 29.10.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 4.037,50 TL tutarlı; 29.10.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı,4.037,50 TL tutarlı; 29.10.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 3.028,12 TL tutarlı; 03.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 3.028,12 TL tutarlı; 03.11.2024 tarihli,... numaralı, “Oda- Oda: 513 Ranza” açıklamalı, 4.037,50 TL tutarlı; 09.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 4.037,50 TL tutarlı; 17.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 16.150,00 TL tutarlı; 08.01.2025 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 6.502,50 TL tutarlı; 22.01.2025 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 13.387,50 TL tutarlı faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının takibe konu faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi (28.01.2025) itibariyle davalıdan 76.308,74 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2024, 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2024, 2025 yıllarında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 27.10.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 3.187,50 TL tutarlı; 29.10.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 4.037,50 TL tutarlı; 29.10.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 4.037,50 TL tutarlı; 29.10.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 3.028,12 TL tutarlı; 03.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 3.028,12 TL tutarlı; 03.11.2024 tarihli,... numaralı, “Oda- Oda: 513 Ranza” açıklamalı, 4.037,50 TL tutarlı; 09.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 4.037,50 TL tutarlı; 17.11.2024 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 16.150,00 TL tutarlı; 08.01.2025 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 6.502,50 TL tutarlı; 22.01.2025 tarihli, ... numaralı, “Oda- Oda: ...” açıklamalı, 13.387,50 TL tutarlı faturaların davalı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davalının takibe konu faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi (28.01.2025) itibariyle davacıya 66.599,11 TL tutarında cari hesap bakiye borçlu olduğu, Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların davacı ve davalı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde"Oda- Oda: ...” ye ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükmebağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturalara, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu,25 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan 523 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki değişiklikle 01.07.2021 tarihinden itibaren e-fatura ve e-arşiv fatura olarak düzenlenen belgelerin BA-BS formlarındaki bildirim zorunlulukları kaldırıldığı bu sebeple BA-BS formlarında dava konusu faturaların yer almadığı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının ve davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen aşağıdaki tablodaki faturaların hem davacının hem de davalının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, davacının kendi kayıtlarına göre takip tarihi (28.01.2025) itibarıyla davalıdan cari hesap olarak 76.308,74 TL alacaklı olduğu, davalının ise kendi ticari defterlerinde takip tarihi (28.01.2025) itibarıyla davacıya cari hesap olarak 66.599.11 TL borçlu olduğu görülmekle birlikte; her iki tarafın kayıtlarında da davalının, takibe konu fatura tutarlarını karşılayacak ve hatta bu tutarları aşacak şekilde borçlu göründüğü, bu nedenle taraf defterleri arasındaki cari hesap bakiyesi farklılığının sonuca etkili olmadığı, değerlendirmede cari hesap mutabakatı yerine takibe konu faturalar esas alınarak fatura bazlı inceleme yapıldığı, bu kapsamda davanın aşağıda tabloda sunulu takibe konu edilen faturalardan kaynaklı olarak davalıdan takip tarihi (28.01.2025) itibarıyla 61.433,74 TL alacaklı olduğu, ¸Teknik incelemeler yönünden yapılan değerlendirmelerde; dosyaya sunulurezervasyon işlem dökümleri ... (... Ticaret ve Turizm A.Ş.) tarafından işletilen çevrimiçi rezervasyon platformunun rezervasyon yönetim sistemi üzerinden oluşturulan elektronik sistem çıktıları olduğu, incelenen kayıtlarda her rezervasyon için sistem tarafından üretilen rezervasyon numarası, rezervasyon oluşturulma tarih ve saat bilgisi, misafir bilgileri, konaklama tarihleri, rezervasyon bedeli, uygulanan komisyon oranı ve bu komisyon düşüldükten sonra tesise aktarılması planlanan net tutarın sistem tarafından hesaplandığı görüldüğü, kayıtlarda ayrıca “Online ödeme yöntemi ile ....com tarafından tahsil edildi” ibaresinin yer alması, rezervasyon bedellerinin platform üzerinden tahsil edildiğine ilişkin sistemsel işlem bilgisinin kayıt altına alındığını gösterdiği, Bununla birlikte incelenen dökümler, rezervasyon ve tahsilat sürecine ilişkin platform veri tabanı kayıtlarının raporlanmış çıktıları niteliğinde olup; tahsil edilen tutarların ilgili konaklama tesisine fiilen aktarılıp aktarılmadığını gösteren banka transfer kaydı, ödeme tamamlandı bilgisi, işlem referans numarası, finansal mutabakat kaydı veya dekont niteliğinde doğrulayıcı bir finansal işlem verisi içermediği, bu bağlamda mevcut belgeler teknik olarak rezervasyonların oluşturulduğunu ve tahsilatın platform sistemi üzerinden gerçekleştirildiğini ortaya koymakla birlikte, tahsil edilen tutarların davacı otele aktarılıp aktarılmadığı hususunda kesin bir teknik tespit yapılmasına tek başına olanak sağlamadığı," şeklinde rapor düzenlenmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte düşünüldüğünde;Taraflar arasında konaklama hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının alacağına dayanak olan faturanın e-fatura niteliğinde olduğu ve bu faturaların tamamının "oda ..." açıklamasıyla oluşturulduğu, davalı yanın takipten önce yasal süre içerisinde ilgili faturalara yönelik somut bir itirazının görülmediği ve yine davalı tarafından düzenlenen faturalara karşılık herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanının olmadığı, faturanın içeriğinin taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin ticari ilişki kapsamında uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, faturaların davalının ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğu, bu durumda davalının bu fatura içeriği hizmeti teslim aldığına dair karine oluştuğu, aksini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafça borcunun olmadığına dair yazılı veya kesin delil sunmadığı, bu haliyle davacı taraf takip konusu cari hesap alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu cari hesap alacağından kaynaklı olarak 61.433,74-TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur. Davalı taraf cevap dilekçesi ile davacıdan komisyon ve fatura alacakları nedeniyle takas mahsup definde bulunmuşsa da incelenen davalı ticari defterlerine göre davacıya borçlu olduğu anlaşılmakla davalının takas mahsup defi yerinde görülmemiştir.Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle hükmolunan asıl alacağın %20'si (12.286,74-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında 61.433,74-TL asıl alacak olmak üzere toplam alacağa yönelik borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedel üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (12.286,74-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.196,54-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.049,14-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.147,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 1.049,14-TL Peşin/nisbi Harcı, 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 235,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.899,54-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır