Ticari satıştan kaynaklanan alacak iddiasıyla açılan itirazın iptali davasında, alacak devri nedeniyle aktif husumet yokluğundan verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir Gürcü şirketi (davacı), 2010 yılındaki ticari mal satışından kaynaklanan ve 2017 yılında kendisine devredilen 34.814,20 USDlik alacağın tahsili amacıyla bir Türk şirketi (davalı) aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, alacak devrine rağmen icra takibinin yanlışlıkla alacağı devreden şirket aleyhine başlatıldığını tespit ederek, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı ise bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunarak, davanın genel ticari alacak davası olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2023/1472 EsasKARAR NO : 2026/1062 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI: 2023/321 Esas - 2023/574 Karar TARİHİ: 09/06/2023DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 21/05/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin, Gürcistan Batum ilinde ticaret ile iştigal eden bir şirket olduğunu, davalı ile yapmış oldukları ... ticareti sonucunda 34.814,20 USD alacakları kaldığını, müvekkili şirketin ... LTD.’nin satıcı olarak, .... Tic. AŞ.’nin alıcı olarak tanzim edilen 66 nolu fatura ile teslim edilen 46.210 Kg, 89 nolu fatura ile teslim edilen 91.377 Kg, 108 nolu fatura ile teslim edilen 24.340 Kg ... 12.11.2010 tarihli faturalar ile alıcı şirkete teslim edildiğini, aynı ürünlerin Gürcistan Gümrüğünü geçtikten sonra 01.12.2010 tarihinde Sarp Gümrük Müdürlüğüne Davalı Şirketin Yetkili Temsilcisi olan ... LTD, ŞTİ. tarafından müracaat ile ... Numaralı beyanname ile İthalat işlemi gerçekleştirildiğini, beyannamenin arka sayfasında 7 adet kantar fişi ile birlikte ürünün mal sahibine teslim edildiğine dair şerh düşüldüğünü, dava konusu ürün bedeli müvekkili şirkete ödenmediğini, tüm ısrarlara rağmen ısrarla müvekkili şirketi tanımadıklarını ve böyle bir ticaretin gerçekleşmediğini beyan ettiklerini, 23.06.2011 tarihinde Hopa Noterliğinden ... Yevmiye numaralı İhtarname İle borcun Ödenmesi talep edilmiş olsa bile sonuç elde edilemediğini, alacağın tahsili amacı ile Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün ...Esas numarası ile 15.08.2018 tarihinde Güncel Döviz kuru üzerinden takip başlatıldığını, esas alacak miktarının 34.814,20 USD olduğunu, icra takibine davalı tarafından vekilleri aracılığıyla itiraz edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesi ekindeki vekâletname incelendiğinde Gayri Ticari Gayri Sanayi Tüzel kişiler Sicilinden verilmiş tescil elektronik versiyonda dava açan firmanın 17.08.2017 tarihinde tescil olduğu anlaşıldığını, 17.08.2017 tarihinde tescil olan firmanın dava konusu 2010 yılına ait ticari faaliyetinin bulunmasının mümkün olmadığını, davacı firma ile dosyaya sunulan faturalar üzerinde yer alan firma unvanlarının da aynı olmadığını, mahkemede açılan davada davanın tarafları tacir olup, tacirler arasında yapılan işlemlerde yazılı şekil şartına uyulması gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında yazılı herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde de görüleceği üzere dava konusu edilen faturalarda yer alan malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, bu yönde de davacı vekili tarafından dosyaya herhangi bir delil ibraz edilmediğini, dava konusu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediği gibi düzenlenen faturaların Vergi Usul Kanunu hükümlerine aykırı olarak düzenlendiğini, faturaların altında teslime ilişkin herhangi bir imza bulunmadığını, VUK hükümlerine aykırı olarak düzenlenen faturaların geçersiz olduğunu ve kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 09/06/2023 tarih 2023/321 Esas - 2023/574 Karar sayılı kararında; "Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; BAM kaldırma kararında da belirtildiği gibi alacağını dayandırdığı iki hukuki ilişki bulunmaktadır. Bunlardan ilki temlik sözleşmesinin temelini oluşturan satış ilişkisi, ikincisi ise 28/08/2017 tarihli alacak devir sözleşmesidir. Dosyaya anılan alacak devir sözleşmesinin Gürcüce aslı ve tercümesi sunulmuş, 28/08/2017 tarihli devir sözleşmesi ile dava dışı ... şirketi tarafından takip dayanağı 34.814,00-USD alacağın davacıya devredildiği, takibin ise sözleşmeden sonra başlatılmasına rağmen temlik eden aleyhine takibin başlatıldığı anlaşılmakla iş bu davanın açılmasında davacının aktif husumetinin olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, Açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusunun, 20.09.2018 havale tarihli dava dilekçesinde ticari alacak olarak belirtildiğini; buna göre harç ve masraf ile gider avansı yatırıldığını, mahkemece dava türünün itirazın iptali davası olarak değerlendirmesi ve davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, yargılama surecinin uzun sürme ihtimali dahilinde takip yolunun da denendiğini; sonuç elde edilemeyeceği düşüncesi ile genel dava şekli olan ticari alacak davası açılmak sureti ile alacağın mahkeme kararına dayandırılmasının umut edildiğini; hüküm fıkrası öncesi, gerekçe kısmında da belirtildiği şeyliyle mahkemece, davanın itirazın iptali davası olarak yorumlanıp reddine karar verildiğini, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti yasalarında genel yetkili mahkemelerde ve mahkemeleri nezdinde açılmış olan alacak davalarında itirazın iptalinin talep edilmesini engelleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını; davanın sonunda da itirazın iptal edilmiş olmasının tek bir nedeni olduğunu, bunun da takip harç ve masraflarından kaçınmaya yönelik olduğunu; yoksa bu kısmın yargılamanın münhasıran itirazın iptali davası olduğuna delalet etmeyeceğini, Mahkemece usul hatası yapıldığını, davalı tarafından, alacağın ödenmediği yönünde bir tereddüt kalmamış olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin yasaya uygun olmadığını, Davanın konusunu oluşturan delillerin; Hopa Gümrük Müdürlüğü'nün İthalata dair beyannameleri, dava konusu beyannamelerin Sarp Gümrük Müdürlüğü'nden celp edildiğini, davalı kurum tarafından yetkili kılınan temsilcisi olan ... LTD. ŞTİ. tarafından müracaat ile ... Numaralı beyanname ile İthalat işlemi gerçekleştirildiğini, beyannamenin arka sayfasında 7 adet kantar fişi ile birlikte ürünün mal sahibine teslim edildiğine dair şerh düşüldüğünün açıkça görüldüğünü; ... LTD ŞTİ'ye davalı tarafından Eyüp 2. Noterliği'nden 26/05/2010 tarihli, ... yevmiye numarasıyla verilen vekaletnamenin onanmış bir örneğinin de dosya içerisine celp edildiğini, Gümrük Beyannameleri, Temlikname, Vekaletname gereğince dosya içerisinde tüm belgeleri kapsayacak şekilde mahkemece Bilirkişi İncelemesi talep edildiğini ve dosya içerisine sunulmuş olan bilirkişi raporunda dava konusu alacağın var olduğunun rapor edildiğini, davalı tarafından davanın ispatına yönelik, davacı tarafından dosya içerisine herhangi bir belge sunulmadığı iddia edilmekte ise de; Gümrük Beyannameleri, Eyüp 2. Noterliği'nin düzenlemiş olduğu vekaletname örneği ve temlikname belge değil ise bu kurumların belge sayılabilecek türden nasıl bir belge düzenlemesi gerektiğinin anlaşılamadığını, Asıl alacaklının alacağını temlik ettiği, 28/08/2017 tarihli devir sözleşmesinde belirtilen devir ve temlik alan ... LTD ŞTİ'nin vergi numarası hanesine bakıldığında da vergi numarasının aynı olduğunun açıkça görüleceğini; konunun sadece dava dilekçesindeki davacı hanesinde maddi hata yapılmasından ibaret olduğunu; bunun da ilerleyen aşamalarda yasal dayanağı olacak şekilde maddi hatanın düzeltilmesi veya ıslah talepleri ile düzeldiğini ve böylece kayda girdiğini, Davalı tarafın Temliknameye, Beyannameye, Malın teslim edilmediğine dair beyanlara dayanarak borçtan kurtulmaya yönelik iddiaların hukuki dayanağının bulunmadığını; Hopa Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılmış olan ithalata dair borcun karşılığında dosyaları içerisine herhangi bir ödeme belgesi sunulamadığını; ayrıca İthalatın bizzat davalının vekil tayin etmiş olduğu müşavirlik şirketi tarafından gerçekleştirildiğini; teslim alınmadığı iddia edilen ürünlerin akıbetinin vekaleten ithalat işlemini gerçekleştiren vekilden sorulmalı iken müvekkile yönelik borçtan kurtulma iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını, İleri sürerek, yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; ticari satış ilişkisinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen 2018/896 esas 2020/688 karar sayılı karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dairemizin 2021/262 esas, 2023/408 karar sayılı 09/03/2023 tarihli ilamı ile davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahakemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucu mahkemece davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddedildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Gürcistan Devleti arasında 04/04/1997 gün ve 4244 sayılı Kanunla onaylanan ve 24/09/ 1997 gün ve 23090 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 15/01/1998 tarihinde yürürlüğe giren 1996 tarihli “Türkiye Cumhuriyeti ile Gürcistan Cumhuriyeti Arasında Hukukî, Ticarî ve Cezaî Konularda Adlî Yardımlaşma Anlaşması”nın 15. maddesi ile her iki ülke vatandaşlarına karşılıklı olarak teminattan muafiyet tanındığı anlaşıldığından, Gürcistan uyruklu davacı şirketin takip yapabilmesi ve dava açabilmesi MÖHUK'un 48/1 fıkrası uyarınca teminat gösterme zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmamış olmakla birlikte, dava şartı olan bu husus dairemizce re'sen incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Davacı yan dava dilekçesinde; davacının Gürcistan Devleti Batum ilinde ticaret ile iştigal ettiğini, davalı ile yapmış oldukları ... ticareti sonucunda 34.814,20-USD alacakları kaldığını, davacının sahibi bulunduğu ... LTD'nin satıcı, davalının alıcısı olduğunu tamamı 12/11/2010 tarihli, 66 numaralı fatura ile 46.210 kg, 89 numaralı fatura ile 91.377 kg ve 108 numaralı fatura ile 24.340 kg hurda demirin davalıya teslim edildiğini, ürünlerin Gürcistan Gümrüğü'nü geçtikten sonra 01/12/2010 tarihinde Sarp Gümrük Müdürlüğü'ne davalı Şirketin yetkili temsilcisi olan ... Ltd. Şti. müracaatta bulunduğunu ve ... numaralı beyanname ile ithalat işleminin gerçekleştirildiğini, beyannamenin arka sayfasında 7 adet kantar fişi ile birlikte ürünün mal sahibine teslim edildiğine dair şerh düşüldüğünü, ürün bedelinin davacıya ödenmediğini, davalının ısrarla davacıyı tanımadıklarını ve böyle bir ticaretin gerçekleşmediğini beyan ettiklerini, 23/06/2011 tarihinde Hopa Noterliği'nin ... yevmiye numaralı İhtarname ile borcun ödenmesi talep edilmiş olsa bile sonuç elde edilemediğini, alacağın tahsili amacı ile Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü nezdinde ...esas numarası ile 15/08/2018 tarihinde güncel döviz kuru üzerinden takip başlatıldığını, ancak esas alacak miktarının 34.814,20-USD olduğunu, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini, davacıya ait alacağın tahsili amacı ile davayı açma gereği doğduğunu ileri sürerek, netice-i talep kısmında; şimdilik dava değeri olan 165.650,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek Ticari faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davalıya ödenmesine, 34.814,20-USD'nin bilirkişi incelemesi tarihi itibari ile serbest piyasa değerinin tespit edilmesi ile dava değerinden fazlaya dair kısım için dava değeri yönünden ıslah talebinde bulunma hakkının saklı tutulmasına, Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosya üzerindeki itirazın kaldırılması ile takibin sayın mahkemece kabul edilen dava değeri üzerinden devamına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde talebin itirazın iptali mi alacak mı olduğunun anlaşılamadığı, ancak davacı vekili tarafından 29/04/2019 tarihli ön inceleme celsesinde; "müvekkilimin davalıya ... satarak fatura düzenlediği, fatura içeriği ürünleri davalıya teslim ettiği, müvekkilimin Gürcistan Devletinin Batum ilinde ticaretle uğraştığı, ürünlerin Gürcistan gümrüğünü geçtikten sonra 01/12/2010 tarihinde Sarp Gümrük Müdürlüğüne davalı şirketin yetkili temsilcisi olan ... Ltd Şti tarafından müracaat ile ... beyanname numaralı beyanname ile ithalat işleminin gerçekleştirildiği, ithalan işlemleri davalı tarafından gerçekleştirilmiştir, ürün bedellerini davalı tarafından ödenmediği, bu nedenle Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından takip yapıldığı, borçlunun haksız olarak itiraz ettiği, itirazın iptali ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ederim, asıl ticari ilişkinin mevcut olduğu kişi ... 'dir, daha sonra davacı ... Ltd Şti kurulduktan sonra alacağının tamamını şirkete temlik etti, temlik belgelerini dosyaya ibraz ettik, ithalatın yapıldığı Hopa Gümrük Müdürlüğünden belgeler istensin, ticari ilişkin kimler arasında olduğu belirlenir" şeklinde netice-i talebin itirazın iptali istemine ilişkin olduğunun açıklandığı, nitekim yargılamaya itirazın iptali davası olarak devam olunduğu anlaşılmış olup, davacı vekilinin davanın itirazın iptali davası değil alacak davası olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dava konusu takip dosyasından; davacının Hopa icra Müdürlüğü aracılığı ile Bakırköy 12 İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası üzerinden; 16/07/2018 harçlandırma tarihli takip talebi ile davalı aleyhine dava konusu faturalara ve gümrük beyannamesine dayalı olarak 0,77-TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 165.624,90-TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, alacağın dayanağı kısmında beyanname konusu faturalar toplamı 34.814,00-USD alacağın takip tarihindeki TL karşılığı 165.624,24-TL'nin talep edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Takip dayanağı faturalar ve gümrük beyannamesine göre; faturalara konu ithal hurdanın satıcısının dava dışı ... isimli gerçek kişi olduğu, davalının cevap dilekçesinde Gürcistanda 2017 yılında kurulan davacı şirket ile davalı arasında bir ticari ilişki olmadığının, 2010 tarihli faturalarda da satıcının davacı şirket olmadığının savunulduğu, davacı tarafından cevaba cevap dilekçesinde takip dayanağı faturaların asıl alacaklısının ... olduğunun, bu alacak için davalıya gönderilen 21/07/2011 tarihli ihtarnameye davalı tarafından itiraz edilmediğinin, gümrük beyannamesi ile faturalara konu hurdanın davalıya teslim edildiğinin sabit olduğunun, davacı şirketin Gürcistan'da kurulmasından sonra alacağın ... tarafından 28/08/2017 tarihli devir sözleşmesi ile davacıya temlik edildiğinin beyan edildiği, dosyaya davacı ile dava dışı ...'nin kaşe ve imzalarını içerir 28/08/2017 tarihli devir sözleşmesi ile yeminli tercümesinin sunulduğu görülmüştür. Mahkemece; 28/08/2017 tarihli devir sözleşmesi ile dava dışı ... şirketi tarafından takip dayanağı 34.814,00-USD alacağın davacıya devredildiği, takibin başlatıldığı tarihin temlik tarihinden sonra olduğu, buna rağmen temlik eden tarafından takip başlatıldığı, davacının aktif husumetinin olmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğunda reddine karar verilmiş ise de; dairemizin kaldırma ilamında; hem dava dilekçesi hem de takip talebinde davacı ... Şti'nin vergi kimlik numarasının bulunduğu, takibin dava dışı temlik eden tarafından değil temlik alan davacı tarafından başlatıldığı, davanın da temlik alan tarafından açıldığı tespit edilmiş, bu nedenle davalının mahkemenin ilk kararına yönelik istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü takibin usulüne uygun olmadığına dair istinaf sebebinin yerinde olmadığı tespit edilmiş olup, mahkemece aksi gerekçe ile davanın aktif husumetten reddine karar verilmesi yerinde olmamış, davacının bu yöndeki istinafı haklı bulunmuştur. Dairemizin kaldırma ilamında; somut olayda; davacının alacağını dayandırdığı iki hukuki ilişki bulunduğu, bunlardan ilkinin temlik sözleşmesinin temelini oluşturan satış ilişkisi, ikincisinin ise 28/08/2017 tarihli alacak devir sözleşmesi olduğu, dosyaya anılan alacak devir sözleşmesinin Gürcüce aslı ve tercümesinin sunulduğu, davalı tarafından anılan sözleşmenin geçerliliğine itiraz edildiği, mahkemece anılan sözleşmenin geçerli olup olmadığı, buna göre davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Dava dışı alacağı temlik eden ... tarafından dosyaya posta yolu ile 11/11/2019 tarihli apostil şerhi içeren Gürcüce beyan dilekçesi ve Batum Başkonsolosluğu onaylı yeminli tercümesinin gönderildiği, temlik edenin beyan dilekçesinde 28/08/2017 tarihli devir sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu, davalıya Hopa Gümrük Müdürlüğü'nün ... sayılı 01/12/2010 tarihli beyannamesine 66,108 ve 89 numaralı faturalara konu hurda demiri sattığını, ancak parasını alamadığını, bu nedenle iflas ettiğini, 34.814,00-USD alacağını davacıya anılan sözleşme ile devrettiğini beyan ettiği görülmüştür. Davalı tarafından yabancı dilde düzenlenmiş, resmi makamlar önünde hazırlanmamış, imza denetimi yapılmamış, kaşelerin kimler tarafından atıldığı belli olmayan alacağın devri sözleşmesi ve içeriğinin kabul edilmediği belirtilmiş ise de, alacağın devri sözleşmesinin resmi bir şekle tabi olmadığı, temlik edenin sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğu yönündeki beyanı karşısında, davalının sözleşmenin geçerli olmadığına yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez takip dayanağı üç adet faturanın tamamının satıcısının dava dışı temlik eden, alıcısının davalı şirket olduğu, dosyaya mübrez Hopa Gümrük Müdürlüğü'nün ... sayılı 01/12/2010 tarihli gümrük beyannamesi ve ekleri kapsamından, takip dayanağı faturalara konu emtianın davalı tarafından Eyüpsultan 2 Noterliği'nin 26/05/2010 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yetkilendirilen ... Limited Şirketi'nin davalı adına düzenlediği beyannameye istinaden tartılarak 7 adet kantar fişi ekli olacak şekilde 02/12/2010 tarihinde davalıya teslim edildiği, faturaların muhtevası hurda demirin davalıya teslim edildiğinin ispat olunduğu, davalının aksi yöndeki savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından teslim olgusu Gümrük evrakı ile ispat edildiğine göre, ödeme olgusunu ispat yükünün davalı üzerindedir. Davalı bilirkişi incelemesine ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı gibi, fatura bedellerinin ödendiğini ispatlar herhangi bir delil de sunmamıştır. Mahkemece bu gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacının istinaf başvurusunun haklı olduğu görülmüştür. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek, davanın kabulüne, davalının takibe vaki itirazının iptaline, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2023 tarih ve 2023/321 Esas 2023/574 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın KABULÜ ile, davalının Bakırköy 12 İcra Müdürlüğü'nün ... (eski esas...) esas sayılı takibine vaki itirazının iptali ile, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %17 oranını geçmemek koşuluyla işletilecek ticari avans faizi ile devamına,3- İİK'nun 67 maddesi uyarınca hüküm altına alınan alacağın %20 si oranındaki 33.124,98-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesineİLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 11.315,55-TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.828,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.486,66-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 2.828,89-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 2.864,79-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 2.108,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 137,00-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere; toplam 875,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.