T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyati tedbire itirazın reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacı borçlunun, Emniyet Genel Müdürlüğü araçlarının kaplama işiyle ilgili bir faturanın bedelini çek ve banka havalesi ile ödediği iddiasıyla hakkında başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmesi üzerine, ilk derece mahkemesi davalı alacaklının ihtiyati tedbire itirazını, davacının ödeme belgeleri sunması ve hukuki yararı bulunması gerekçesiyle reddederek icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbirin devamına karar vermiştir; davalı ise çeki kendisinin tahsil etmediğini ve teminatın düşük olduğunu ileri sürerek bu kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2026/556 - Karar No:2026/599 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2026/556 KARAR NO : 2026/599T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 13/03/2026NUMARASI : 2026/74 E-DerdestDAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz KARAR TARİHİ : 11/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 16/06/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; dava dışı iş sahibi Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, asayiş ve trafik araçlarının kaplanması ve sticker yapım işini yüklenici sıfatıyla müvekkili şirketin üstlendiğini, taahhüdü olan iş kapsamında araçların kaplaması işinde kullanılan ürünlerin ayıplı olmasından dolayı, ayıpsız ürünlerle değişim yapılarak araçlardaki ayıpların giderilmesi yoluna gidildiğini, Bu kapsamda, bir kısım araçlardaki ayıbın giderilmesi için müvekkili şirket ile davalı şirket arasında anlaşma sağlandığını, davalı tarafa yaptığı işlerin karşılığının eksiksiz olarak ödendiğini ve borç kalmadığını, Taraflar arasındaki anlaşma gereği yapılan işlerden ötürü davalı tarafından faturalar düzenlendiğini, davalı tarafça düzenlenen faturalardan, 20/10/2025 tarihli 7.000.002,00 TL bedelli faturanın iptal edilip onun yerine yapılan işe uygun 01/01/2025 tarihli 6.480.000,00 TL fatura düzenlendiğini, bu fatura bedelinin 11/11/2025 tarihli çek ile ve banka havalesi ile ödenmesine karşın Ankara 6. İcra müdürlüğünün 2025/85495 E. Sayılı icra takibine konu edildiğini, müvekkili şirkete gönderilen ödeme emri ile ilgili tebligatın gözden kaçırılarak itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini belirterek, söz konusu icra takibinden ötürü borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHMESİ KARARI ÖZETİ : Mahkemece; "Dava öncesinde Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/7 D.iş sayılı dosyasında 08/01/2025 tarihli dilekçe ile söz konusu icra takibinde takip dosyasında ödenen paranın İİK 72/3. Maddesi uyarınca alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir isteminde bulunmuş, mahkemecede istemin kabulü yönünde 09/01/2026 tarihinde karar verilmiştir.Davalı vekilince, anılan mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılması hususunda 14/01/2026 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunmuş itiraz dilekçesinde, borca karşılık müvekkiline verildiği iddia olunan çekin verilmediğini ve alacaklıya müvekkili şirket tarafından bozdurulmadığını bu durumun banka hesap hareketleri ve ticari defterler ile sabit olduğunu, müvekkilince söz konusu çeke dayalı tahsilatın gerçekleştirilmediğini, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/213 E. Sayılı dosyasında borçlu tarafından borcun kaynağı olan faturadan kaynaklı borcun kabul edildiğini buna rağmen ihtiyati tedbir kararının verilmesinin hatalı olduğunu, teminatın da düşük alındığını belirterek, tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. Tedbire itiraz kararından sonra, mürafaa günü olarak belirlenen 05/02/2026 tarihinden önce 27/01/2026 tarihinde mevcut dava açıldığı için tedbir kararı veren mahkemece itiraz değerlendirilmek üzere dosya mahkememize gönderilmiş, Mahkememizce mürafaa günü verilerek duruşmalı olarak davalı (alacaklı) tedbire itirazı değerlendirilmiştir.Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/7 D.iş sayılı dosyasında İİK'nun 72/3. Maddesinde öngörülen tutarda teminata karar verilmiş ve alınmış olmakla teminatın düşük olduğu yönünde alacaklı itirazı haklı görülmemiştir. İtirazın esası ile ilgili yapılan değerlendirmede, Ankara 6. Genel İcra Dairesinin 2025/85495 E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 01/12/2025 düzenlenme tarihli 6.480.000,00 TL bedelli faturaya istinaden ilamsız takip başlatıldığı, davacı alacaklı tarafından söz konusu fatura borcunun ödendiğine ilişkin başkaca delillerin yanı sıra, 11/11/2025 tarihli aynı tutarlı çekin ve bankaca yapılan ödeme dekontunun, çek çıkış belgesinin vb. Belgelerin ibraz edildiği anlaşılmıştır.İcra takibine dayanak faturadan ötürü, davalının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise tutarı, tarafların ticari defter ve kayıtları bilirkişi aracılığıyla incelenmek ve gösterilen deliller toplanmak sureti ile belirlenebileceğinden, davacı borçlunun ihtiyati tedbir isteminde bulunmasında hukuki yararı olduğu, anlaşılmakla, mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmekle, ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine" karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6.418.000,00 TL tutarlı çekin eksik miktarlı düzenlenmesi nedeniyle müvekkilince bozdurulmaksızın davacı tarafa iade edildiğini, davacının çeki ciro ederek haksız kazanç elde ettiğini, söz konusu çekin davacı şirket tarafından tek taraflı tanzim edildiğini, çek üzerindeki bedel ile müvekkilince düzenlenen fatura bedelinin örtüşmediğini, davacı tarafça borcun ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin zor durumda kaldığını, iflasın eşiğine geldiğini, hakkında takip başlatıldığını, ihtiyati tedbir kararının devam etmesinin müvekkilini zor durumda bıraktığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talep eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken istinaf karar harcı peşin yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir. Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır