T.C. 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin kasko poliçesinden kaynaklanan pert farkı ve araç mahrumiyeti tazminatı davasına dair gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu pert olan ve ticari amaçla kullanılmayan aracının kasko sigortasından yapılan ödemesini yetersiz bulan davacının, aracın gerçek piyasa değeri ile ödenen miktar arasındaki farkı ("pert farkı") ve araç mahrumiyet bedelini talep ettiği bir tazminat davasını ele almaktadır; davacı, aldığı ödemenin orantısızlığı nedeniyle imzaladığı ibranamenin geçersiz olduğunu ileri sürerken, dava sigorta şirketi ile kusurlu diğer araç sürücüsü ve sahibine karşı açılmış olup, mahkeme de bu davanın niteliğini ve görevli yargı kolunu detaylıca değerlendirmektedir.

T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/986 Esas - 2026/450
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM KURMAYA YETKİLİ T.C. ANKARA10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/986 EsasKARAR NO : 2026/450 DAVA : Tazminat (Kasko Poliçesinden Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 23/12/2025KARAR TARİHİ : 09/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 15/06/2026Mahkememize açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, 09/05/2025 tarihinde davalı araç sürücü ... hakimiyetindeki ... ..... .... .... .... .... Sigorta A.Ş. tarafından rayiç bedel tespiti yapılmış, piyasa rayiç bedelinin 2.080.000,00 TL olarak belirlendiği bu bedelin 804.960,00 TL -sinin sovtaj alıcısı tarafından ödeneceğini, sigorta şirketi tarafından 1.275.040,00 TL olarak ödemesi gerçekleşmiş ise de, aracın aldığı hasar ve aracın serbest piyasadaki değerinin çok daha yüksek olması verileri birlikte değerlendirildiğinde alınması gereken pert farkının çok daha üst miktarlarda olduğu gayet açık olduğunu, dosyaya sunulan ibraname anlatılanlar sebebiyle geçerli ve borcu sona erdiren bir ibraname olmayıp, sadece makbuz hükmünde kabul edilmesi gerektiğini, ibranamede yazılı olan ve ödemesi gerçekleştirilen tutar ile sınırlı olarak sigortacının borcundan kurtulmuş olacağı kabulü gerektiğini, müvekkilinin zor durumda kalması nedeniyle edimler arasında aşırı oransızlık ortaya çıktığını, müvekkili hiçbir kusuru olmaksızın karıştığı kazada aracını kaybetmiş ve aracın piyasa değerinden çok daha düşük bir miktar ödenmesi sebebiyle hak kaybına uğradığını, her ne kadar Sigorta Şirketi tarafından bir miktar ödeme yapılmış ise de, aracın aldığı hasar ve aracın serbest piyasadaki değerinin çok daha yüksek olması verileri birlikte değerlendirildiğinde alınması gereken pert farkının çok daha fazla olması gerektiğinin açık olduğunu, Mahkemece yapılacak Bilirkişi araştırmasında kaza tarihindetarihinde dava konusu aracın piyasa bedelinin 2.800.000 TL- 2.900.000 TL arasında olduğu görülecektir davalılardan ... Sigorta A.Ş. İle müvekkil arasında 4202500035036 numaralı Kasko Sigorta Poliçesi bulunduğunu, bu davalı yönünden sadece Pert-Total farkı talebimiz bulunmaktadır. Talebimizin hukuki dayanağı ise az önce yazdığımız Kasko Sigorta Poliçesinin hükümleri olduğunu, davalı ... ise kusurlu davranışı ile müvekkilin aracına zarar veren yani haksız fiilde bulunan kişi olduğunu, diğer davalı Orhan Sezdirmez ise kusurlu aracın maliki/işletenidir. haksız bir fiil ile başkasına zarar veren kişi zararı karşılamakla sorumlu olduğunu, davalılar Sibel ve Orhan ise pert-total farkı ve hak mahrumiyetinden birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Tüm bu açıklamalar kapsamında, meydana gelen kaza sonucu haksız ve kusurlu olmaları nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zararları karşılamakla yükümlü oldukları aşikâr olduğundan, Mahkemece yaptırılacak bilirkişi raporunda müvekkile ait aracın aracın piyasa değeri tespit edilerek; sigorta tarafından müvekkile ödenen miktarla aracın gerçek değeri arasındaki farkın tespit sonucu artırılmak üzere kaza sebebiyle oluşan hasar pert-fark bedeli (pert-total), aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir aracı satın alması için geçecek makul süre ve bu süre içinde davacının ikame araç için ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporundaki tespit sonucu kaza sebebiyle oluşan araç mahrumiyeti zararının kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava trafik kazasından dolayı hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararı için zarar veren araç işletene, araç sürücüsüne, ve KASKO SİGORTA ŞİRKETİNE karşı açılan belirsiz alacak davasıdır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Eldeki davada, davacıya ait aracın kasko sigortası ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığı, kaza geçiren araç için hasar fark bedeli ve araç mahrumiyet zararı talep edildiği, Kaza geçiren araç davacının ticari ve mesleki faaliyetlerinde kullandığı bir araç değil özel aracı olduğu, Aracın trafik kayıtlarında ve sigorta poliçesinde "Hususi" araç olduğu yazılıdır. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, davanın açıldığı tarih itibarıyla 6502 sayılı kanunun yürürlükte olduğu ve bu sözleşmeler 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığından, tüketici işlemi niteliğindeki uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;1.-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Tüketici Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,2.-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,3.-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ...NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,4.-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,Dair, Davacı vekilinin, davalı asil Orhan Sezdirmez'in yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/06/2026 ¸ *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.