Ankara BAM 35. Hukuk Dairesi, alkollü sürücü kaynaklı ölümlü trafik kazası sonrası destekten yoksunluk ve manevi tazminat talepli istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 09/10/2019 tarihinde alkollü bir tır sürücüsünün karşı şeride geçerek neden olduğu ölümlü trafik kazası sonucunda, vefat eden kişinin eşi, çocukları, anne ve babası ile eski eşi tarafından açılan destekten yoksunluk ve manevi tazminat davalarının istinaf incelemesini konu almaktadır; davacılar, müteveffanın ailesinin geçimini sağlayan ve işletme sahibi bir kişi olması nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararlarını karşılamak üzere davalı tır sürücüsü, tır sahibi şirket ve sigorta şirketinden, ıslah dilekçeleriyle yükselttikleri toplamda milyonlarca liralık tazminatın tahsilini talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/677 - 2026/862

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/677
KARAR NO : 2026/862
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2024
NUMARASI : 2020/215 ESAS - 2024/827 KARAR
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dava davacılar vekilleri, birleşen davalar davalılar ... Sigorta AŞ. vekili ve ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Mahkemenin 2020/215 Esas sayılı asıl dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesi ile; 09/10/2019 tarihinde malikinin davalılardan ... San. Tic. A.Ş., olduğu sürücüsünün ise diğer davalı ... olduğu, ... çekici plakalı, ... dorse plakalı ... Marka Tırın Kırıkkale istikametinden Ankara istikametine seyretmekte iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde karşı şeride geçerek sürücüsünün müvekkilin eşi ... olduğu ... plakalı araca çarptığını ve meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...’in eşi sürücü ...’in hayatını kaybettiğini, kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü olan davalı ...’in alınan alkol raporuna göre olay anında alkollü olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kazada vefat eden ...’in evli olduğunu, kendisine ait işletmeyi idare ederek ailesinin geçimini sağladığını, ölümü nedeni ile eşi ...’in destekten yoksun kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 500,00 TL’lik maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.’nin poliçelerdeki limitle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... San. Tic. A.Ş.’den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksunluk tazminatı talebini 4.296.678,01 TL'ye yükselterek davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kasko sigorta poliçesi kapsamında 377.425,94 TL limit dahilinde olmak kaydı ile davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 11/09/2024 tarihli dilekçesi ile de, daha önce 23.06.2023 tarihli Bilirkişi Kurulu Ek Raporu uyarınca davanın ilk açılışında harca esas değer olarak gösterdikleri 500 TL'yi düştükten sonra ıslah yoluyla 4.296.178,01 TL'nin harcını tamamladıklarını, şimdi ise 12.06.2024 tarihli ikinci ek rapor uyarınca belirlenen 6.560.653,68TL'den daha önce harçlandırdıkları 4.296.678.01 TL'yi düştükten sonra eksik kalan 2.263.975,67 TL'nin de harcını şimdi HMK 107. maddesi uyarınca ikmal ettiklerini belirtmiştir.
Birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/378 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesi ile; 09.10.2019 tarihinde Ankara -Elmadağ karayolunda meydana gelen ... ve ...' in babaları, ... ve ...’in oğulları, ...'ün eski eşi ...'in vefat ettiğini, davalılardan ... A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsü ...(... Sigorta A.Ş.’ye ZMMS sigortalı) Ankara istikametine ilerlerken yolun karşı tarafında seyir halinde olan ... plakalı ... sevk ve idaresindeki araca çarptığını, ...'in olay yerinde vefat ettiğini, 05.11.2019 tarihinde müvekkillerinin maddi zararlarının karşılanması için ... Sigorta A.Ş.’ye başvurduklarını, ... ve ... için tazminat hesabı yapılmadığını, diğer davalılar açısından da müteveffanın gelirinin asgari ücret kabul edilerek hesaplama yapıldığını, ...'in kaza tarihinde üniversite I.sınıf öğrencisi olduğunu, ...’ün ... eski eşi ortak çocuklarının annesi olduğunu, ...'in ...’ün tüm ihtiyaçlarını vefatına kadar karşıladığı ve aylık 2.000,00 TL yolsulluk nafakası ödemesi yaptığını, ...'in özel okula gittiğini, ...'in Ankara Büyükşehir Belediyesinde meclis üyesi olduğunu ve Elmadağ Belediye Meclisinde aktif görev yaptığını, ...'in şirket sahibi olduğunu ve taşımacılık işi yaptığı 40 adet ticari servis aracı olduğunu, malvarlıklarının ... ve ...’e geçtiğini, kaza tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ..., ..., ..., ..., ... için 5.000’er TL olmak üzere toplam 25.000 TL’nin davalı sigorta şirketi açısından başvuru tarihi, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17/12/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, ... için 412.536,50 TL, ... için 48.248,79 TL, ... için 35.509,05 TL, ... için 10.171,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi olan 20.11.2019 tarihinden itibaren poliçe limitinden kalan kısım için sorumlu olacak şekilde işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, diğer davalılar için toplam tazminat tutarı olan 506.465,77 TL nin kaza tarihi olan 09.10.2019 tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/124 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin ortak desteği olan ...'in davalıların dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 09/10/2019 tarihi itibariyle işleteni, sürücüsü ve ihtiyari-zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkun şerit ihlali yapması sonucunda sebebiyet verdiği çift taraflı trafik kazası sonucunda vefat ettiğini beyanla davacı ... için 53.081,39 TL, davacı ... için 68.089,48 TL, davacı ... için 127.423,18 TL, davacı ... için 28.385,45 TL, davacı ... için 673.293,28 TL destek zararının olmak üzere toplam 950.272,78-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi olan 05/11/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava dosyasının daha önce aynı konuda açtıkları ve derdest olan Ankara 3 ATM'nin 2020/215 E.sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/613 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesi ile; 09/10/2019 tarihinde 330 promil alkollü olan sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı tır ile bölünmüş yolda seyir halindeyken araç hakimiyetini kaybedip ters istikametteki karşı yola girerek müteveffa ...’in kullanmakta olduğu araca çarpması sonucu müvekkillerin desteği ...’in ölümüne neden olduğunu, Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/777 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporlarında davalı ...’in 330 promil alkollü olduğu ve %100 kusurlu olduğunun tespit edilerek, mahkumiyetine karar verildiğini, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/215 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davada alınan son bilirkişi raporuyla tespit edilen destekten yoksun kalma zararları için ek davayı açmak zaruretinin hasıl olduklarını belirterek, huzurdaki davanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/215 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, ...’ün destekten yoksun kalma zararı için 2.415.587,11 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sanayi ve Tic. A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu tutarın 100,00 TL’sinin davalı ... Sigorta A.Ş.’den müşterek ve müteselsilen tahsiline, ...'in destekten yoksun kalma zararı için 651.846,97 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Sanayi Ve Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu tutarın 100,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.' den müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...'in destekten yoksun kalma zararı için 728.395,29 TL, maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Sanayi Ve Tic. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu tutarın 100,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.' den müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...'in destekten yoksun kalma zararı için 963.739,69 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Sanayi Ve Tic. A.Ş.' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu tutarın 100,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 25/10/2018-25/10/2019 tarihleri arasında 199281828 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, teminat limitini bildirmenin bu bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamında olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığını, sigortacının sorumluluğunun ancak sigortalanın kusurlu olması halinde devreye girdiğini, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerini takmadığını, kaza esnasında aracının SUN-ROOF’undan dışarı fırladığını, davacıya ve müteveffaya ait güncel nüfus kayıt örneğinin dosyaya kazandırılarak başkaca destekçisi olup olmadığı ile destekçilikten çıkanların tespitinin gerektiğini, avans faizi talebinin ticari nitelikte olan para borçlarına işletilen bir faiz türü olduğunu, davaya konu kazanın ticari iş niteliği taşımadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı ... … A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; elim kazanın yaşanmasında müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatını diğer davalı ... Sigorta A.Ş.’den tahsil ettiğini, diğer davalının davacının müteveffasının gelir durumunun incelendiğini ve hazırlanan aktüerya raporuna göre maddi kayıpları kendilerine ödenerek ibra olduğunu, müteveffanın diğer davalı sigorta şirketine bildirilen gelirinden başkaca gelirinin olmadığını bu nedenle sigorta şirketinin ödenmesinden başkaca maddi tazminat alacak hakkının bulunmadığını, müteveffaya ait şirketin hisselerinin mirasçılığı oranında davacıya miras yoluyla intikal ettiğini, ticari işletmenin halen devam ettiğini, davacıya hissesi üzerinden gelirleri ulaşacağı için maddi bir kayıptan söz etmek mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davanın her ne kadar belirsiz alacak davası olarak açılmış olsa da işbu alacak miktarının belirlenebilir bir alacak miktarı olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasını kabul etmediklerini, davacıların murisinin kaza meydana geldiğinde emniyet kemerinin takılı olmadığı için aracından dışarı fırladığını ve bu nedenle hayatını kaybettiğini, müvekkili şirketin çalışanının şerit ihlali yaparak kazaya neden olduğunun ortada olduğunu, ancak murisin emniyet kemerini takmamasının hayatını kaybetmesine neden olduğunu, tek kusurlu tarafın müvekkili şirketin şoförü olmadığını, davacı tarafça reeskont avans faizi talep edildiğini, talep edilen faiz miktarına itiraz ettiklerini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/378 Esas sayılı dosyasında davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; kazanın yaşanmasında müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirkete açılan davanın reddine karar verilmesini, her iki davacının da müteveffanın mirasçısı olmadığı gibi müteveffanın hayattayken kendilerine bakım yükümlülüğü de bulunmadığını, bu nedenle destekten yoksun kalındığı iddiası ile açılan davanın reddi gerektiğini, her iki davacı tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, davacılardan ...'ün müteveffanın eski eşi olduğunu ve mirasçısı olmadığını, ölümün hukuken nafakayı sonlandıran hallerden olduğunu, bu nedenle davacı eski eşin destekten yoksun kalma talebiyle taraflarına dava yönlendirilemeyeceğini, müteveffa ile davacı eski eşin 2012 yılında boşandığını ve davacıya bakım yükümlülüğü bulunmadığını, kaldı ki davacının daha sonra yeniden evlendiğini ve vefat ettiği tarihte de halen evli olduğunu, davacının boşandığı müteveffa eski eşi ile aile birlikteliklerini devam ettirdikleri iddiasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatını diğer davalı ... Sigorta A.Ş’den tahsil ettiğini, müteveffanın diğer davalı sigorta şirketine bildirilen gelirinden başkaca geliri olmadığını bu nedenle sigorta şirketinin yaptığı ödemeden başkaca maddi tazminat alacak hakları bulunmadığını, kaldı ki müteveffaya ait şirketin hisselerinin mirasçılığı oranında davacıların bir kısmına miras yoluyla intikal ettiğini, ticari işletmenin halen devam ettiğini ve mirasçı olan davacılara hissesi üzerinden gelirlere ulaşacağı için maddi bir kayıptan söz etmenin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, müteveffanın şirket hisselerinin bir kısım davacılara miras yoluyla intikal ettiğini ve işbu firmaların halen faaliyetlerini sürdürdüğünü, müteveffanın şirketlerinde kaç adet araç olduğunu veya şirketlerin ekonomik durumu veya kendisinin sahibi olduğu malvarlığının bu davada gelirin tespiti açısından bir veri olmadığını, ancak davacı tarafın diğer davalı sigorta şirketine gelirleri gösterir belge sunamadığını, bu nedenle de diğer davalı sigorta şirketinin asgari ücret üzerinden hesaplama yapıp mirasçıların maddi tazminat taleplerini karşıladığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/613 Esas sayılı dosyasında davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; yargılama sırasında alınan 12/06/2024 tarihli hesap bilirkişi raporundan sonra bir kısım davacılar tarafından ek dava açıldığını ve bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiğini, bir kısım davacılar tarafından açılan ek davayı kabul etmediklerini, davacıların murisinin kaza meydana geldiğinde emniyet kemeri takılı olmadığı için aracından dışarı fırladığını ve bu nedenle hayatını kaybettiğini, müvekkili şirketin çalışanının şerit ihlali yaparak kazaya neden olduğunun ortada olduğunu ancak murisin emniyet kemerini takmamasının hayatını kaybetmesine neden olduğunu, dosyada alınan 08/10/2020 tarihli ATK raporunda bu hususun irdelendiğini, davalının murisinin mütefarik kusurlu olduğunu ve TBK 52.maddesine göre mütefarik kusurunun dikkate alınması ve bu kusur durumuna göre hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacılardan ...’in müteveffanın babası, ...’in ise annesi olduğunu, davacı tarafın müteveffanın bakım gücünü ve bakım ihtiyacını ispatlayamadığı gibi herhangi bir delil dahi dosyaya sunulmadığını, davacı ...’ün murisin mirasçısı olmadığı gibi desteği altında olmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarını tekrar ettiklerini, işbu rapora dayanılarak ek dava tesis edilemeyeceğini, raporun hatalı olarak hazırlandığını, davacıların murisinin tacir sıfatına sahip olduğunu, mahkeme tarafından tacir sıfatlı bir kişinin emsal ücretinin araştırılması yoluna gidilmesi ve buradan elde edilen hatalı verilerle hesap raporu düzenlenmesinin hatalı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/613 Esas sayılı dosyasında davalı ... Sig. vekili cevap dilekçesi ile; davacının talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça dava öncesinde müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığından Kanun'da öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde olduğunu, sigortacının sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu ve işbu dava konusu kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bundan mütevellit sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir sorumluluğun da olmadığını, kasko poliçesindeki 777.575,69TL’lik limitin aynı zamanda manevi tazminatı da kapsadığından limitin bir kısmının manevi tazminata ayrılması gerektiğini, poliçe limitinin garameten dağıtılması gerektiğini, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını, kaza esnasında aracının SUN-ROOF’undan dışarı fırladığını, müteveffanın hesaplamaya esas alınacak gelirinin vergilendirilmiş resmi gelir olması gerektiğini aksi halde asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacıya ve müteveffaya ait güncel nüfus kayıt örneğinin dosyaya kazandırılarak başkaca destekçisi olup olmadığı ile destekçilikten çıkanların tespitinin gerektiğini, ödeme tarihi itibari ile zararın karşılanıp karşılanmadığının denetlendiğini, boşanmış ...’ün destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğini, birleşen davanın dava tarihi olan 04/09/2024 tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, müvekkili şirketin ancak gerçek zararının ödemekle yükümlü olduğunu, tazminat miktarının en fazla zarar kadar olabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Asıl dava ve birleşen davalar davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazaya karışan davalı taraf aracının davalı ... Sigorta A.Ş.‘ye ZMMS-İMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, Ceza Mahkemesinde alınan ve mahkemece Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı’ndan alınan kusur raporunun birbirini teyit ettiği, olayda davalı taraf çekici sürücüsü ...’in %100 oranında, müteveffa sürücü ...’in kusursuz olduğu, müteveffanın kaza/ ölüm tarihinde, ... Tur. Turz. Nak. Eml. Otom. Tic. Ltd. Şti.’nin kurucusu, %100 şirket hissedarı ve şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü olduğu, şirket faaliyeti kapsamında, firma, öğrenci ve personel servisi taşımacılığı yaptığının anlaşıldığı, eski eş ...’in şirket ortaklığı ve müdürlüğü görevi müteveffanın ölümü nedeniyle miras yoluyla intikal eden şirket hisselerinin pay devrinden kaynaklandığı anlaşıldığından davalı tarafın eski eş ...’in şirket ortağı olması nedeniyle müteveffanın desteğinde olmadığı iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmiş, Yargıtay içtihatları da dikkate alındığında işletmecilik işinin tamamen desteğin kişisel yetenekleri ile yapılmadığı, bu çalışmaların içinde desteğin kişisel yeteneği dışında geliri arttıran işyerinin, emtianın ve çalışanlarının da katkısının bulunduğu, tazminat hesaplamasına temel alınacak gelirin, desteğin işletmecilik yaparak elde ettiği gelir olmayıp, bu gelirin elde edilmesi için desteğin bedeni ve fikri olarak katkısı belirlenerek o miktarın hesaplamaya esas alınması gerektiği, buna göre işletmecilik yapan desteğin salt bu işi yapmasından dolayı kişisel katkısı belirlenip, tazminat miktarının bu gelir üzerinden hesaplanması gerektiği, müteveffanın iştigal ettiği işindeki bedeni ve fikri katkısının tespiti için yapılan emsal ücret araştırması neticesinde tazminata esas ücretin tespitinde bildirilen ücretin ortalaması alınarak 2020 yılı için emsal ücretin 12.500,00-TL. olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca müteveffanın 31.03.2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Seçiminde Elmadağ İlçesini temsilen Büyükşehir Belediye Meclis üyesi seçildiği, bu görevi nedeniyle 2019/Eylül ayında 1.279,61-TL. maaş ve 3.397,99-TL. huzur hakkı olmak üzere toplam=4.677,60-TL. geliri olduğu görülmüştür. Belediye meclisi üyeliği görevi belirli süre ile yürütüldüğünden ve dönemsel olarak yapılan seçimler sonucu belirlendiğinden, müteveffanın bu görevi nedeniyle elde ettiği geliri süreklilik niteliği taşımamakta olup, ancak, görev süresinin sonu olan 31.03.2024 tarihine kadar tazminata esas ücretin tespitinde dikkate alınabileceği, buna göre, müteveffanın kaza / ölüm tarihindeki tazminata esas gelirinin; Emsal ücret verisi: 12.500,00 / 2.324,70 ( 2020 asg. üc) = 5,3770 katı , 2.020,87-TL. ( 2019 asg. üc) x 5,3770 = 10.866,22-TL. + 4.677,60 = 15.543,82-TL. olduğu, davacı eski eş ... ile müteveffanın Elmadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/294 E. sayılı dosyasında verilen ve 23.08.2012 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile ayrıldıkları, boşanma ilamı ile davacı için aylık 1.000,00-TL. yoksulluk nafakası takdir edildiği görülmekle ödenen nafaka miktarının destek miktarı olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından davacılara yapılan ödemeler güncellenerek tazminat hesabından düşülmesi gerektiği, bakiye teminat limitleri garameten paylaştırılarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, ayrıca SGK tarafından davacılara rücuya tabi gelir bağlanmadığı ve ödeme yapılmadığı, belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda; davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının; ...’in 324.461,48 TL, ...’in 724.936,45 TL, ...’in 904.067,26 TL, ...’in 1.002.296,57 TL, ...’ün 3.501.416,89 TL., ...’in 6.560.653,68 TL. tutarında destekten yoksun kalma nedeniyle oluşan maddi zararının bulunduğu, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinin bakiye 38.602,00-TL. limiti dahilindeki sorumluluğunun; davacılardan ... Yönünden 3.273,72-TL., ... Yönünden 35.328,28-TL. olduğu, davalı sigorta şirketinin Kasko Sigorta Poliçesinin bakiye 777.575,69-TL. limiti dahilindeki sorumluluğunun; davacılardan ... Yönünden 19.242,11-TL., ... Yönünden 43.430,38-TL., ... Yönünden 54.161,97-TL., ... Yönünden 60.046,82-TL., ... Yönünden 207.650,70-TL., ... Yönünden 393.043,71-TL. olduğu, sigortalı ... plakalı araç(çekici) ticari olduğundan avans faiz talep edilebileceği, ayrıca Sigorta Şirketi yönünden; asıl ve birleşen davalarda Sigorta Şirketine başvurunun tebliğ (07/11/2019) tarihinden itibaren 8 gün sonrası olan 18/11/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, ancak davacıların talebinin 20/11/2019 olduğu, belirlenen miktarlara yapılan ıslah ve açılan ek davalar nazara alınarak karar verilmesi gerektiği, yine asıl dava dosyasında davacı eşin manevi tazminat talebinin de kısmen kabulü gerektiği anlaşıldığından;
“1-Mahkememizin 2020/215 Esas sayılı asıl dosyasında;
a)Davacı ...'in maddi tazminat davasının KABULÜ İLE; 6.560.653,68 TL destek zararının(davalı sigorta şirketinin 377.425,94 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 20/11/2019 tarihinden, davalılar ... ve ... ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Davacı ...'in manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... ... A.Ş'den kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/378 Esas sayılı dosyasında;
Davacıların maddi tazminat davasının KABULÜ İLE; Davacı ... için 35.509,05 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 48.248,79 TL, davacı ... için 10.171,43 TL, davacı ... için 412.536,50 TL destek zararının (davalı sigorta şirketinin davacı ... için 3.273,72 TL, davacı ... için 35.328,28 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 20/11/2019 tarihinden, davalılar ... ve ... ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Davacı ..., ... ve ...'in ZMMS kapsamında sigorta şirketine açtıkları maddi tazminat davasının reddine,
3-Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/124 Esas sayılı dosyasında;
Davacıların maddi tazminat davasının KABULÜ İLE; Davacı ... için 53.081,39 TL, davacı ... için 68.089,48 TL, davacı ... için 127.423,18 TL, davacı ... için 28.385,45 TL, davacı ... için 673.293,28 TL destek zararının (davalı sigorta şirketinin ... için 19.242,11 TL, davacı ... için 43.430,38 TL, davacı ... için 54.161,97 TL, davacı ... için 207.650,70 TL, davacı ... için 28.385,45 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) destek zararının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 20/11/2019 tarihinden, davalılar ... ve ... ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
4-Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/613 Esas sayılı dosyasında;
Davacıların maddi tazminat davasının KABULÜ İLE; Davacı ... için 235.871,04 TL, davacı ... için 651.846,97 TL, davacı ... için 728.395,29 TL, davacı ... için 963.739,69 TL, davacı ... için 2.415.587,11 TL destek zararının (davalı sigorta şirketinin davacı ... için 100,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 20/11/2019 tarihinden, davalılar ... ve ... ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Davacı ..., ..., ... ve ...'in İMMS kapsamında sigorta şirketine açtıkları maddi tazminat davasının reddine,” karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ. vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... (nüfus kaydında isim düzeltme ile ...) vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, talep edilen miktarın tam kabulü gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar ..., ..., ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde; birleşen davalar yönünden davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, bu nedenle her davacı lehine ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken tek vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını, birleşen 2020/378 Esas sayılı dosyada davacı sıfatı bulunmayan ...’in isminin de başlıkta yazılmasının doğru olmadığını, hükme esas alınan raporda davacı eski eş ...’ün destek zararının eksik hesaplandığını, zira eşe 100TL ama müşterek iki çocuğu da 500TL’şer nafaka verildiğini ve bunların da hesaplamada nazara alınması gerektiğini, davacı ...’in destek payının hatalı hesaplandığını zira bu davacının özel okul ücretinin müteveffa tarafından ödendiğini, bunun nazara alınması gerektiğini, müteveffanın aylık kazancının da eksik belirlendiğini, rapordaki payların ve gelirin hatalı olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; sigorta tarafından dava öncesi yapılan ödemelerle davacıların zararının karşılandığını, davanın reddi gerektiğini, hesap raporunun 1.65 teknik faize göre düzenlenmesi gerektiğini, müteveffanın sun-rooftan fırladığının sabit olup müterafık kusurunun nazara alınması gerekirken bu hususun değerlendirilmediğini, eski eşin lehine destek tazminatı şartlarının oluşmadığını, müteveffanın gelirinin fazla belirlendiğini, davalı şirket lehine davacılardan ayrı ayrı ret vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...… AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın gelirinin hatalı belirlendiğini ve buna bağlı olarak tazminatın da hatalı olduğunu, müteveffanın müterafık kusurunun değerlendirilmediğini, eski eş ...’in destek zararının oluşmadığını, faizin avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini, müteveffanın anne ve babasına destek olduğunun ispatlanmadığını, davacı ...’in davasının kısmi dava olduğunu, ikinci kez ıslaha göre karar verilmesinin doğru olmadığını, bu davacının davasını 13/10/2023 tarihinde ıslah ettiğini, ayrıca ikinci ıslah dilekçesi verilemeyeceğini, buna rağmen ikinci ıslaha göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan asıl ve birleşen dosya davacıları ile davalıları ... Sigorta AŞ. Ve ..... AŞ. vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava ve birleşen davalar, iki taraflı trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle, olaya karışan araçların ZMMS-İMMS sigortacısı, karşı taraf aracının sürücüsü ile işleteni aleyhine açılan maddi(destekten yoksun kalma) tazminatı ve asıl davada TBK'nın 56.maddesine dayalı açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından asıl davanın maddi tazminat yönünden kabulüne manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, birleşen davaların ise kabulüne dair verilen karar, asıl ve birleşen davalar davacılar vekili ve asıl ve birleşen davalar davalılar ... Sigorta AŞ. ve ...… AŞ, vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalıların işleten, sürücü ve ZMMS ve İMMS sigortacısı olduğu araç ile davacılar desteğinin sürücüsü olduğu aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada desteğin vefat ettiği, oluşa ve dosya kapsamına uygun kusur raporuna göre kazada davalı tarafın tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
1-Davalı ...… Şirketinin asıl davada ikinci kez ıslah kapsamında karar verilmesinin doğru olmadığına yönelik istinafı yönünden;
Yargıtay HGK'nın 2021/485 E. - 2021/971 K. sayılı kararında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davanın "Belirsiz Alacak Davası" kabul edilip edilemeyeceği değerlendirilmiş, gerekçesinde; "Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinde kısmi dava türü düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; 'Kısmi dava madde 109; (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez'. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 E., 2003/271 K. sayılı kararı; ayrıca bkz., Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C.II, 15. baskı, İstanbul 2017, s.1000). Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 16.05.2019 tarihli ve 2016/22-1166 E., 2019/576 K., sayılı kararında da benimsenmiştir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. Davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılmış olması halinde dava kısmi dava olup, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen "belirsiz alacak davası" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğinden, kısmi dava niteliğindeki davada dava değeri ancak ıslah yolu ile ancak bir kez artırılabilir (Yargıtay HGK'nın 2021/485 E. - 2021/971 K. sayılı emsal kararı) bu nedenle kısmi davada dava değerinin artırılmasına yönelik ilk dilekçesinin talep artırım, ikinci dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesine olanak da bulunmamaktadır." denilerek, davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmadıkça, dava belirsiz alacağa konu edilebilecek alacak dahi olsa belirsiz alacak davası olarak kabul edilmeyeceği, dolayısı ile davacının verdiği ilk dilekçenin talep artırım dilekçesi, dava değerine yönelik ikinci dilekçenin ise ıslah dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği kabul edilmiştir.
Somut olayda; asıl dosyada davacı ... vekilinin dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğuna yönelik bir açıklaması bulunmadığından "fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla" ibaresi kullanılarak açılan davanın kısmi dava mahiyetinde olduğu, 13/10/2023 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesini bir kez ıslah etmiş olmasına göre, HMK'nın 176/2 maddesi gereğince ikinci kez ıslah etme hakkı bulunmadığından, ilk ıslah dilekçesi çerçevesinde davacı vekilinin talepleri değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin 11/09/2024 tarihinde verdiği dilekçe çerçevesinde talepleri değerlendirilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Davalıların müteveffanın müterafık kusuruna yönelik istinafları yönünden;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde; "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır.
Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakta olup, emniyet kemeri takılıp takılmadığı araştırılarak, KTK'nın 78. maddesi ve emniyet kemeri takılmayışı ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı irdelenerek, gerektiğinde konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması, koruyucu ekipmanın takılmayışının yaralanma ve maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3-Birleşen dosya davacıları ile davalı ... Sigorta AŞ’nin vekalet ücretine yönelik istinafları yönünden;
Birleşen dosyalarda davacılar, davalılardan ayrı ayrı maddi zararlarını talep etmişlerdir. Bu nedenle davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, HMK'nın 58. maddesi gereğince davaları birbirinden bağımsızdır. Bu durum karşısında her bir davacının talebi yönünden, kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine gereğince ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde toplam kabul edilen miktar üzerinden tek vekalet ücreti takdir edilmiş olması yine her davacının reddedilen talebi yönünden de ret kararı verilen davalılar lehine (ret sebebinin aynı olup olmadığı da değerlendirilerek) her davacı için ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken tek vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir.
4-İstinaf edenlerin hesap raporundaki paylara yönelik istinafları yönünden;
Birleşen dosya davacılarından, desteğin boşandığı eşi olan ...’ün destek tazminatı talebinin desteğin kendisine nafaka ödemesine dayalı olduğu, bu davacının destekle birlikte yaşadığına yönelik bir iddiasının da bulunmadığı, bu durumda davacının aldığı nafaka miktarının desteğin gelirine yapılan oranlama ile eski eşin destek payının belirlenmesi suretiyle davacı ...’in destekten yoksunluk tazminatı tutarının hesaplanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile diğer destek alacaklarından bir kısmının destekten çıkmalarından sonra bunların payının da davacı ...’e aktarılması suretiyle fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; birleşen dosya davacıları ile davalılar ... Sigorta AŞ. ve ...… AŞ. vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesinden sonra sonucuna göre (istinaf sebepleri ile kararı istinaf etmeyenler yönünden davacılar lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre asıl dosyada davacı ... vekilinin tüm, birleşen dosya davacıları ile davalılar ... Sigorta AŞ ve ...… AŞ. vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1- Birleşen dosya davacıları ile davalılar ... Sigorta AŞ. ve ...… AŞ. vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ İLE; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 07/11/2024 tarihli, 2020/215 Esas - 2024/827 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kaldırma nedenine göre asıl dosyada davacı ... (nüfus kayıt düzeltme ile ismi ... olmuştur) vekilinin tüm, birleşen dosya davacıları ile davalılar ... Sigorta AŞ ve ...… AŞ vekillerinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara 1. Genel İcra Dairesinin 2024/90342 Esas sayılı dosyasına yatırılan, 1.200.000,00 TL ve 17.165.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının yatıran taraflara iadesine,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.