Noter kusuruyla iptal edilen vasiyetname nedeniyle mirasçılıktan mahrum kalan davacıların, maddi ve manevi zararlarının tazmini talebiyle açtığı haksız fiil davası.
Özet: Bu dava, muris tarafından düzenlenerek davacıların mirasçı atandığı ve tüm taşınmazlarını onlara bıraktığı vasiyetnamenin, bir yasal mirasçının itirazı üzerine ve kesinleşmiş mahkeme kararıyla noterin kusuru nedeniyle iptal edilmesi sonucu, davacıların miras paylarından mahrum kalmaları yüzünden uğradıkları maddi ve manevi zararların, Noterlik Kanununun 162. maddesi uyarınca noterin kusursuz sorumluluğuna dayanarak davalı noter ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesini talep eden bir haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/834 Esas - 2023/502

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/834 Esas
KARAR NO : 2023/502 Karar
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ... - ...
3- ... - ...
4- ... - ...
5- ... - ...
6- ... - ...
7- ... - ...
8- ... - ...
VEKİLİ : ... - ...
DAVALI : 1- ... ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : ... - ...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : ... - ...
DAVALI : 3- ... - ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/11/2022
KARAR TARİHİ : 26/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dedesi olan ... kimlik numaralı ... tarafından ...nin ... Yevmiye numaralı 23/11/2007 tarihli vasiyetname düzenlendiğini, davacıların mirasçı olarak atandığını, tüm taşınmaz malvarlığının davacı müvekkillerine bıraktığını, ...nin ... Yevmiye numaralı 23/11/2007 tarihli vasiyetnamenin Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesince yasal mirasçılara ve ilgililere açılarak okunduğunu ve 13/04/2018 tarihinde kesinleştiğini, muris ...'ın yasal mirasçı olarak kızı ..., oğlu ... ve eşi ... olmak üzere 3 yasal mirasçısı bulunduğunu, vasiyetnamenin yasal mirasçılardan ... ve ... aleyhine kesinleştiğini, yasal mirasçılardan ... vasiyetnamenin iptali için dava açtığını, vasiyetnamenin Adana 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/... Esas- 2020/... Karar sayılı dosyası ile iptaline karar verildiğini, Adana BAM 5. Hukuk Dairesinin 2020/... Esas - 2022/... Karar sayılı ilamıyla verilen kararın kesinleştiğini, vasiyetname noterin kusur nedeniyle iptal edildiğini, ...'in kusuru nedeniyle davacıların vasiyetnamenin bir kısmından mahrum kaldığını, mağduriyetin maddi ve manevi zarara sebep olduğunu, zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil ve tanzim edilmesini, belirsiz alacak davasına yönelik davanın kabulünü, belirlenecek zararın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle, noter ile müvekkil şirket arasında akdedilen poliçenin özel şartlar başlıklı 10.maddesi gereğince davanın müvekkil şirket yönünden pasif husumet eksikliği nedeniyle usulden reddini talep ettiğini, noter aleyhine kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından müvekkil şirketin teminat sorumluluğu muacceliyet kazanmadığını, dava tarihi itibariyel poliçe kapsamında ödenecek bir tazminat bulunmadığını, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın görev nedeniyle usulden reddini talep ettiğini, sigortalı noterin herhangi bir tazmin zorunluluğu bulunmadığını, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde özetle, vasiyette bulunan ...'nın medeni kanununda belirtilen dürüst davranma ve iyi niyet kurallarına uymadığını, birinci zümre mirasçılarını miras haklarından yoksun bırakmak amacıyla hareket ettiğini, hukuka ve kanuna aykırı yapılan vasiyetnamenin davacılara hak kazandırmadığını, vasiyetnamenin danışıklı-muvazaalı olarak yapıldığını, haksız ve hukuksuz olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, Adana 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, ... Şirketi'ne, ...'ne, ....'ne, Yüreğir Tapu Müdürlüğü'ne, Harran Tapu Müdürlüğü'nden istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin ve hukuki ilişkinin niteliği, davacılar lehine muayyen mal vasiyetinde bulunduğu bildirilen müteveffa ...'ın vasiyetnamesinin davalı tarafın kusuru sonucunda geçersiz sayılıp sayılmadığı, davacıların vasiyetnamenin geçersizliği sebebiyle zararlarının olup olmadığı ve zararın tutarı, davacıların zararına davalıların hukuki sorumluluklarının olup olmadığı, davacıların talep ettiği tazminata uygulanması gerekli faizin türü ve başlangıç tarihi hususlarındadır.
Talimat mahkemesince keşif suretiyle bilirkişi heyetinden alınan 06/07/2023 tarihli raporunda davacıların Koyunluca Mahallesindeki kaşınmazlarının değerinin 1.526.964.964,20 TL olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava;Noterlik Kanunu'nun 162.maddesine dayalı, noterin kusursuz sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Noterlik Kanunu'nun 1.maddesinde; noterliğin bir kamu hizmeti niteliğinde bulunduğu, hukukî güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendiren bir kurum olduğu belirtilmiştir.
Görevi belge ve işlemlere resmiyet kazandırmak olan noterlerin yaptıkları işlemler dolayısıyla meydana gelecek zararlardan ötürü sorumlu tutulması bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir. Hâlen yürürlükte bulunan 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinde noterlerin hukukî sorumlulukları hüküm altına alınmış ve bu maddede kusurdan söz edilmemiştir. Bu sebeple noterlerin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dava şartları HMK 114 maddesinde düzenlenmiş olup, kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkemece gözetilmesi gerekmektedir. HMK 114. 1-d bendi uyarınca dava açıldığı esnada "tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, kanuni temsilin söz konusu olduğu hallerde temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması" ve HMK 114/1-c bendi uyarınca davayı görevli mahkemede açmakla yükümlüdürler. Bu bağlamda;
Somut olayda; davacılar mursileri ... tarafından ...nin ... Yevmiye numaralı 23/11/2007 tarihli vasiyetname düzenlediği, murisleri tarafından düzenlenen iş vasiyetnamenin Adana 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/... Esas- 2020/... Karar sayılı dosyası ile iptaline karar verildiği, Adana BAM 5. Hukuk Dairesinin 2020/... Esas - 2022/... Karar sayılı ilamıyla verilen kararın kesinleştiği, iptal sebebinin ...'in kusurundan kaynaklandığı, vasiyetnamenin iptal edilmesi ile bir kısım haklardan mahrum kaldıkları bu sebeple uğradıkların zararın tanzimi için davalılar aleyhine tazminat davası açtıkları görülmüştür.
Yapılan incelemede dava sigorta şirketine karşı poliçeden kapsamında zararın giderilmesi amacıyla açılmıştır. Dosya kapsamında sunulan poliçelerin incelenmesinde sigorta nezdinde düzenlenen poliçe Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi olup davalı Noterin görevini ifası nedeniyle doğacak sorumluluğa ilişkindir. Ancak poliçenin Özel şartlar başlıklı 10. Maddesinin "d " bendinde teminatın, 3.şahıslar. tarafından Noterler aleyhine açılan davaların dava sürecinin sona ermiş olması ve davanın kaybedildiğine dair kesinleşmiş bir mahkeme kararı olması halinde geçerlik kazanacağı düzenlenmiştir. Bu durumda böyle bir karar bulunmadan davalı sigorta şirketine karşı husumet yöneltilemeyeceği açık olup davalı ... A. Ş'ye karşı davacıların açmış olduğu davasının aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer yandan Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1 maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1 maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak tanımlanmıştır. Bu maddede nispi ticari dava ticari işletme kavramı ile tanımlanmış olduğundan, öncelikle ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususu değerlendirilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın noterler kanununda düzenlenen kusuruz sorumluktan kaynaklı tazminat davası olduğu, tarafların tacir olmadığı, bu uyuşmazlık açısından göreve ilişkin ayrıca özel bir düzenleme de bulunmadığı dikkate alınarak, davanın ticari dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların, davalı ... A. Ş'ye karşı açtığı davanın 6100 sayılı HMK.nun 114/1-d maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/1-2 maddesi gereğince aktif husumet yokluğu nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
-Alınması gereken 269,85 TL red harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
2- Davacıların, davalılar ... ve ...'ye karşı açtığı davanın 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/1-2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
3- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
5- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacılar vekili ve davalı ...nin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 03/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
5070 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca elektronik imza ile imzalanmıştır.