İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, kira sözleşmesi teminatı olarak boş verilen çekin sonradan doldurulup üçüncü kişiye ciro edilmesiyle ilgili menfi tespit davası istinaf kararının özeti.
Özet: Bir kira sözleşmesi kapsamında davalının kardeşine teminat olarak boş bırakılarak verilen çekin sonradan doldurulup davalıya ciro edilmesi üzerine aleyhine başlatılan icra takibine karşı, davacı şirketin çekin teminat amaçlı olduğunu ve davalının iyi niyetli hamil olmadığını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, ilk derece mahkemesince bu iddiaların yazılı delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiş; davacı şirket ise istinaf dilekçesinde, davalının kardeşini ve kira ilişkisini bilmesi nedeniyle iyi niyetli kabul edilemeyeceğini, asıl borç ilişkisinin araştırılması gerektiğini ve ticari defterlerin incelenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/140 KARAR NO : 2026/1036T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 09/11/2023NUMARASI : 2022/1286 Esas - 2023/817 KararDAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 12/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2026 Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/11/2023 tarih 2022/1286 Esas 2023/817 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine, Muğla 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3593 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak icra takibine konu çekin 30.10.2019 tarihli kira sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında keşide tarihi ve lehtar kısmı boş vaziyette davalının kardeşi olan taşınmaz maliki ...'a teminat olarak verildiğini, ...'ın keşide tarihi ile lehtar kısmını sonradan doldurarak çeki kardeşi olan davalıya ciro ettiğini, çek lehtarı ... ile müvekkili şirket arasında kira kontratı dışında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, kira sözleşmesinin sona erdiğini ve taşınmazın boşaltıldığını iddia ederek, icra takibinin durdurulmasına, icra takibinin iptaline, müvekkili şirketin takip dayanağı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacının çekteki imzaya itirazının bulunmadığını, çekin boş olarak imzalanıp verilmesinden keşidecinin sorumlu olduğunu, çek ya da bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, bu iddianın ancak lehdara karşı ileri sürülebileceğini, davacının kira borcunu ödediği iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Muğla 2. İcra Müdürlüğünün 2022/3593 Esas sayılı dosyasında alacaklının davalı ..., borçlunun davacı şirket olduğu, takip miktarının 93.755,00 TL olduğu, takip dayanağının ... Bankası ... Şubesine ait ... seri nolu 120.000,00 TL bedelli çek olduğu; çekin teminat amaçlı verdiğini iddia eden davacının iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu, her ne kadar çekteki lehtar kısmının ve keşide tarihinin sonradan doldurulduğundan bahisle tahrifat iddiasında bulunulmuş ise de, bu kısımların sonradan doldurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu hususun tahrifat olarak nitelendirilemeyeceği, davacının çekin teminat amaçlı verildiği yönünde yine çek kuvvetinde bir delil ibraz edemediği, davacı yemin deliline dayandığından davalı tarafa yemin teklif ettiği, davalının istinabe yoluyla alınan beyanında çekin lehtar ...'a kira kontratının teminatı olarak verildiğini bilmediği yönünde yemin ettiği, davacı tarafın iddialarını başka yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı tarafından başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin çekin verildiği tarihlerde iş yeri olarak kullanmak amacıyla davalının kardeşi ...'dan bir taşınmaz kiraladığını, bu sırada müvekkili şirket tarafından ...'a kira kontratının teminatı olarak dava konusu çekin keşide tarihi ve lehtar kısmı boş bırakılarak teslim edildiğini, ...'ın keşide tarihi ile lehtar kısmını sonradan doldurarak kardeşi davalı ...'a ciro ettiğini, ... ile müvekkili arasında kira kontratı dışında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, takip alacaklısı davalının ...'ın kardeşi olduğu ve birlikte çalıştıkları için müvekkili şirket ile davalı arasındaki kira akdinden kaynaklanan ilişkiyi bilmemesinin mümkün olmadığını, davalının iyi niyetli üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceğini, genel mahkemede açılan kesin hüküm teşkil edecek davalardaki yargılama prosedüründe iddiaların her türlü delille, bu arada da tanıkla ispatının mümkün olduğunu, bir kambiyo senedinin tek başına varlığının alacağın varlığını ispata yetmeyeceğini, mahkemece müvekkili şirket ile davalı arasında temel borç ilişkisinin varlığı (kira ilişkisi), var ise ne olduğu ve müvekkilinin davalıya borçlu olup olmadığının tespit edilmesi yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığını, tarafların ticari defterlerinin dahi incelenmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE : Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibi ve takibe dayanak yapılan çek nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Herhangi bir kambiyo senedinin tüm unsurlarını içerecek şekilde tanzim edilmesi mümkün olduğu gibi, en geç ibraz anında doldurmak kaydıyla boş olarak dahi lehtara verilmesi mümkündür. (Yargıtay 11. HD 15.12.2025 tarihli 2025/2758 E. 2025/7524 K.; Yargıtay 19. HD 07.12.2017 tarihli 2017/5211 E. ve 2017/7832 K.) Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olup, alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği borçlu tarafından, aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olunmadığının ispatlanması gerekmektedir. Taraflardan biri kambiyo senedi metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Senede dayalı bu iddianın aksinin de yine yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. (Yargıtay HGK 05.02.2019 tarih ve 2017/(19)11-821 E. - 2019/58 K. sayılı ilamı)Somut olayda davacı tarafça, takip konusu çekin, kira sözleşmesi kapsamında teminat olarak dava dışı ...'a verildiği, ...'ın keşide tarihi ile lehtar kısmını sonradan doldurarak çeki kardeşi olan davalıya ciro ettiği iddia edilmiş, davalı ise davacının iddialarını kabul etmeyerek, kambiyo senedinin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının hamile karşı ileri sürülemeyeceğini savunmuştur. Keşideci durumunda olan davacı çekteki imzasını inkar etmemiştir. TTK'nın 687. maddesi uyarınca ispat yükü davacı tarafta olup, dosya kapsamı ile davacının takip konusu çekin kira sözleşmesinin teminatı olarak düzenlenip dava dışı lehtara verildiğini ve davalı hamilin davacıyı zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiğini aynı kuvvette bir yazılı belge ile ispatlayamadığı, davacının yemin teklifi üzerine davalının yemini eda etitği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/06/2026