Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda eksik uzlaştırma süreci ve etkin pişmanlık hükümlerinin yeterince değerlendirilmemesi sebebiyle verilen mahkumiyet kararının bozulması.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet kararının bozulmasına hükmeden Yargıtay, uzlaştırma sürecinde katılanın peşin ödeme talebi üzerine sanığın görüşünün sorulmaması ve sanığın sunduğu kısmi ödeme dekontlarına rağmen zararın giderilip giderilmediğinin tespit edilmeyerek etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması gibi usul eksiklikleri nedeniyle, uzlaşma amacı doğrultusunda sanığın beyanlarının alınarak sürecin yeniden değerlendirilmesi ve etkin pişmanlık koşullarının titizlikle incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/37102 E.  ,  2026/2813 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/33 E., 2020/342 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
15.06.2020 tarihli uzlaştırma raporunda; katılanın zararın giderilmesi durumunda uzlaşacağını, sanığın 6.000,00 TL' yi taksitler halinde ödeyebileceğini beyan ettiği bunun üzerine katılanın da 6.000,00 TL'nin peşin olarak ödenmesini istediği ancak katılanın bu beyanı ile ilgili sanıktan diyeceklerinin sorulmadığı anlaşılmakla, uzlaştırma müessesinin amacı da gözetildiğinde, katılanın peşin ödeme isteğine ilişkin sanıktan diyeceklerinin sorulması hususunda yeniden uzlaştırma raporu alınması, uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde ise, sanığın temyiz dilekçesine ekli olarak 03.10.2017 tarihli 993,00 TL ve 10.11.2017 tarihli 998.00 TL miktarlı ödeme dekontlarını sunmasına rağmen, zararın giderilip giderilmediği tespit edilerek kısmi ödeme nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmediği sorulduktan sonra, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. Maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.