Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen munzam zarar davası, ölüm ve cismani zarar tazminatının gecikmeli tahsilatı nedeniyle enflasyon karşısında faiz yetersizliği sonucu ek tazminat talebini konu almaktadır.
Özet: Bu dava, merhum eşinin ölümü nedeniyle hükmedilen maddi tazminatın on yılı aşkın süre sonra, yüksek enflasyon ve kur artışları yaşanan bir dönemde gecikmeli ve yetersiz yasal faizle ödenmesi sebebiyle uğranılan "munzam zarar"ın tahsili amacıyla açılmıştır; davacı, bu durumun satın alma gücünü önemli ölçüde erittiğini savunurken, davalı sigorta şirketi ise görevsizlik, arabuluculuk eksikliği ve poliçe kapsamı dışı gibi çeşitli savunmalar ileri sürmektedir.

T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/150 Esas - 2026/251

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM KURMAYA YETKİLİ
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/150 Esas
KARAR NO : 2026/251
DAVA : Munzam Zarar (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/10/2026
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/04/2026
...7. Asliye Hukuk Mahkemesi 2025/455 Esas 2025/519 Karar sayılı Görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gelmiş olmakla mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılarak, yapılan yargılama sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davaya konu ...10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/895 E. ve 2018/648 K. Sayılı ölüm ve cismani zarar sebebiyle tazminat konulu dava dosyasının ilk olarak tarafınca 30/12/2015 tarihinde açıldığını, söz konusu davanın 12/07/2018 tarihinde hükme bağlandığını, akabinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, ...Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2018/2661 - 2020/1550 K. Sayılı ve 01/12/2020 tarihli ilamı ile birlikte davanın müvekkili ... yönünden kabulü ile 163.530,14-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 19/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ödenmesine karar verildiğini, temyiz yoluna yapılan başvuru ardından ... .... .... .... .... .... .... K. Sayılı kararla müvekkil yönünden temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmının 6 nolu bendindeki "15.761,81-TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "19.85,36 TL" ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekliyle davacı yararına düzeltilerek onanmasına 06/10/2022 tarihinde karar verildiğini, dilekçede bahsedilen dava dosyasında ...’nın işi sebebiyle ...şirketine malzeme getirdiği sırada patlamanın meydana geldiğini, davacıların patlama ve ölüme yol açan haksız eylemler sebebiyle murislerinin desteğinden yoksun kaldıklarını, davacıların murislerinin tamamen kusursuz olduğunu, davacılardan müvekkil ...’nın ev kadını olduğunu, herhangi bir işi ve gelirinin bulunmadığını, tamamen kocasının geliri ile geçinmekte olduğunu, davalının kusuru sebebiyle mütevvefa ...'nın hayatını kaybetmesi üzerine müvekkili ... için 163.530,14-TL olay tarihi olan 19/12/2011 itibariyle işleyecek faizi ile birlikte maddi tazminata hükmedildiğini, ...29. İcra Dairesinin 2018/11130 numaralı dosyası ile alacağının tahsili amacıyla 24/09/2018 tarihinde yapılan icra takibinin yapıldığını, akabinde davalı tarafça tehir-i icra kararı alındığını, müvekkilinin söz konusu alacaklarını ancak 06/12/2022 tarihinde tahsil edebildiğini, ...10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/895 E. Ve 2018/648 K. Sayılı dosyasının gerekçeli kararından da görüleceği üzere müvekkili Azize lehine hükmedilen tazminata ve faizine olay tarihi olan 03/02/2011 tarihinden itibaren hükmedildiğini, dilekçede yazılı icra dosyası ile 06/12/2022 tarihinde tahsil edilebildiğini, enflasyonun uzun süredir % 70'in üstünde olduğu, altın ve döviz fiyatlarının %100'ün üzerinde arttığı bu ekonomik süreçte müvekkilin alacağına yıllık %9 faiz işletilmiş olması müvekkilinin zararını açıkça ortaya koyacağını, ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/392 E. Sayılı dosyasının aynı mahiyette olduğunu, davanın sonuçlandığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, dilekçede yazılı tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkili ...'nın 163.530,14-TL alacağına 11 yıldan fazla bir süredir yasal faizi ile birlikte geç almasından kaynaklı 100-TL belirsiz alacağın 19/12/2011 tarihinden itibaren hesaplanarak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın reddini, ayrıca zorunlu arabuluculuk dava şartı olduğunu, yerine getirilmemesi sebebiyle davanın reddini, 6100 sayılı HMK gereği usule yönelik tüm itirazlarının karara bağlanmasını, davadaki usule ilişkin itirazlarının ikmalinden sonra, davanın .... .... .... .... .... .... A.Ş. ‘nin yaptıracağı Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortasının ancak kendi faaliyet alanı ile sınırlı üçüncü kişilerin zararını kapsaması, olay meydana gelen patlamanın bu şirketlerin yaptıracağı poliçenin teminatı kapsamında olmaması, alan itibariyle sorumlu olmadığımız ve ... Çelik Döküm San. Ve Tic. A.ş., tarafından yaptırılacak poliçe açısından da Genel Şartların A.4 maddesinin ç bendi gereğince müteveffanın anılan şirketin çalışanı olması nedeniyle poliçe teminat kapsamı dışında bulunması nedeni ile müvekkil kurumun sorumluluğu bulunmadığından haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, munzam zarar şartları oluşmaması nedeniyle davanın reddini, aksi halde munzam zarardan müvekkil kurumun sorumlu olmaması nedeniyle davanın reddini, davacıya kesin süre verilerek davacılar tarafından alınmış tüm ödemelerin ve açılmış tüm dava bilgilerinin bildirilmesi için kesin süre verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, tazminat davasının uzaması ve geç tahsilinden kaynaklı munzam zarar davasıdır.
Dosya ...7. Asliye Hukuk Mahkemesince mahkememize görevsizlikle gönderilmiş olup, mahkememiz esasına kaydedilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 uyarınca iş bu dava arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır.
Mahkememizce 02/03/2026 tarihli tensip tutanağı ile davacıya arabuluculuk tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylı örneğini sunması için şerhli tebligat çıkartıldığı, 1 haftalık kesin süre verildiği, 10/03/2026 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından, 30/03/2026 havale tarihli dilekçesi ile Arabuluculuk Anlaşmama Son Tutanağı sunulmuştur.
Arabuluculuk Tutanağının incelenmesi neticesinde 13/03/2026 tarihinde Görüşme sonucu anlaşamama şeklinde sonuçlandığı, ancak Mahkememiz dava dosyasının görevsizlikle mahkememize gelmiş olup , 20/02/2026 tarihinde esasa girdiği ve tensip zaptı hazırlandığı, davanın mahkememiz esasına kaydedilmeden önce usulüne uygun yapılmış arabuluculuk olmadığından ve bu konuda ...BAM hukuk dairelerince verilmiş emsal kararlar olduğundan ( ...BAM 35 Hukuk Dairesi 2025/1002 esas 2025/1105 karar) dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1.-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/04/2026
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.