Danıştay, azami öğrenim süresi hesaplamasında 2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesinin uygulanma başlangıcı ve öğrenci ilişiği kesme işleminin hukuka uygunluğu üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisinin azami öğrenim süresini doldurduğu gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davada, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun geçici 67. maddesi uyarınca azami öğrenim süresi hesaplamalarının hangi tarihten (2014-2015 eğitim-öğretim yılı güz dönemi mi yoksa 2015-2016 eğitim-öğretim yılı başlangıcı/2014-2015 bahar dönemi mi) itibaren başlayacağı konusundaki hukuki uyuşmazlığı ve ilk derece ile bölge idare mahkemelerinin bu işlemi hukuka aykırı bularak iptal eden kararlarını incelemektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2024/3252Karar No : 2025/4345 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde son sınıf öğrencisi olan davacının, azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle Tıp Fakültesi ile ilişiğinin kesileceğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Tıp Fakültesi Dekanlığı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesine 11/11/2013 tarihinde kayıt yaptırdığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği'nin 8. maddesine göre öğrenimini azami dokuz yıl içinde tamamlaması gerektiği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve 26.11.2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağının hüküm altına alındığı, fakat bahsi geçen düzenlemenin hangi eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlayacağına yönelik Kanun'da açık bir düzenlemeye yer verilmediği, dolayısıyla 2014-2015 eğitim öğretim yılı içerisinde yürürlüğe giren hükmün azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin geriye yürütülerek 2014-2015 eğitim öğretim yılı başlangıcından mı yoksa ileriye doğru yürütülerek 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından mı uygulanacağı hususunda belirsizlik oluştuğu, ancak hangisi esas alınırsa alınsın davalı idarece benimsenen belli bir yarıyılın ortasının esas alınmasının kabul edilebilir olmadığı, kaldı ki ilgili Kanun'da aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe Kanuni düzenlemeler geriye doğru yürütülemeyeceğinden Kanun'un azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından itibaren uygulanmaya başlanılmasının yıllık sistemde öğrenim görmekte olan davacı açısından daha kabul edilebilir olduğu, bu durumda, azami öğrenim süresi hesabının 2015-2016 eğitim-öğretim yılı başlangıcı dikkate alınarak yapılması durumunda Tıp Fakültesi'ndeki azami eğitim süresini (dokuzuncu yılını) doldurduğundan bahsedilemeyeceği açık olan davacı hakkında azami eğitim süresinin dolduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; ilgili mevzuatta aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe yasal düzenlemeler geriye doğru yürütülemeyeceğinden, 2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinde yer alan "daha önceki öğrenim süreleri" ibaresinden Kanun'un yayımlandığı tarih itibarıyla devam etmekte olan 2014-2015 eğitim - öğrenim yılı güz yarıyılının da dahil edildiğinin anlaşılması, bir başka ifade ile azami öğretim sürelerine ilişkin bu düzenlemelerin ilgili Kanun'un yayımlanmasından sonraki ilk eğitim öğretim dönemi olan 2014-2015 eğitim - öğrenim yılı, bahar döneminden itibaren uygulanmaya başlanılması gerektiği, derslerin yıllık olduğu söz konusu fakültede davacının 2023-2024 eğitim-öğretim yılının bahar dönemi sonu itibarıyla azami eğitim süresini dolduracağından, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, azami öğrenim sürelerinin başlangıcının 2014-2015 eğitim ve öğretim dönemi güz yarıyılı olarak belirlendiği, davacının azami öğretim süresinin 2023 Eylül sonunda dolduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, azami öğrenim süresinin henüz dolmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 06/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.