İzmir 11. Hukuk Dairesi tarafından trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminatı davasının yetki, zamanaşımı ve kusur yönünden istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın 2015 yılındaki trafik kazasında tam kusurlu sürücü nedeniyle yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderleri gibi maddi tazminat taleplerini içeren bir davanın istinaf incelemesidir; ilk derece mahkemesi, davalının yetki ve zamanaşımı itirazlarını reddederek, bilirkişi raporları ve önceki ceza dosyasındaki kusur tespiti doğrultusunda davacının maluliyetini ve tazminat haklarını değerlendirmiştir.

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/99 KARAR NO : 2026/1042T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 07/11/2023NUMARASI : 2018/1353 E. 2023/772 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ : 12.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.06.2026 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.11.2023 tarih 2018/1353 Esas 2023/772 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 22.08.2015 tarihinde, davalı şirketin ZMS sigortacısı, dava dışı ... ...Ltd. Şti.'nin işleteni, dava dışı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refujde bordür taşlarına çarptığını, kaza nedeniyle araçta yolcu olaramk bulunan davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğunu, Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/389 E. sayılı dosyasında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 07.09.2018 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının %57 maluliyetinin tespit edildiğini belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 500,00 TL sürekli iş görmezlik, 500,00 TL geçici iş görmezlik, 500,00 TL bakıcı ve bakım gideri olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın 06.11.2018 hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 31.10.2023 havale tarihli değer artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 268.000,00 TL'ye, geçici işgöremezlik tazminatı istemini 3.001,62 TL'ye, tedavi giderleri istemini 1.200,00 TL'ye, bakım ve bakıcı gideri istemini 3.321,74 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili, görevli mahkemenin müvekkili şirketin yerleşim yeri olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava konusu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafından usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusurun ve zararın ispata muhtaç olduğunu, davacıya SGK tarafından rücu'ya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş görmezlik taleplerinin 6111 sayılı yasa gereğince SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, tedavi giderleri bakıcı ve bakım giderleri poliçesi kapsamı dışında olduğunu, hatır taşıması nedeniyle tazminat miktarından indirim yapılması gerektiğini, yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; HMK'nın 16. maddesi ve KTK'nın 110. maddesi gereğince davalı ... şirketinin İzmir ilinde Bölge Müdürlüğünün bulunması ve kesin yetki durumunun bulunmaması nedeniyle davalı vekilinin yetki itirazının yerinde olmadığı, davacının dava açmadan önce davalı ... şirketine başvurduğu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin davalı tarafın itirazlarının yerinde olmadığı, KTK'nın 109. maddesi gereğince kazada bir kişinin vefat etmesi nedeniyle zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı; SGK Antalya İl Müdürlüğünün 13.12.2018 tarihli cevabi yazısına göre davacıya kaza sonrası herhangi bir ödemenin yapılmadığının bildirildiği, davacı-müşteki ... yönünden şikayet yokluğu sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; kazada vefat eden diğer yolcu ... yönünden açılan Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/389 E. sayılı dosyasında alınan kusur raporunda araç sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, eldeki dosyada trafikçi bilirkişiden alınan 10.04.2019 tarihli raporda dava dışı sürücü ...'in kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından aldırılan 20.05.2019 tarihli raporda davacının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre %3.2 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, davacının tam teşekküllü bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde 6 ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 psikiyatri uzmanından oluşan bir heyet tarafından düzenlenecek rapor sonucunda varsa kazaya bağlı psikiyatrik arızası da dikkate alınarak tekrar hesaplama yapılabileceği yönünde görüş bildirildiği; hallerinden birini karşılamadığı, şahsın yaralanması nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı kanaatine varıldığı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 07.01.2022 tarihli raporda davacıda depresif bozukluk ve dissosiyatif amnezi tanılarının mevcut olduğunun tespit edildiği, Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 15.12.2022 tarihli raporda davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %6 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, gerçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu, bakıcıya 1 hafta süreyle muhtaç olduğu, itiraz üzerine Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 26.05.2023 tarihli raporda davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre EÜTF Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nın 20.02.2023 tarihli konsültasyon raporuna göre; görme fonksiyonlarındaki kısıtlılık nedeniyle gelişmiş olan engellilik oranı %11 olarak belirlendiği, birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında engellilik oranının %16,3 olarak hesaplandığı; 28.09.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda TRH-2010 yaşam tablosuna göre davacının geçici iş göremezlik tazminatı alacağının 3.001,62 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı işlemiş dönem maddi tazminat alacağının 51.676,24 TL, işleyecek aktif - pasif dönem hesabı sonucu tazminat alacağının 536.184,70 TL ve bakıcı gideri alacağının 233,45 TL olduğu, tedavi gideri ve bakım-refakat giderine ilişkin Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden aldırılan 16.10.2023 tarihli raporda davacının kazadan sonra toplam 16 gün devlet hastanesinde tedavi gördüğü, davacının yeşil kartlı olduğu ve giderlerin SGK tarafından karşılandığı, bu sürede belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin 1.200,00 TL olduğu, davacının toplam 3 ay 16 gün bakım, gözetim ve refakat ihtiyacı içinde olduğu, net asgari ücret tutarı üzerinden 3.321,74 TL bakım giderinin olduğu; maluliyet durumunu gösterir raporlar arasında oransal farklılıklar bulunmakta ise de bu durumun çelişki olarak değerlendirilemeyeceği, geçici iş göremezlik zararının trafik sigorta poliçesi teminatı içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı tarafça değer artırım yoluyla talep edilen 268.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı talebi ile poliçe teminat limiti doldurulduğundan davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davalının, davacı tarafın belgesiz tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, geçici bakıcı gideri zararının da Yargıtay 4 HD'nin yerleşik uygulamaları gereği tedavi giderleri teminatında yer aldığı; hatır taşıması defi yönünden davacının dava dışı sürücünün annesi olduğu, yakın akrabaların taşınması ahlaki bir ödevin ifası kapsamında olup, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılamayacağı; müterafik kusur yönünden kaza tespit tutanağında emniyet kemeri kısmında “tespit edilemedi” olarak işaretleme yapıldığı, aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılmaması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 268.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.200,00 TL tedavi gideri ile 233,45 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olarak takdir edilen 06.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, ilk derece mahkemesince kararın gerekçelendirmediğini, bilirkişi raporuna değinmekle yetinildiğini, davacı tarafın KTK'nın 97. md uyarınca usulüne uygun başvuru yapmadığını, gerekli belgeleri ibraz etmediğini, işbu belgeler olmadan hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmadığını, sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti sakatlanma ve ölüm hallerinde şahıs başına 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, kaza tarihi itibari ile hesaplamada PMF yaşam tablosunun uygulanması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda hesaplama yöntemi olarak %1,8 teknik faiz uygulanmamasının da hatalı olduğunu, hesaplamaların ZMMS Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu tarafından davacının %16,3 olarak belirlenen engellilik oranının hatalı olduğunu, dosyada mevcut sağlık kurulu raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, 20.05.2019 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu raporunda davacının maluliyeti %3,2 olarak tespit edilmişken; bu rapordan 4 yıl geçtikten sonra hazırlanan raporda maluliyetin fahiş oranda artarak %16,3 olarak tespit edilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet ve meslekte kazanma gücü kaybının Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun görevinde olduğunu, yerel mahkemece bakıcı gideri için ayrı bir kloz olduğundan bahisle bakıcı gideri yönünden teminat limitini aşacak şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere; geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri poliçe teminatı kapsamı dışında olup SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğunu, sigortalı araç sürücüsü davaya konu kazada kusursuz olduğunu, ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyetinden rapor alınması gerektiğini, güncel aktüer hesabının yapıldığı tarihten başlayacak şekilde yasal faize hükmedilebileceğini, aracın kullanım şekli ruhsatta “hususi” olarak belirtildiğinden, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacının yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalı vekili, davacının KTK'nın 97. maddesi uyarınca başvuru şartını yerine getirmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hali dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğuna göre, başvurunun yapıldığı, ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik de yargılama aşamasında tamamlanabilecektir. (Yargıtay 4. HD 2021/3042 E.- 2021/1562 K. sayılı içtihatı). Davalı vekilinin dava şartının gerçekleşmediği yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, tazminat hesaplamasında PMF yaşam tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince (Kapatılan 17. HD) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih 2019/40 E. -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E, 2021/3441 K). Davalı vekilinin bu istinaf sebepleri de yerinde değildir. Davalı vekili, bakıcı gideri için ayrı bir kloz bulunduğu gerekçesiyle bakıcı gideri yönünden teminat limitini aşacak şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, geçici bakıcı gideri zararının, sigorta poliçesindeki tedavi giderleri teminatı kapsamından karşılanması yerinde olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. HD 13.03.2023 tarihli 2021/26358 E. 2023/3411 K. sayılı ilamı) Davalı vekili, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi giderinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş olup; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde SGK tarafından karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesi'nin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. (Yargıtay 4. HD 10.03.2022 tarih 2021/12001 E, 2022/4532 K ve 24.03.2022 tarih 2021/22793 E, 2022/5790 K sayılı kararları). Davalı ... vekilinin geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 26.05.2023 tarihli raporda davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre EÜTF Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nın 20.02.2023 tarihli konsültasyon raporunda görme fonksiyonlarındaki kısıtlılık nedeniyle gelişmiş olan engellilik oranı da gözetilerek Balthazard Formülü uygulanmak suretiyle davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinin yerinde bulunmasına, hükme esas alınan kusur ve aktüerya bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 18.404,99-TL'den peşin alınan 4.601,25-TL'nin mahsubu ile bakiye 13.803,74-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2026