Yargıtay, ham petrol boru hattından çalınan hırsızlık suçunda eylemin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs kabul edilmesi ve kamu hizmeti aksamasının değerlendirilmemesi nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Özet: Yargıtay, ham petrol boru hattına vana takılarak işlenen hırsızlık suçunda, sanığın eyleminin petrolün tankere yüklenip götürülmesiyle tamamlandığı ve teşebbüs aşamasında kalmadığı göz ardı edilerek eksik ceza belirlenmesi ile suçun enerji alanındaki kamu hizmetlerinde aksamaya neden olup olmadığının, aksama varsa nasıl ve ne kadar sürdüğünün tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek ilgili yasa maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi gerekçeleriyle yerel mahkemenin mahkûmiyet kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/35 E., 2022/288 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1.Sanığın, ham petrol boru hattına vana takmak suretiyle petrol çaldığı ve petrolün tankere yüklenip götürüldüğü, kolluk görevlileri tarafından sanığın yol üzerinde yakalandığı olayda, katılanın tasarruf olanağının kaybolması ile hırsızlık eyleminin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik ceza tayini,2.Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda enerji alanında kamu hizmetinin aksayıp aksamadığı hususunun katılan kurumdan sorulup; aksama olması durumda bu aksamanın ne şekilde gerçekleştiği ve ne kadar sürdüğü hususunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek sonucuna göre sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca 22.12.2015 tarihli hükümle belirlenen ceza miktarının kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.