Yargıtay 2. Ceza Dairesinden iş yeri dokunulmazlığı ihlali suçunda temyiz isteminin usulen reddi, hırsızlık suçunda ise istinaf kararlarının onanması.
Özet: Yargıtay, sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz başvurularını incelemiş; iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen cezaların niteliği gereği temyiz kanun yolu kapalı olduğundan bu yöndeki istemleri reddederken, hırsızlık suçundan yapılan temyiz başvurularını sanıkların değer azlığı, etkin pişmanlık, alkol etkisi, delil yetersizliği ve zararın giderilmesi gibi iddialarını değerlendirerek esastan incelemiş, ancak ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında hukuka aykırılık tespit edemediğinden sanık ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle hükümlerin onanmasına karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/27849 E.  ,  2026/6151 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3942 E., 2023/1243 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Düzelterek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, değer azlığı, etkin pişmanlık ile alkol etkisi altında suç işlediğine sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin sanığın suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığından beratinin gerektiğine, zararı giderdiğine, cezanın kamuya yararlı işte çalışma seçenek yaptırımına çevrilmesine, yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.