Hırsızlık suçundan bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun bulunarak sanık müdafiinin temyiz talebinin esastan reddi ve hükmün onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince hüküm giyen sanık hakkında bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını inceleyen Yargıtay, şikayetçinin davaya katılma talebinin ilk derece mahkemesince karara bağlanmaması eksikliğini gidererek şikayetçinin davaya katılmasına karar vermiş, ardından sanık müdafiinin usule ve esasa aykırılık, delil eksikliği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gibi çeşitli temyiz itirazlarını yerinde bulmayarak, bölge adliye mahkemesinin kararında hukuka aykırılık tespit etmemiş ve hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/955 E., 2023/930 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''sanık hakkında usule, esasa ve yasaya aykırı olarak cezaya hükmedildiğine, olayda herhangi bir görgü tanığı veya kamera kaydı bulunmadığına, dolayısıyla sanığın samimi beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, sanığın daha önce herhangi bir sabıkası olmadığına, evli olup 2 çocuk babası olduğuna, suça konu olayda müştekinin zarar miktarının çok az olduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören şikâyetçi ...'ın 23.11.2022 tarihli duruşmada davaya katılma talebinde bulunduğu, ancak mahkemece katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla; aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca şikâyetçi ...'ın davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.