Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, prefabrik bina kurulumu eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve metrekare anlaşmazlığı davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin prefabrik yapı kurulumu eser sözleşmesi kapsamında 3.500 metrekarelik iş yaptığını ve 1.680.000 TL alacağı olduğunu, ancak yalnızca 130.000 TL ödendiğini iddia ederek bakiye alacağın tahsilini talep etmesi; davalı şirketin ise işin sadece 801.78 metrekare olduğunu, davacının işi eksik bıraktığını, anlaşılan miktarın ödendiğini ve talep edilen metrekare ile alacağın gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemesi üzerine, taraflar arasındaki uyuşmazlığı ve davanın ticari niteliği gereği mahkemenin görevini incelemesini konu almaktadır.

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA BATI
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/32
KARAR NO: 2026/368
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/01/2026
KARAR TARİHİ : 02/06/2026
K.YAZIM TARİHİ : 17/06/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili şirketin prefabrik ve çelik konstrüksiyon imalat ve montajı işi yaptığını, müvekkili ile davalı şirket davalının ... İli .... İlçesi'ndeki ....şantiyesindeki 3 adet prefabrik binanın kurulum işçiliğinin yapılması konusunda anlaştığını, söz konusu şantiye Kalyon inşaatın baraj ve tünel işini yaptığı şantiye olduğunu, davalı şirketin bu şantiyenin yemekhane, misafirhane, mühendis ofislerinin yapım işini aldığını, müvekkilinin de bu binaların kurulum işçiliğini aldığını, müvekkilinin 8-10 civarında işçi ile 1 aydan uzun sürede 3 binanın 4 duvarını, sandviç panellerini, iç bölmelerini, yapmış, çatısını kapatarak teslim ettiğini, tarafların anlaşması metrekare üzerinden olup kurulum-montaj 400,00TL+KDV'dir. 3.500 metrekare kurulum yapılmış olup müvekkilinin alacağının 1.680.000,00TL olduğunu, ancak müvekkiline sadece 130.000,00TL ödendiğini, gerek olması halinde kaç metrekare iş yapıldığı mahallinde keşif ile tespit edilebileceğini, davalıya 08/09/2025 tarih .... nolu 1.680.000 TL'lik fatura kesildiğini, davalı tarafın faturayı iade ettiğini, davalıya Yenimahalle .... Noterliği'nin 26.09.2025 tarih ... yev. Nolu ihtarnamesi tebliğ edildiğini, ayrıca arabuluculuk süreci yürütüldüğünü, ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek, tarafların arasındaki sözleşme kapsamında 08/09/2025 tarih ... nolu faturaya konu alacağından şimdilik 1.000,00TL'nin ihtarnamenin tebliği ve temerrüt tarihi olan 01.10.2025 tarihinden itibaren TTK 1530 maddesinde belirtilen oranda temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davacının müvekkili ile sadece 3 adet prefabrik binanın kurulum işçiliğinin yapılması hususunda anlaştığını, bu anlaşmanın toplam 801,78 metrekareye ilişkin olduğunu, davacının belirttiği 3.500 metrekare kurulum ve 1.680.000,00TL alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının anlaşılan kurulumu dahi tamamlamadığını, ofisin çatısını kapatmadığını, VIP yatakhanelerin asma tavanlarını ve kapılarını kapatmadan işi yarım bıraktığını, müvekkili tarafından davacıya anlaşma bedelinin ödendiğini, hatta işçilik ücretlerinin bir kısmının da müvekkili tarafından ödendiğini, davacının alt taşeronla çalıştığını ve anlaşmaya aykırı olarak "çatı için" ayrıca ücret talep ettiğini, davacının talep ettiği metrekare ile anlaşılan metrekare arasında "uçurum" bulunduğunu, davacının davasını ispatlayacak hiçbir delil sunmadığını, sadece faturanın alacağın tespiti için yeterli olmadığını, dava konusu işlemlerin yapıldığı şantiyede keşif yapılmasını, bilirkişi incelemesi yapılarak davacının yaptığı işçiliklerin ve karşılığının tespitini, ticari defter kayıtlarının incelenmesini, davacının faiz türü ve tarihine ilişkin taleplerinin haksız olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Davalının ticaret sicil kaydı, tarafların 2025 yılına ait BA - BS formları, davacının ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Eldeki davada, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili talep edilmektedir. Mahkememizce, ilgili ticaret sicil müdürlüğü ve ilgili vergi daireleri ile yapılan yazışma sonucunda davacının mükellef kaydının bulunduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu, ticaret sicil müdürlüğünde tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu bağlamda, somut uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/06/2026
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı