Danıştay 8. Daire, karayolu yapımında hizmet kusurundan kaynaklanan trafik kazası sonrası açılan maddi ve manevi tazminat davasında temyiz istemini reddederek idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacılar tarafından, murislerinin bir trafik kazasında vefat etmeleri üzerine idarenin yol yapım ve trafik düzenlemelerinde hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasında, Danıştay, idare mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğuna hükmederek davalı idarenin temyiz istemini oyçokluğuyla reddetmiş ve yerel mahkeme kararını onamıştır; karara karşı çıkan görüşte ise manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği savunulmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2025/2944Karar No : 2025/4503 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Genel Müdürlüğü Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davacılar) : Kendi adına asaleten, çocukları ..., ..., ..., ... ...'e velayeten ...Vekili : Av. ...İstemin Özeti: Davacılar tarafından, murisleri olan ... ve ...'in ... plaka sayılı araçla seyir halindeyken ... Karayolunun 5. km'sinde meydana gelen trafik kazasında vefat etmeleri nedeniyle olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğradıklarını öne sürdükleri, davacılardan müteveffanın eşi ... ile çocukları diğer davacılar için ilk başta 100,00-TL olmak üzere toplam 600,00-TL sonradan miktar arttırımı ile 650.089,00-TL maddi, yine eşi ... için 15.000,00-TL ve çocukları olan diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 5.000,00-TL'den 40.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 690.089,00-TL zararın, kazanın olduğu yolun yapımı ve trafiğe açılması aşamalarında davalı idarenin gereken düzenlemeleri yapmaması nedeniyle hizmet kusuru sonucu meydana geldiğinden bahisle kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararını bozan Danıştay 8. Dairesinin 04/04/2024 tarih ve E:2024/497, K:2024/2179 sayılı kararına uyan ... İdare Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :(X)- Davacılar tarafından, murisleri olan ... ve ...'in ... plaka sayılı araçla seyir halindeyken ... Karayolunun 5. km'sinde meydana gelen trafik kazasında vefat etmeleri nedeniyle olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğradıklarını öne sürdükleri, davacılardan müteveffanın eşi ... ile çocukları diğer davacılar için ilk başta 100,00-TL olmak üzere toplam 600,00-TL sonradan miktar arttırımı ile 650.089,00-TL maddi, yine eşi ... için 15.000,00-TL ve çocukları olan diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 5.000,00-TL'den 40.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 690.089,00-TL zararın kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında tazminat faizi kişinin malvarlığındaki zararının oluştuğu an itibarıyla karşılanması gerekirken, gecikerek ödenmesi karşısında bu gecikmeden dolayı para değerinde enflasyon nedeniyle meydana gelecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak hükmedilmektedir. Maddi zararlar malvarlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeniyle de kayba uğrayacağı aşikardır. Manevi zararlar ise malvarlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararı meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi manevi tazminatın esasen bütün bu hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlenmesi nedeniyle de kararın manevi tazminata faiz uygulanması gerektiği yolundaki kısmına katılmıyorum.