Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mirasbırakanın kızına mal kaçırma kastıyla yaptığı devirlerin muvazaalı olduğu tespit edilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kısmen kabul kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Mirasbırakan babanın taşınmaz paylarını muvazaalı olarak kızına ve ondan da başka bir kişiye devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, bölge adliye mahkemesi mirasbırakandan kızına yapılan devrin muvazaalı olduğunu ancak kızından diğer davalıya yapılan devrin mirasbırakandan gelmediği gerekçesiyle kısmen kabul kararı vermiş, temyiz incelemesinde ise bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu tespit edilerek onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1569 E., 2024/2806 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2016/461 E., 2021/851 K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı, mirasbırakan babasının, dava konusu 5 24... parsel sayılı taşınmazdaki 8 numaralı bağımsız bölümün parasını kendisi ödemesine rağmen ½ payı davalı kız ... adına ½ payı da kendisi adına tescil ettirdiğini, murisin, payını davalı kızı ...'e mal kaçırma kastıyla muvazaalı olarak devrettiğini, ...’in de payını davalı ...’e muvazaalı olarak devrettiğini, murisin ölene kadar taşınmazı kullandığını, başka bir evi olmadığı gibi taşınmaz satmaya da ihtiyacı bulunmadığını, bedellerin düşük olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile muris adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı ..., süresinde cevap dilekçesi sunmamış; aşamada, taşınmazı alırken tüm bedelin babası tarafından ödenmesine rağmen ½ payın adına tescil edildiğini, dul olan davalı kardeşi ...’in geleceğini teminat altına almak için annesi ve babasının ısrarı üzerine payını bedelsiz olarak devrettiğini, babasının kendi payını da davalı ...’e bedelsiz temlik ettiğini, açılan davanın yerinde olduğunu belirterek davanın kabulü ile taşınmazın üç kardeş adına eşit paylarla tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı ...; dava dilekçesi tebliğinin usulsüz olduğunu, murisin dava konusu taşınmazı almak için daha değersiz bir taşınmazını sattığını ancak bu bedelin dava konusu taşınmaz için yeterli olmadığını, bunun üzerine eksik kalan bedelin geliri iyi olan davalı ... tarafından ödendiğini, murisin kendisine sattığı taşınmaz için o dönemki eşinin bedeli murise ödediğini, banka hareketlerinden bu durumun görüleceğini, davalı ...’in payını da 110.000,00 TL bedelle aldığını, temlik tarihinde hesabından bu paranın çekildiğini ve bankada ...’e ödeme yapıldığını, ...’in de aynı dönemde şu anda ikamet ettiği taşınmazı aldığını, annesinin 1996 yılında kanser olduğunu, ona bakabilmek için işinden ayrıldığını, tedavi masraflarını karşılamak için tekrar çalışmaya başladığını ama annesinin hastalığı nedeniyle işi aksattığı için işten çıkarıldığını, murisin de maddi destekleri ve işinde kendileri nedeniyle sorun yaşadığı için bedeli karşılığında taşınmazdaki payını devrettiğini, ...’in kendi muvazaasına dayanamayacağını, ... ile davacının birlikte hareket ettiklerini, murisin ölümünün kendisine bildirilmediğini, murisin değerli eşyalarının ... tarafından alındığını, murisin hesabındaki paranın da çekilerek diğer iki kardeşi tarafından paylaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ½ payın muris tarafından davalı ...’e mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı devredildiği tespitinin doğru olduğu ancak davalı ... tarafından davalı ...’e temlik edilen ½ payın muristen gelmediği, bedelini murisin ödediği iddiasının ancak tenkise konu olabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan, 13.987,23 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’den alınmasına, 3.929,40 TL fazla yatırılan peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...’e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.