Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen kararı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları ve değişen tekerrür yasası gereği koşullu salıverilme değerlendirmesi eksikliği nedeniyle bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından yapılan temyiz başvurularını temyiz incelemesi kapsamı dışında kalması nedeniyle reddederken; hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde ise, bir sanık yönünden çalınan malların kısmi iadesi üzerine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının ve katılanın rızasının araştırılmaması ile diğer bir sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasında koşullu salıverilme ibaresinin yanlış değerlendirilmesi eksiklikleri tespit ederek, hükümlerin bu nedenlerle bozulmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2844 E., 2023/2514 K.SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozmaI. Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemedeİlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ...'ın temyiz isteminin, atılı suçu işlemediğine, suçu diğer sanığın işlediğine ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin ise; sanığın atılı suçu işlediğine yönelik delil olmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1-Dosya kapsamında yer alan 02.05.2022 tarihli tutanağa göre, sanık ...'ın çaldığı kablolardan bir kısmını henüz müracaatı olmayan katılan kuruma iadesini sağladığı anlaşılmakla; katılanın zararının giderilip giderilmediği araştırılarak, eğer kısmi iade sağlanmışsa soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle katılandan, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2-04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasından "5275 sayılı kanunun 108/3. maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına," ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.