Trafik kazası kaynaklı ticari otobüs hasarı, değer ve kazanç kaybı ile teşvik kaybı talepli tazminat davasında mahkemenin görev incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ticari aracının karıştığı ve davalının kusurlu olduğu iddia edilen bir trafik kazası sonucu oluşan hasar bedeli, değer kaybı, kazanç kaybı ve büyükşehir belediyesinden uygulanan teşvik kesintisi nedeniyle teşvik kaybı alacaklarının belirsiz alacak davası olarak talep edildiği bir tazminat davasına ilişkin olup; davalı ise iddiaları reddederek, kaza anındaki aracın farklılığı, delil karartma şüphesi, haksız fiil unsurlarının oluşmadığı, zaman aşımı ve usul yönünden çeşitli itirazlarla davanın reddini talep etmekte; mahkeme ise öncelikle görev hususunu inceleyerek, her ticari işin bir ticari dava olmadığını ve uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girip girmediğini değerlendirmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/309
KARAR NO : 2026/528
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25.03.2026
KARAR TARİHİ : 02.06.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK.nun16. maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği yer olan----- yetkili olduğunu, müvekkile ait aracın ---- otobüsü olması sebebiyle ticari araç niteliği taşıdığını, TTK'nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereği Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğunu, 13.12.2025 tarihinde ...'nin sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın %100 kusurlu şekilde müvekkile ait ----- plakalı araca çarparak hasara sebebiyet verdiğini, davalının olay yerini terk ederek kaza tespit tutanağı tutmaktan kaçındığını, ekspertiz raporuna göre araçta 119.121,00-TL hasar bedeli oluştuğunu, aracın değer kaybına uğradığını, ticari faaliyet gösteren ---- otobüsünün kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı doğduğunu ayrıca ---- Büyükşehir Belediyesi tarafından müvekkile uygulanan teşvik kesintisi nedeniyle teşvik kaybı alacağının mevcut olduğunu, dava değerinin belirsiz olması sebebiyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, gerçek hasar, değer kaybı, kazanç kaybı ve teşvik kaybı bedellerinin bilirkişi marifetiyle tespit edileceğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleri uyarınca davalının tazminat yükümlülüğü bulunduğunu, HMK.nun 107. maddesi uyarınca alacak miktarını artırma haklarının saklı olduğunu, tüm bu nedenlerle; şimdilik 10,00-TL hasar bedeli, 10,00-TL değer kaybı, 10,00-TL kazanç kaybı ve 10,00-TL teşvik kaybı bedelinin 13.12.2025 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; mahkeme nezdinde açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek usul ve esas yönünden itirazlarını sunduğunu, dava konusu aracın Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında ----- poliçe numaralı ---- Şirketine ihbar edilmesini talep ettiğini, haksız fiilin unsurları oluşmadığı için zarar tazmininin söz konusu olmadığını, paylaşılan delillerdeki araç ile kaza anındaki aracın farklı olduğunu ve plakanın --- olmadığını ifade ettiğini, kaza yapılan aracın kapı numarasının -- değil ---- olduğunu ve ilgili hattın kaza yerinden geçmediğini belirttiğini, ... isimli şahsın paylaştığı ------ mesaj kayıtlarında kapı numarasının görüldüğünü vurguladığını, ilgililer hakkında delilleri karartma şüphesi bulunduğundan ivedilikle suç duyurusunda bulunulmasını talep ettiğini, davacı tarafın kamu hizmeti vermenin sağladığı üstünlükle tarafına aylardır manevi baskı uyguladığını ve hakkın kötüye kullanıldığını iddia ettiğini, ablasının ve eşinin kaza tutanağı konusunda kendisini tehdit ettiğini ve ----- Büyükşehir Belediyesinde çalıştıklarını belirterek baskı kurduklarını açıkladığını, babasının 29.12.2025 tarihinde ----- yaralanması üzerine orada bulunduğu sırada adresine ilamsız icra takibi gönderildiğini, meslektaşları tarafından kendisine haber verilmediğini ve TC kimlik numarası eklenmediği için UYAP üzerinden dosyayı inceleyemediğini, bu durumun babasının tedavisini sekteye uğrattığını ve psikolojik baskı oluşturduğunu beyan ettiğini, dava dilekçesindeki vurup kaçtığına dair ifadelerin tutarsız olduğunu ve numarasına nasıl ulaştıklarının belirsiz olduğunu belirttiğini, delillerin tarafına tebliğ edilmediğini, zaman aşımı itirazının bulunduğunu ve arabulucu tutanağındaki isimlerin hatalı olduğunu ifade ettiğini, tüm bu nedenlerle; tarafına atfedilebilecek bir zarar bulunmadığından maddi tazminat taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli, değer kaybı, kazanç kaybı ve teşvik kaybı talebine ilişkindir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavram olup her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.
Somut davada, gelen müzekkere cevapları dikkate alındığında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. Davalının gerçek kişi tacir kaydı olmamakla birlikte bilanço esasına göre defter tuttuğuna dair belge de bulunmamaktadır. Başka bir deyişle davalı tacir değildir. Eldeki davada davalı tacir olmadığı gibi dava konusunun trafik kazasından kaynaklanması sebebiyle Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan değildir. O halde olayda davalının sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu değildir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının tacir olmaması, eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmaması sebebiyle mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin ----- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, davalının yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.