Ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan itirazın iptali davasında, franchise sözleşmesi kapsamında motosiklet hasarından doğan alacak talebinde, davalının tacir sıfatı bulunmadığından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararı.
Özet: Bir şirket, franchise sözleşmesi kapsamında kiraladığı motosikletin hasarı ve araç mahrumiyet bedeli için başlattığı icra takibine davalı gerçek kişi tarafından yapılan itirazın iptali talebinde bulunmasına karşın, mahkeme, davalının tacir sıfatı taşımaması ve uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda yer alan mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle kendi görev alanına girmediğini tespit ederek, davanın ticari mahkeme yerine genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/370 KARAR NO : 2026/526 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ : 09.04.2026KARAR TARİHİ : 02.06.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----Şirketi ile davalı ----- arasında 06.04.2024 tarihinde Franchise Sözleşmesi, Franchise Sözleşmesine Ek Hizmet Alım Sözleşmesi ve Franchise Sözleşmesine Ek B Tipi Taşıt Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalıya ----- plakalı motosikletin kiralandığını, sözleşmenin 7.1. maddesi uyarınca davalının motosikletin kullanımından doğan tüm zararlardan kusuru bulunup bulunmadığına bakılmaksızın sorumlu olduğunu, müvekkile ait motosikletin hasar görmesi üzerine hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla ----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu icra takibine faize, faiz oranına ve borcun tüm fer'ilerine yönelik haksız ve kötü niyetli itirazda bulunduğunu, bu itirazın takibi durdurduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için ---- numaralı arabuluculuk dosyası üzerinden başvuruda bulunulduğunu ancak sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkil şirketin dijital bir pazaryeri olarak faaliyet gösterdiğini ve kurye şirketleri ile franchise sözleşmeleri imzaladığını, kuryelerin kendi araçlarıyla veya müvekkil şirketten kiraladıkları araçlarla hizmet verebildiklerini, davalının zimmetinde bulunan motosikletin hasar alması nedeniyle oluşan zarardan sözleşmesel yükümlülükleri gereği sorumlu olduğunu, gerçek zarar ilkesi gereği davalının bu zararı tazmin etmesi gerektiğini, davalının icra takibine yaptığı itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile --- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı ---- usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı ----- davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; davalının davacıya ait motosikleti kullandığı sırada meydana gelen kaza sebebiyle davacıya ait araçtaki hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini için başlatılan ---. İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki franchise sözleşmesi bulunmaktadır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavram olup her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Somut davada, gelen müzekkere cevapları dikkate alındığında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. Davalının gerçek kişi tacir kaydı olmamakla birlikte bilanço esasına göre defter tuttuğuna dair belge de bulunmamaktadır. Başka bir deyişle davalı tacir değildir. Eldeki davada davalı tacir olmadığı gibi dava konusunun Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan değildir. O halde olayda davalının sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu değildir.---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin 26.03.2025 tarih, ---- esas, ---- karar sayılı ilamında; davacının Franchise (işletme lisans) sözleşmesi kapsamında bakiye alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibin itirazın iptali talebinde bulunduğu, dosya kapsamına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığı, faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu, uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı, davanın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas, ---- karar sayılı ilamının aynı yönde olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının tacir olmaması, eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmaması sebebiyle mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin----- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.