Tapusuz taşınmazın zilyetlikle tescili davasında, delil yetersizliği ve Yargıtayın önceki bozma kararı gerekçeleriyle davanın reddinin onanması.
Özet: Tapusuz taşınmazın zilyetlikle tescili talebiyle açılan davada, yerel mahkeme başlangıçta davacıların lehine karar vermiş, ancak istinaf mahkemesi kararı öncelikle taraf teşkili eksikliği, ardından taşınmazın niteliği, zilyetlik türü, hava fotoğrafları ve belge araştırmalarının yetersizliği gerekçeleriyle iki kez bozmuştur; son olarak, davacıların kesintisiz zilyetliklerini ispat edemediği tespitiyle davanın reddedilmesi üzerine, istinaf mahkemesi bozma kararlarına ve hukuka uygun bulduğu bu ret kararını onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/5957 E.  ,  2026/772 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/256 E., 2024/13 K.
Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Bitlis ili, Tatvan ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu taşınmaz bölümünün kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Davacılar vekili; hudutlarını dava dilekçesinde belirttikleri taşınmazın yaklaşık 40 yıldır satın alma yoluyla davacıların eklemeli zilyetliklerinde olduğunu, kadastro paftasında tapulama harici yer, yol boşluğu olarak göründüğünü, davacıların taşınmaz üzerindeki eklemeli zilyetlikleri malik sıfatıyla olup zirai faaliyette bulunarak yonca ve ekin ekip-biçmek suretiyle bu tasarruflarını 40 yılı aşkın bir süredir sürdürdüklerini ileri sürerek taşınmazın davacılar adına payları oranında tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuş, taşınmazın TMK'nın 713/6. maddesi gereğince Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, dahili davalı ... vekili; İdarenin kamulaştırma sınırında kalan alanların İdare adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece; zilyetlikten edinme şartlarının davacılar yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişilerin 10.06.2015 tarihli raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile adlandırılan 4.001, 32... yüz ölçümüne sahip taşınmazın davacılar adına 1/2 paylarla tesciline dair verilen kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; öncelikle Karayolları Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması, daha sonra işin esasına ilişkin hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişilerinin 10.06.2015 tarihli raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile adlandırılan 4.001, 32... yüz ölçümüne sahip taşınmazın davacılar adına 1/2 paylarla teciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine bu kez Dairece; çekişmeli taşınmazın niteliğinin ne olduğu ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünün açıkça belirlenmediği, hava fotoğraflarının getirtilip jeodezi uzmanı bilirkişiden bu hava fotoğraflarının stereoskopik olarak incelenmesinin istenilmediği, davacılara ait 1 01... parsel sayılı taşınmaza ait değerlendirmeyi içeren ziraat bilirkişi raporuna itibar edildiği, satın alma yolu ile taşınmazı edindikleri anlaşılmasına rağmen davacıların bayiileri adına belgesiz araştırmasının yapılmadığından bahsedilerek dava tarihi olan 2015 tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, bu fotoğraflardan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğraflarının ise ilgili kurumlardan getirtilmesi, bundan sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıkların dinlenmesi, bilirkişilerden rapor alınması, davacı ve bayii adına belgesiz araştırması yapılması ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafın dava konusu taşınmazı ne kadar süre kullandığını, kesintisiz ve aralıksız kullandığı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın Tatvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.