Hırsızlık davasında Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmadan verdiği yok hükmündeki bozma kararı sonrası verilen hükmün Yargıtayca usulden bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesinin, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-e ve f bentlerinde sınırlı olarak belirtilen hallerden olmayan bir sebeple duruşma açmadan hükmün bozulmasına karar vermesi ve bu bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmaması nedeniyle, önceki bozma kararı ve onun üzerine verilen kararın hukuki değerden yoksun olduğu tespit edilerek, dosyanın CMK 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak yeniden değerlendirilmesi ve hüküm kurulması için Bölge Adliye Mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3063 E., 2020/1224 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, mahkeme tarafından verilen kararın varsayımlar üzerine kurulduğuna, yerel mahkemenin sırf sanığın kiralamış olduğu aracın olay yerine yakın bir yerde görülmesini ve sanığa ait telefon hattının ...'den sinyal vermesinin sanığın hırsızlık suçunu işlediğine kanaat getirdiğine, mahkeme tarafından eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, mahkemece sanığın olay tarihinde çalıştığını ifade ettiği şirkette çalışıp çalışmadığı hususunda araştırma yapılmadığına, sanığın SEGBİS üzerinden savunmasının alınması nedeniyle yeterince savunma yapamadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2018 tarihli ve 2016/578 Esas, 2018/215 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/2697 Esas, 2019/789 Karar sayılı kararı ile; sanığın üzerine atılı suçun ceza miktarı dikkate alınarak CMK'nun 196/2. maddesi gereğince bizzat mahkemece sorgusunun yapılması gerekirken, yakalama yolu ile sanığın savunması alınmak suretiyle hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/2697 Esas, 2019/789 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/295 Esas, 2019/556 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.