Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda usulsüz arama ile elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle mahkumiyetin bozulmasına karar verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldırıp sanıkların mahkûmiyetine hükmeden istinaf kararını, sanıkların üzerinde ve eşyasında yapılan aramanın adli arama kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcılık izni olmaksızın yapılması nedeniyle hukuka aykırı elde edilen delillerin Anayasanın 38. maddesi gereğince hükme esas alınamayacağını belirterek bozmuş, böylece hukuka aykırı delillerle kurulan mahkumiyet hükümlerinin geçersizliğini vurgulayarak sanıkların temyiz itirazlarını yerinde görmüştür.
7. Ceza Dairesi         2023/15094 E.  ,  2026/1576 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1094 E., 2021/2874 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerin
kaldırılarak sanıkların mahkûmiyetlerine
ve suça konu eşyaların müsaderesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.İlk Derece
Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/732 Esas, 2020/175 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
B.İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2020/1094 Esas, 2021/2874 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5 ve 3/22. maddeleri, 5237 sayılı Kanun'un 52/2, 53. maddeleri gereği 4 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanıkların Temyiz İstemleri
Suça konu eşyaları satmak için bulundurmadıklarına, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerinin doğru olduğuna, atılı suçu işlediklerine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğuna, beraatlerine hükmedilmesi gerektiğine ve Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde "... ..... isimli iş yerinin otopark kısmında, kendilerini havaalanı ... ..... personeli olarak tanıtarak imitasyon parfüm satan şahıslar olduğuna" dair alınan ihbar üzerine, kolluk görevlileri tarafından ihbara konu yere intikal edildiği, sanıklar ... ve ...'nun ellerinde poşetler ile otopark kısmında beklediklerinin görüldüğü, sanıklara poşetlerin içerisinde ne olduğu sorulduğunda; sanıkların kendi rızalarıyla görevlilere teslim etmiş olduğu 7 adet parfüm, 2 adet kol saati ve 3 adet güneş gözlüğünün muhafaza altına alındığı somut olayda; ihbar ile birlikte soruşturmayı başlatmaya yetebilecek nitelikte olması gereken ve basit şüphe de denilen başlangıç şüphesinin oluştuğu görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 2. ve 161. maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluk görevlilerinin, derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması, 5271 sayılı Kanun'un 116. ve 119. maddeleri uyarınca mahkemeden alınacak adlî arama kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısından alınacak yazılı arama izni ile arama yapılması gerektiği, yine Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 2024/7-324 Esas, 2025/203 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suç delili, müsaderesi gerekecek eşya ya da kazanç kapsamında değerlendirilmesi hususunda makul şüphe duyulan kaçak eşyaların, sanıkların eşyası niteliğinde bulunan ve aksi ispat edilemeyen tutanağa göre içerisinde ne olduğu görülmeyen poşetler içerisinde arama kararına dayanılmaksızın elde edilmesinin mümkün olmaması ve bu hâliyle sanıkların söz konusu poşetlerin kontrolüne yönelik özgür iradesine dayanan rızasından da bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanıkların üstü ve eşyasına yönelik arama yapılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 116. ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun verilmiş bir adlî arama emri/kararı olmadan suçun delili ve konusunu oluşturan kaçak eşyalara elkonulmasına yönelik yapılan işlemlerde hukuka uygunluk görülmediğinden iş bu delilin, Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan emredici düzenleme gereğince hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararlarının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.