Trafik kazası sonucu yaralanma ve ölümlerden kaynaklanan manevi tazminat talebinde kasko sigortacısının sorumluluğu, kusur ve tazminat miktarı tespiti uyuşmazlığı.
Özet: Trafik kazasında yaralanan bir sürücü ile hayatını kaybeden eşi ve çocuğunun yakınları tarafından, kazaya neden olan sigortalı aracın kasko sigortacısına karşı açılan manevi tazminat davasında, davacılar 500.000 TL talep etmiş, davalı sigorta şirketi ise arabuluculuk eksikliği ve poliçe kapsamı dışı savunmalarla davanın reddini istemiştir; ilk derece mahkemesi sigortalı sürücüyü %100 kusurlu bularak, davacıların yaralanma ve vefatlar nedeniyle kısmen manevi tazminat taleplerini kabul edip belirli miktarlarda hüküm tesis etmiş, bu karar bölge adliye mahkemesince sigortalı sürücünün tam kusurlu olduğu yönündeki tespitlerin ışığında incelenmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/888 E., 2022/503 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2020/193 E., 2021/21 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 28.11.2018 tarihinde dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde olan araç ile seyri sırasında, davacı sürücü ...’nun sevk ve idaresinde bulunan araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı ...'nun yaralandığını ve davacı ...’in eşi, davacılar ... ve ...’nun annesi olan ... ile davacı ...’nun oğlu, davacılar ... ve ...’nun kardeşi olan görme engelli ...’nun olay yerinde hayatını kaybettiğini, davalı ... tarafından dava dışı ...'ın aracının genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek davacı ...’nun yaralanması nedeniyle 20.000,00 TL, ... vefatı nedeniyle davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 70.000,00 TL, ... vefatı nedeniyle davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 70.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava öncesinde arabuluculuk yoluna başvurmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya konu aracın kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı ve kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatının bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere Yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca maddi tazminata ilişkin talepler bakımından sıralı sorumluluk öngörüldüğünü, müvekkili şirketin ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu tutulabileceğini, davacıların sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve oluşan zararı ispat etmek zorunda olduklarını, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumu'na sevk edilmesinin gerektiğini, tazminat hesaplamalarında gelirin asgari ücret üzerinden esas alınması gerektiğini, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin kanuna ve yerleşik içtihatlara uygun olarak takdir edilmesi gerektiğini, davacıların taleplerinin fahiş olduğunu belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağı, adli tıp raporu, kusur raporu ve tüm dosya kapsamına göre kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu davacı sürücü ...'nun kusurunun bulunmadığı, kazadan dolayı eşi ve çocuğunu kaybeden ve aynı zamanda kendisi de yaralanan ... ile anneleri ve kardeşleri ölen ... ve ...'in kazadan dolayı duydukları elem ve acıyı kısmen de olsa dindirmek için tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana geliş şekli ile tarafların kusuru dikkate alınarak takdiren davacı ...'in yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL, eşinin vefatı nedeniyle 50.000,00 TL, oğlunun vefatı nedeniyle 50.000,00 TL, davacılar ... ve ...'ün ise annelerinin vefatı nedeniyle 40.000,00'er TL, kardeşlerinin vefatı nedeniyle 30.000,00'er TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 18.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ...'nun yaralanması nedeni ile 5.000,00 TL, eşinin vefatı nedeni ile 50.000,00 TL, oğlunun vefatı nedeni ile 50.000,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL manevi tazminatın 18.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'nun annesinin vefatı nedeni ile 40.000,00 TL, kardeşinin vefatı nedeni ile 30.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın 18.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... 'nun annesinin vefatı nedeni ile 40.000,00 TL, kardeşinin vefatı nedeni ile 30.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın 18.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/102 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...’ın % 100 kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’nun kusursuz olduğunun belirlendiği, davacı sürücü ...’nun müterafık kusuru bulunmadığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davadan önce davalı ... şirketine başvuru yapılmış olması nedeniyle davalının temerrüde düştüğü, davalı ... şirketinin ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartları gereğince ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabilecek manevi tazminat taleplerinin 500.000,00 TL limit ile teminat altına alınmış olması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu, kazada davacı ...’nun BTM ile giderilebilir ölçüde yaralandığı, yine davacıların kazada eş, anne, baba ve kardeş sıfatı taşıdıkları anlaşılan ... ve ...’nu kaybetmeleri nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarlarının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığını, sunulan dilekçenin cevap dilekçesi olarak değerlendirilemeyeceğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm ve yararlanma nedeniyle ölenin yakınlarının ve yaralanan ...'in manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Davacılar ... ve ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen ... için reddedilen manevi tazminat miktarı 70.000,00 TL, davacı ... için reddedilen manevi tazminat miktarı 70.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2022 karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.2.Davacı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;a-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.b-Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir kimsenin ölümü hâlinde, olayın özellikleri göz önünde tutularak ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin yakınlarının duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken; bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır.Öte yandan, manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır.Somut olayda, davacının ölenlere yakınlığı, olay tarihi, davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı ... yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARAR1.Davacılar vekilinin davacılar ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2.Davacı ... yönünden yukarıda (2.a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,3.Davacı ... yönünden yukarıda (2.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.