Dere yatağı vasfındaki taşınmazın imar-ihya ve zilyetlikle kazanılmasına yönelik tescil talebinin reddi ile vekalet ücreti düzeltmesi.
Özet: Bir dere yatağı vasfındaki tapusuz taşınmazın imar-ihya, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescili talebine ilişkin davada, taşınmazın dere yatağı niteliğinde olup özel mülkiyete konu edilemeyeceği ve tapu kütüğüne tescilinin mümkün olmadığı tespit edildiğinden, davacının zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davası reddedilmiş; ancak davanın değeri üzerinden hesaplanması gereken vekalet ücretinin yargılama aşamasında ikmal edilmeyen keşif değeri yerine dava dilekçesinde gösterilen ilk değer üzerinden belirlenmesi gerektiği yönündeki itiraz kabul edilerek hükümdeki vekalet ücreti miktarı düzeltilmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/695 E., 2024/1351 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2015/1209 E., 2017/2376 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R-Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmalarında "dere yatağı" vasfıyla tespit harici bırakılmıştır.Davacı ...; tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmazın mirasbırakanı tarafından yaklaşık 40 yıl önce taş, kum ve çakılların temizlenmesi suretiyle tarıma elverişli hale getirildiğini, ardından zilyetliğin kendisine intikal ettiğini belirterek imar-ihya, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Davalılar; dava konusu yerin zilyetlik, imar ve ihyaya dayanarak zamanaşımı suretiyle kazanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu yerin çay ve dere yatağı olarak tespit harici bırakıldığını, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, imar planı kapsamında kalan çekişmeli taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, öte yandan davalı ... vekili dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacı yararına iktisap koşullarının oluşmadığı, taşınmazın dere yatağı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin esasa yönelik, davalı ... vekilinin esasa ve vekalet ücretine hasren yaptığı istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle HMK’nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine, davalı Hazinenin tescil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairece; çekişmeli taşınmazın hangi hukuki sebeple önceki zilyet mirasbırakandan davacıya intikal ettiği hususunda araştırma yapılarak aktif dava ehliyeti belirlendikten sonra yöntemince hava fotoğraflarından istifade edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın dere yatağı vasfında olup olmadığı araştırılarak zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli taşınmazın dere yatağı niteliğinde olduğu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceği, bu nitelikte bir taşınmazın tapu kütüğüne tescilinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı Hazinenin karşı tescil isteğinin ve davacının davasının reddine hükmedilmiştir. Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, tanık ve bilirkişi sözleri ile uzman bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisaba ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, taşınmazın niteliği itibariyle tapu kütüğüne tescili kabil yerlerden olmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıda belirtilen dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; somut olayda dava 10.000,00 TL değer gösterilmek ve harçlandırılmak suretiyle açılmıştır. Mahkemece, yargılama aşamasında dava konusu taşınmaz için keşfen saptanan değer üzerinden harç ikmal edilmiş değildir. Hal böyle olunca dava dilekçesinde gösterilen değer dikkate alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazladan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki, değinilen bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine,Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile, Bölge Adliye Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine (3) numaralı bent olarak "Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.