Danıştay, Silivrideki parselin imar durum belgesi zımni reddi ve uygulama imar planı yol fonksiyonlarının plan kademeliğine aykırılığı nedeniyle yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir parsel için imar durum belgesi verilmesi talebinin zımnen reddi ile bir uygulama imar planının kademeli birliktelik ilkesine aykırılık nedeniyle yol fonksiyonlarına ilişkin kısımlarının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin ret işlemini ve planın belirli yol fonksiyonlarını iptal edip diğer kısımlarını hukuka uygun bulması, bu kararın bölge idare mahkemesince onanması üzerine taraflarca temyiz edilerek, tetkik hakiminin kararın yol kullanım kararlarına ilişkin bölümlerinin kısmen bozulması yönündeki düşüncesini içermektedir.

T.C.
D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/7004Karar No : 2025/5746 TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI) ...VEKİLİ : Av. ...II- (DAVALILAR) 1- ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF: I- (DAVALILAR) 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2- ... Belediye Başkanlığı II- (DAVACI) ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parsele yönelik, 14/04/2023 tarihli imar durum belgesi verilmesi istemli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Silivri Belediye Meclisi’nin... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın incelenmesinden, imar durum belgesi verilmesi yönünde yapılan istem üzerine davalı idare tarafından, parselin yapılanma hakkı ile ilgili başka mevzuatlar yönünden bir kısıtlılığı var ise bu kısıtlılığın ve alınması gereken izinlerin de belirterek parselin mevcut durumunu gösterir imar durum belgesi düzenlenmesi gerekirken, imar durum belgesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu uygulama imar planında yer alan 10 metre en kesitli yol fonksiyonuna, dayanağı olan 17/10/2017 onaylı 1/5000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Revizyon Nazım İmar Planında yer verilmemesinin ve dava konusu uygulama imar planında parselin 15 metre en kesitli yol alanında kalan kısmının 1/5000 ölçekli nazım imar planında 20 metre en kesitli yol alanı olarak düzenlenmesinin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği; dava konusu uygulama imar planında parsele yönelik olarak belirlenen diğer kullanım kararları bakımından ise, üst ölçekli plan kararlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve yasal mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından söz konusu fonksiyonlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle, imar durum belgesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlem ile uygulama imar planında yer verilen 10 ve 15 metre en kesitli yol fonksiyonları yönünden dava konusu işlemin iptaline, diğer fonksiyonlar yönünden ise davanın reddine, karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın redde ilişkin bölümünün usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idareler tarafından, temyize konu kararın iptale dair bölümünün usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davacı tarafından, temyiz edilen kararın iptale yönelik bölümünde bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın belirtilen kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz isteminin kısmen kabulü ile Dairemiz kararında belirtilen gerekçelerle Bölge İdare Mahkemesi kararının, 15 ve 12 metrelik yol alanı kullanım kararlarına ilişkin bölümü dışındaki kısmının onanmasına, 15 ve 12 metrelik yol alanı kullanım kararlarına ilişkin bölümünün ise bozulmasına, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY : Dava İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parsele yönelik, 14/04/2023 tarihli imar durum belgesi verilmesi istemli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Silivri Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın iptali istemiyle açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Yasası'nın 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasası'nın "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 15 ve 12 metrelik yol alanı öngörülmesi dışındaki bölümleri yönünden; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, yukarıda belirtilen bölümü usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 15 ve 12 metrelik yol alanı öngörülmesi yönünden; Dosyanın ve Dairemizin 13/11/2025 tarihli, E:2024/7577, K:2025/5745 sayılı kararının birlikte incelenmesinden; dava konusu uygulama imar planının dayanağı durumundaki 1/5000 ölçekli nazım imar planına karşı davacı tarafından açılan davanın reddi yolundaki...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusun 12 metrelik yol kararı yönünden kabulü ile kararın kaldırılmasına, belirtilen kısım bakımından işlemin iptaline dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 13/11/2025 tarihli, E:2024/7577, K:2025/5745 sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığından, işlemin dayanağı kalmayan 12 metrelik yol alanına dair bölümünün iptaline karar verilmesi gerekmektedir.Öte yandan, usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, İdare Mahkemelerinin davacının talep sonucu ile bağlı olmasını ifade etmekte olup, bu ilkenin sonucu olarak Mahkemece istemin genişletilmesine, daraltılmasına veya talep edilmeyen bir konuda karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.İptal davalarında, davanın niteliği ve hukuki sonuçları ile hukuki yarar kavramı kapsamında olay ele alınarak davacıların bakılan davayı açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve belirlenen bu kapsamda karar verilmesi gerekmektedir.Usul hukuku gereğince hukuki yarar; davacının mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının olması ve dava sonucunda verilecek olan kararın ortaya çıkan ihlâli bertaraf edecek nitelikte olması, diğer bir ifade ile, davacının hakkını elde edebilmesinin veya menfaatini temin edebilmesinin, bu dava sonucunda verilecek karara bağlı olmasıdır. Ayrıca kişinin hakkına ulaşmak için bir mahkeme kararına ihtiyacı yoksa hukuki yarardan söz edilmesi de olanaklı değildir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297). Uyuşmazlıkta, davacının, uyuşmazlık konusu uygulama imar planında 15 metre olarak gösterilen yol alanına yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı anlaşılmakta olup "Taleple bağlılık" ilkesi uyarınca mahkemenin tarafların talepleriyle bağlı olduğu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, nazım imar planında 20 metre olarak düzenlenen yolun, uygulama imar planında 15 metre olarak gösterilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ve talep sonucunu aşacak biçimde dava konusu uygulama imar planının belirtilen bölümünün iptaline karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Bu durumda, 15 metre olarak gösterilen yol alanına yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı dikkate alınarak, belirtilen kısım yönünden davacının talebi uyarınca değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, işlemin 12 metrelik yol alanına ilişkin bölümünün ise iptalinin gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının ve davalıların temyiz isteminin kısmen kabulüne,2. Dava konusu parsele imar durum belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile dava konusu 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nda 10 ve 15 metre en kesitli yol alanı önerilmesi yönünden dava konusu işlemin iptaline, diğer yönlerden davanın reddine dair Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, 15 ve 12 metrelik yol alanı kullanım kararlarına ilişkin bölümü dışındaki kısmının ONANMASINA, 15 ve 12 metrelik yol alanı kullanım kararlarına ilişkin bölümünün ise BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2025 tarihinde kesin olarak, 10 metrelik yol alanı yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. (X)KARŞI OY : Dava, İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parsele yönelik, 14/04/2023 tarihli imar durum belgesi verilmesi istemli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Silivri Belediye Meclisi’nin... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın iptali istemiyle açılmıştır.14 Haziran 2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde; "... (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. (3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. ..." düzenlemesine, "Gösterim (lejand) teknikleri" başlıklı 10. maddesinde; "(1) Her türlü mekânsal plan, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanır. (2) Planlar, Bakanlıkça belirlenen ve EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1a Ortak Gösterimler, EK-1b Mekânsal Strateji Planları Gösterimleri, EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri, EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri, EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ve EK-1e Detay Kataloğuna uygun olarak hazırlanır." düzenlemesine yer verilmiştir.Yer verilen normun incelenmesinden, her ölçekteki planların bu Yönetmeliğin Ek-1. maddesinde yer alan lejant ve plan çizim normlarına göre hazırlanacağı anlaşılmaktadır. EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu, birinci derece yol, ikinci derece yol olarak adlandırılan üç adet lejant gösteriminin yer aldığı, EK-1e Detay Kataloğundan incelendiğinde ise, 10 metre enkesitli yolun, bu lejant gösterimlerinin geometrik ve sınır tip tipi şekillendirmesini kapsamadığı görülmüştür. Öte yandan, aynı EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu (Otoyol), bölünmüş taşıt yolu ve taşıt yolu olarak adlandırılan üç adet lejant gösteriminin yer aldığı yine bunlarla beraber yaya yolu ve bisiklet yolu gibi en alt düzey yolların düzenlendiği görülmüş olup, böylelikle uygulama imar planında en küçük düzeyde dahi taşıt yollarının ve diğer yolların tamamının gösterileceği anlaşılmaktadır. Esasen tüm yollar ve birbirleriyle olan bağlantılarını içeren hususların ulaşım ana planında değerlendirilmesi gerekmektedir.Yine, EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu, birinci derece yol, ikinci derece yol ve üçüncü derece yol olarak adlandırılan dört adet lejant gösteriminin yer aldığı, böylelikle yol ağlarının gösterilmesi bakımından nazım imar planından daha ayrıntılı bir düzenleme yapıldığı görülmektedir.Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Nazım imar planı" başlığını taşıyan 23. maddesinde; nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararlar uygulama imar planlarında belirleneceği belirtilmiş ve maddenin devamında nazım imar planlarının hazırlanması sürecinde ana ulaşım sistemi (Karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu, terminal, gar, liman ve havalimanı)' nin analiz, etüt ve araştırmaların yapılacağı hususu düzenlenmiştir.Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde yukarıda sözü edilen yol tanımları yapılmamıştır.Ölçeği gereği genel kullanım kararları ile başlıca bölge tiplerini belirleyen nazım imar planının, uygulama imar planıyla düzenlenmesi gereken imar adaları oluşturulmadan belirtilen nitelikteki yol kullanımını ihdas etmesinin planlama ilkeleri bakımından mümkün olmadığı, nitekim dava konusu uygulama imar planının dayanağı olan nazım imar planı paftasının incelenmesinden uyuşmazlığa konu "yol" un geçtiği bölgede nazım imar planında ada bazında bir düzenleme yapılmadığı hususu gözetildiğinde, özellikle yapı adalarını ve bu bağlamda da farklı kullanım kararlarına konu alanları birbirinden ayıran ve bunlar arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanması amacına hizmet eden yolların uygulama imar planı kararları ile getirilmesi mümkündür.Dolayısıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metrelik yol fonksiyonunun 1/1000 ölçekli uygulama imar planında düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır.Bu durumda, yukarıda belirtilen gerekçeler de göz önüne alındığında, dava konusu uygulama imar planının 10 metrelik yola ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamakta olup işlemin 10 metrelik yol yönünden iptaline yönelik Mahkeme kararının belirtilen kısmının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmamaktayım.